Rojava’da yaşamını yitirdikleri açıklanan YPJ’li Vahide Yacan ve YPG’li Murat Şeker’in anneleri, sürecin başarıya ulaşmasını ve gidip çocuklarının mezarlarını ziyaret etmek istediklerini söyledi
ürt özgürlük mücadelesinde farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitirenler birçok kentte anıldı. İsmi açıklananlar arasında YPG’li Murat Şeker (Bahoz Serhed) ile YPJ’li Vahide Yacan (Rojbîn Feraşin) da bulunuyor. Murat Şeker, 19 Ekim 2019’da Rojava’nın Serêkanî kentinde çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdi. Murat Şeker için memleketi Wan’da anma gerçekleştirildi.
Wan’da gerçekleştirilen kitlesel anmada bir araya gelen Murat Şeker ve Vahide Yacan’ın anneleri, çocuklarının mezarlarını görmek için Rojava’ya gitmek istediklerini dile getirdi.
Misri Yacan: Ölsem de dağda öleceğim
Vahide Yacan’ın tek hayalinin bir gün “heval” olmak olduğunu belirten Misri Yacan, “Kızım okulunu okuduktan sonra PKK’ye katıldı. O hep ‘ben dağa gideceğim, ben heval olacağım’ diyordu. Katılım yapmadan önce de koluna silahı alırdı, ‘ben hevalim’ diyordu. Kızım çok cesaretliydi. Kızımın tek hayali dağa gitmekti. Ölsem de dağda öleceğim diyordu, yaşasam da dağda yaşayacağım diyordu. Onunla gurur duyuyorum. Şehit düştüğü için de gururluyum, gittiği için de gururluyum. Kızım gitti ve hayal ettiği gibi ‘heval’ oldu. Halası Rojbîn Gewda’nın silahını yerde bırakmayacağım diyordu. Bir gün eve geldiğimde evde olmadığını gördüm ve öğrendim ki gitmiş. Rojava’da, Hesekê’de şehit düştü” şeklinde anlattı.
‘Süreç amacına ulaşırsa kızımın cenazesini getirmek istiyorum’
Rojava’ya gidip kızının mezarını ziyaret etmek istediğini dile getiren Misri Yacan, “Ben Rojava’ya gidip kızımın mezarını ziyaret etmek istiyorum. Çok istiyorum ancak gidemiyorum. Eğer imkanlar oluşursa ve bu süreç amacına ulaşırsa kızımın cenazesini buraya getirmek istiyorum. Bu süreç amacına ulaşsın istiyorum. Kızımın mezarına gidip ona bir fatiha okumak, bir dua etmek istiyorum. Kızımın mezarını ziyaret etsem mutlu olurum. Ben kızımla gurur duyuyorum. Kızım halkına yapılan zulmünden dolayı gitti ve hep halkını korumanın hayalini kurdu. Hep ‘düşman halkımıza zulüm ediyor, kafamıza vura vura işkence ediyor. Buna karşı nasıl sessiz kalayım?’ diyordu. ‘Biz ezilen olmayacağız’ diyordu. Kızım gitti kahraman arkadaşlarına ulaştı ve kahraman oldu. Ben onu hiç unutmayacağım. Rojava’ya saldırı olduğunda Kobanê’ye geçti. Oraya gittiği zaman beni aramıştı. Ben ona, ‘beni neden bırakıp gittin?’ diye sordum. Bana, ‘Etrafımda yüzlerce Kürt kızı ve erkeği var, ben onlardan çok mu iyiyim? Benim davam buydu, budur’ dedi. O aramadan sonra hiç kendisine ulaşamadım. Yaşadığına dair bir umut vardı içimde. Ama şehit düştü. Ben pişman değilim. Yolu kutluydu, şehit oluşu da kutludur” dedi.
Adile Şeker: Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sessiz kalamadı
Murat Şeker’in annesi Adile Şeker, oğlunun hiç bir zaman zulme karşı sessiz kalmadığını dile getirdi. Rojava’ya dönük saldırıların artmasından sonra katılım yaptığını söyleyen anne Adile Şeker, “Oğlum katılım yapmadan önce partinin gençlik çalışmalarında yer alıyordu. Partiyi çok seviyordu. Katılım yapmadan önce de benimle vedalaştı. Ancak ben onun benimle vedalaştığını bilmiyordum. 2-3 defa gelip yüzümü öptü. Sonra gitti ve bir daha dönmedi. Sonra öğrendik ki katılım yapmış. Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sessiz kalamadı. Oraya gittiğinde beni aradı ve bana, ‘anne beni merak etme, burada direniş var’ diyordu. Ona, ‘Gitmeseydin’ dedim. Bana, ‘öyle deme anne ben iyi ki geldim” dedi.
‘Süreci yitirdiğimiz çocuklarımız için de sahiplenmeliyiz’
Oğlunun mezarına gidip dua etmeyi her şeyden daha fazla çok istediğini kaydeden anne Adile Şeker, “Oğlum yanlış bir yolda can vermedi. O yüzden onunla gurur duyuyorum. Rojava’da şehit düşmüş ve cenazesi arkadaşların elinde, mezarı onların yanında. Eğer bu süreç iyi olursa gidip mezarını ziyaret etmeyi çok istiyorum. Ben oğlumun mezarını buraya getirmek istemiyorum. Onun yaraları ağrımasın, mezarı orada kalsın. Ama yürek acısı çok zordur. Özgür bir şekilde gidip mezarını ziyaret etmek istiyorum. Mezarını görürsem içim rahatlar. Oğlum çok gururlu ve vicdanlı bir insandı. Vicdanı kabul etmedi ve oradaki insanların yardımına koştu. Herkes bu süreci sahiplenmeli. Bu uğurda yitirdiğimiz çocuklarımız için sahiplenmeliyiz. Hepimiz bir olmalıyız, çünkü hepimizin acısı aynı. Bu acı bütün Kürdistan’ın” diye konuştu.
Haber: Zeynep Durgut – Özlem Yacan \ MA









