• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Yenilen pehlivan güreşe doymazmış’-Kuvvet Lordoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Üç ay aradan sonra yeni bir İstanbul seçimi için tekrardan sandık başına gideceğiz. Son altı yıl içinde sadece 2015 ve 2016 yılında hiç seçim olmadı. Bu durum herhalde millet olarak demokrasi aşkımızdan olmadı.(!) Bu seçim de sanıyorum 2019 içinde İstanbullular açısından aynı yıl içinde ikinci seçim olacak.

Yaklaşık bir ay öncesinde yazımı “İmamoğlu kazandı, ama Osmanlı’da oyun tükenmez “ özdeyişi ile bitirmiştim. Galiba oyunun ne olduğunu bizler YSK vasıtası ile bir süre sonra öğrendik. Yapılmış ve geçerli olan bir seçim iptal edildi.

Öte yandan Ağustos 2018 den bu yana süren ve işsizlik verileri ile netleşen kriz artık çok daha net bir hale gelmiş oldu. Artık verilerin açıklanmasına gerek kalmadan, hemen herkes krizin varlığını cebinde hissetmeye başladı. 2019 yılı içinde ekonomik sonuçların daha fazla can yakıcı hale geleceğini görmek için kahin olmaya da gerek yok.

Ama o zaman ne yapılmalı? sorusuna verilecek yanıtların muhtelif olduğunu görüyoruz. Öncelikle sabit gelirliler açısından bakıldığında ilk tepki harcamaların kısılması olarak karşımıza çıkacaktır. Yani fiyatı artan mal ve hizmetin yerine geçecek daha ucuz mal veya hizmet tercih edilecek , şayet böyle geçiş olmuyorsa, tüketici talebini kısacaktır. Bu kısıntı, piyasa içinde bu malı sağlayan firmaların üretimlerini ve çalıştırdıkları kişileri artık çalıştırmayacakları anlamına gelir.

Özetle, işsizlik olgusu ve harcamaların kısılması, daha fazla işsizlik olarak tekrarlanır. Bu kısır döngüyü kırmak mümkün olmaz ise kriz genişleyerek devam eder. Ekonomistler elbette meşreplerine göre iki basit çözüm önerisi yaparlar.

Biri kamu harcamalarının arttırılarak piyasa da yeni talep yaratmak olan Keynesyen çözüm, diğeri ise özel sektör harcamalarının artabilmesi için kredi musluklarını maliyeti düşürerek açmak. Bu çözümlerin dış faktörleri dikkate almadan yapılabilecek olanlar elbette.

Ancak tahmin ettiğiniz gibi Türkiye kapalı bir ekonomi olmadığı için bu iki durumu gerçekleştirmek hemen hemen imkansız olduğunu biliyoruz. Kredi maliyetlerinin düşürülmesi faizler üzerinden olacağı için bu olguyu gerçekleştirmek, döviz fiyatlarının aşırı yükselmesine yol açacağından bu yola girilemez. Kamu harcamalarının Keynesyen tarz da artması ise AKP iktidarının 2002’den beri yaptıkları ile taban tabana zıttır. Dolayısı ile bu gün kriz için yapılanların haftalık hatta günlük kısa çözümler içerip durumu İstanbul seçime kadar oyalamaya yönelik olduğunu görüyoruz.

Hemen bir örnek; dün (15.05.2019) tek bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile döviz alım satımında binde 1 vergi getirildi. Yani devletin bu yolla dövize olan talebi azaltacağını tasarlandı. Normal piyasa koşullarında dövize olan talebi azaltması beklenen bu işlem kriz dönemlerimde dövizin çifte bir fiyatını oluşturması beklenir. Yani vergili döviz fiyatı ile vergisiz döviz fiyatı arasında bir fark oluşur. Bu farktan karaborsacı yararlanacaktır.

Gündelik çözüm üreterek bunalımı aşmaya çalışanlara karşı gündelik emekten yana çözümlerle yanıt vermek gerekir. Özellikle işyerlerinde rekabet ortamı maliyetlerin artışı karşısında ücretlerin düşmesi ya da bu anlama gelebilecek önlemleri karşımıza getireceği için örgütlü olmak ve birlikte ses getirecek karşı duruşları sergilemek gerekir.

Alım gücünün düşmesi karşısında temel ihtiyaçların dolaysız olarak karşılanabilmesini sağlamak için yerel örgütlenmelerin içinde olmak. Bu konularda tek bir reçete olamayacağı için mücadelenin örgütlü olması ve siyasi ayırımları dikkate almadan bir bütün gerçekleşmesi gerekir.

Bu açıdan İstanbul seçimleri sadece bir belediye başkanı seçilmeyeceğini bilerek yan yana durmanın önemine bir kez daha işaret ediyor. “Asgari müşterekler” çok önem taşıdığı bir noktada “meleklerin cinsiyeti” üzerine tartışmanın anlamsız olduğunu bu seçim bizlere gösterecek.

AKP iktidarının ve yandaşlarının bu seçimi almak için her yola başvuracağını bilmek gerekir. Bu anlamda İstanbul seçimlerinin “çantada keklik” gibi düşünmemeliyiz. HDP’li seçmenin bu konuda yanıtının net olduğu görüldü. Sokağın sessizliğine güvenen bir iktidar işlerin hiç de kolay olmadığını 31 Mart seçimlerinde gördü ve 23 Haziran’da İstanbul’a bu bağlamda çok daha fazla yükleneceğini tahmin ediyoruz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Sonraki Haber

Mesude Tatlav’ı anmak-Ragıp Zarakolu

SON HABERLER

Ankara’da sokak hayvanlarının beslenmesini yasaklayan karara iptal

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Mêrdîn’de Kadın Emeği Buluşması düzenlenecek

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Helin Eren davasında ikinci duruşma: Fail şiddeti itiraf etti

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bakanlık açıkladı: Okul saldırılarına ilişkin paylaşım yapan 304 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Zonguldak’ta iş cinayeti: Madende siloya düşen işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Ahmet Polad’ın durumuna ilişkin rapor: Tahliye edilip, tedavi edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Amed Kitap Fuarı 4’üncü gününde

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır