• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Yüksel Genç: ‘Çerçeve yasa’ silahsızlanmanın hukuki çerçevesini oluşturuyor

6 Ağustos 2026 Perşembe - 13:44
Kategori: Güncel, Manşet

Meclis’e sunulan çerçeve yasanın ‘silahsızlanma sürecinin hukuki çerçevesini’ oluşturduğunu söyleyen Yüksel Genç, ‘Müzakerenin sonunda ortaya çıkmış ilk yasal metin olması itibariyle kıymetli’ dedi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen “çerçeve yasa” 12 maddeyle Meclis’e sunuldu. Siyasi partilerin de imzaladığı yasa metni, süreç noktasında ilk yasal adım olması nedeniyle önemli bir yere sahip. Yasa taslağına ilişkin farklı görüş ve eleştiriler devam ediyor.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla 1 Ekim 1999’da Colemêrg’in (Hakkari) Şemzinan (Şemdinli) sınırından Türkiye’ye giriş yapan 8 kişilik grup içinde yer alan 1. Barış Grubu  üyesi ve SAMER Koordinatörü Yüksel Genç, yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘İlk yasal çıktı’ 

Çerçeve yasanın önemine dikkat çeken Yüksel Genç,”Kürt meselesinde iki yıldır süren sürecin ilk defa yasal çıktısı oluştu. Yasal metni oluştu. Kürt meselesinin 100 yıllık tarihi hep böyle inkar, isyan, bastırma döngüsü etrafında gelişti. Şimdiye kadar ki isyan ve itiraz hareketleri önemli bir kısmı oldukça kanlı bastırıldı ne yazık ki. İlk defa isyan hareketi olarak tariflenen bir Kürt hareketi, yenilme, bastırılma gibi bir süreç yaşamaksızın görüşmeler yoluyla Kürt sorununda şiddet içerin bu kısır döngüyü kıracak şekilde süreç ilerletiyor ve elimizde ki metin bunun ilk yasal ürünüdür” dedi.

‘Silahsızlanmanın hukuk rejimi’ 

Metnin bir barış yasası olmadığını söyleyen Yüksel Genç, şöyle devam etti:

“Elimizdeki metin ‘Silahsızlanma’ ve aslında ‘ceza hukukuna geçiş yasası’ gibi diyebileceğimiz silahsızlanmanın hukuk rejimini kurmaya dönük bir girişim olarak tariflenebilir. Ama bir toplumsal barışın yasası, bir barış yasası olarak tariflemek, bizim dünya örneklerinde gördüğümüz çerçeve yasalarındaki hem silahsızlanma hem toplumsal barışı hem siyasal sahayı örgütleyene geniş bir barış yasası olarak değerlendirmek çok zor. Dolayısıyla bu metin tarihsel bir döngüyü kırmak kadar; 2 yıldır süren ve son ayları oldukça zorlu geçen müzakerenin sonunda ortaya çıkmış ilk yasal metin olması itibariyle kıymetli; bazı dönüşleri ceza kanunu literatürüne uygun olarak bile olursa, bazı dönüşleri hukuken tarifli olması oldukça önemli. Yani  devlet mekanizmasının işte ilk kez silahsızlanma sonrasını uygulayacağı bir hukuki rejim tanımlıyor olması önemli. Örneğin PKK üyeliği, propaganda gibi suçlara dair soruşturma, kovuşturma, yargılama, hüküm meselelerinde tahliye öngörüyor olması da önemli. Çünkü bu yüzlerce insanın sosyal, siyasal hayata dahiliyetini sağlayacak.”

Metnin gerekçe kısmına işaret eden Yüksel Genç, “Bu anlamlarıyla önemli ve yine metnin gerekçe kısmında geçen ‘bu ilk yasa, ilk adım ya da ilk yasa diyor’ olması önemli. Çünkü bu yasanın yetersizliği belli ki çıkaranların da dikkatini çekiyor ve onların da kabulüne mazhar bir durumda. Ardından başka yasaların düşeceğine böylece taahhüt etmiş bunlar oldukça önemli. Bunun ilk yasa olduğuna dair ve sonraki yasaların olacağına dair imanın kendisi bugün silahsızlanma ve ona bağlı bir hukuk rejimi inşa etmek için harekete geçmiş olan siyaset alanının bir barış yasası çıkarmasına doğru ilerleyecek bir sürecin de önünü açmış oluyor bana kalırsa. Bu açıdan önemli” diye belirtti.

Yetersiz yönleri var 

Yasanın olumsuz yanlarının da olduğunu ifade eden Yüksel Genç,”40 yıllık çatışma ve savaş düzleminin ortaya çıkardığı bütün sonuçları ortadan kaldıracak güçlü bir yasa değil bu. Bir kere onu kabul etmek gerekiyor. Herkesin gelişine bile açık değil. Ve savaş sırasında yaşanmış pek çok durumla yüzleşmeyi, gidermeyi, savaşın bazı sonuçlarını gidermeyi, onarmayı öngören içerikler de taşımıyor. Bu anlamıyla yetersiz” ifadelerinde bulundu.

Yasanın Kürt meselesinin çözümüne dair atıflarda bulunmuyor olmasının da yetersiz olduğunu söyleyen Yüksel Genç, yasanın, ceza yasasını, ceza kanununda rastladığımız dil kurgusuyla beraber güvenlik merkezli bir dile sahip olmasının sıkıntılı olduğunu ifade etti.

Yüksel Genç, “Ama sadece güvenlik merkezli bir dile sahiplik, aynı zamanda güvenlik bürokrasisi merkezli bir icraat önermiş olması. Burada bir zayıf alan, zaaflı alan yaratabilir. İşte örneğin MGK’nin onayından ya da teyit tespitinden sonra ancak uygulamalar olabilecek mesela. Bunlar mesela olumsuz yanlar diye benim gördüğüm kısım. Yine sadece bu da değil sadece güvenlik bürokrasisi değil siyasetin de idari bürokrasisi olaya dahil. İşte Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı Başkanlığında kurulması öngörülen kurulun kendisi bile aslında Adalet Bakanlığı, MGK, MİT, Savunma Bakanlığı gibi daha güvenlik odaklı bakanlıklar ve idari formun tasarrufuna olayı durumu ilgili yasanın bana kalırsa zayıf yanları” şeklinde konuştu.

‘Başka yapıcı yasalar çıkmalı’ 

Yasanın merkezindeki aktif rolün güvenlik bürokrasisine, MGK, MİT, Adalet Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı üzerindeki o koordinasyonun idari icra merkezi olduğunu söyleyen Yüksel Genç, “Meclise izleme durumu daha pasif bir rol atfedilmiş. Oysa Kürt meselesi gibi bir mesele ve siyasallaşma doğurması gereken bir meselede güvenlik ve idari bürokrasisi deyip merkezin meclis temsil sahası siyaset ve sivil toplum olması gerekiyor. Aslında meclise atfedilmiş rol de pasif, bunun da değiştirilmesi gerekiyor. Sivil toplumun da toplumsal barışı örülmesinde ve gerçek bir barış yasasına Türkiye’nin kavuşmasını sağlayacak pek çok eylem, etkinlik ve edim içinde olması gerektiğini bize söyleyen bir sonuç var karşımızda” diye konuştu.

‘İdamdan masaya geçişin hukuku’

PKK’ye kadarki Kürt hareketlerinin bastırılarak ve aslında hukukun sadece “idam gibi” cezalandırıcı unsurlar üzerinden harekete geçtiğini söyleyen Yüksel Genç, “Burada cezalandırıcı ceza kavramları çok fazla geçse bile benzer nitelikler taşımıyor. O bağlamıyla aslında idamdan masaya geçişin bir hukuku, bir girişi bu. Yani böyle değerlendirilebilir tabii. Zaten bunun bir ilk yasa, giriş yasası olması meselesinde ki taahhüt benim için yasanın üstünde durmak gerekir açıkçası” şeklinde konuştu.

Barış Gurubu olarak gelişleriyle yasal süreç arasındaki farka dair ise Yüksel Genç şunları söyledi:

“Şimdi açıkçası bizim gelişimizden sonra biliyorsun tutuklandık ve cezaevinde kaldık. Çıktıktan sonra da Kürt meselesinin çözümüne ve Türkiye’nin barışının inşasına dönük çalışmalar yürüttük. Ve bütün bu çalışmalarımız Türkiye’de siyasal atmosfer bozuldukça ve krizler oluştukça suç addedilebildi kolaylıkla. Çünkü Kürt meselesi, Türkiye’nin barışı, eşitlik hak ve özgürlüklerin genişletilmesi gibi çalışmalar, mücadeleler, sivil toplum mücadeleleri hatta ve hatta girişimler ve talepler ne yazık ki iktidarların siyasetin insafı dahilinde kabul ya da suç atfedilebiliyor. Şimdi bu yasa bana öyle geliyor ki bizim cezaevine giriş sürecimizi kapsayacak kadar bir yasa. Biz çıktıktan sonra nasıl yargı ve toplum kıskacının içinde güvencesiz bir biçimde siyasal mücadele, çözüm ve barışın siyasetini daha doğrusu yürütmeye çalışıp bunun bedelini yer yer ödemek durumunda kaldıysak; yine gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar yaşadıysak eğer güvenceler sağlanmaz ve yasal girişim bununla sınırlı kalırsa bizim 2005 sonrası yaşadıklarımızın benzerini gelecek olanların yaşamaması için hiçbir neden yok neyazık ki.”

‘Abdullah Öcalan’ın koşulları hızlıca değiştirilmeli’  

Taslakta da yer almayan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsüne dair de konuşan Yüksel Genç, “Bence Sayın Abdullah Öcalan şimdiye kadar çoktan sürecin baş müzakerecisi olmanın gerektirdiği resmi statüye kavuşmuş olmalı idi. Bizim birkaç aydır periyotlarla gördüğümüz tecrit olayı bu sürecin en önemli problemlerinden bir tanesi. Dolayısıyla şimdiye kadar zaten bu tip bir süreci yürütebilecek biçimde sağlıklı koşullara, özgür koşullara ve adil koşullara sahip olması gerekirdi. Masaların eşitliği ilkesi gereği sorunun çözümünün tarafı olarak ortamının sağlanması gerekirdi. Bu gecikmiş durum hala giderilmiş değil. Resmi yasal bir statüye kavuşmuş değil. Bu yasa metni çıkarken yapılan açıklamalar ve iktidar ortağı MHP liderinin yaptığı açıklamalar bazı temenniler içeriyor. Bazı defacto uygulamaların mümkün olduğunu bize söylüyor. Bir yere kadar defacto uygulamalar belki anlaşılabilir ya da sürdürülebilir gelebilir ama günün sonunda çok uzak olmayan bir tarihte Sayın Abdullah Öcalan’ın hem uluslararası hukuktan kaynaklı ‘umut hakkı’nı hem yürüttüğü sürecin baş müzakerecisi olmanın gereği olan resmi yasal statü tanımına kavuşması gerekiyor. Yoksa bu sürecin sağlıklı, sorunsuz ilerlemesi sıkıntıya girebilir. Çünkü süreci yürüten o. İnsanlara ‘gelin’ diyecek olan kendisi. Bu sürecin hani birçok aşamasında olacak ama bununla ilgili bir ortama sahip değil. Örneğin bu yasal metne itirazı olan, yasal metni sorunlu bulan, sınırlı bulan, karşıt olan pek çok kesim olacak Kürtler içinde. Bunların iknası için bile ulaşabilmesi gerekiyor. Nasıl ulaşacak? Türkiye kamuoyunda itirazı olanlar olacak. Nasıl ulaşacak? Ortaya çıkan süreci nasıl anlatacak? Kendisini anlatabilmesi için bile koşulların çok hızlı bir biçimde değişmesi gerekiyor” dedi.

Yasayı uygulamak için yapılması gerekenler  

Bu yasanın uygulanabilir kılınması için ise yapılması gerekenleri Yüksel Genç şöyle sıraladı: “Sayın Öcalan’ın pozisyonunun hızlı bir biçimde değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Hem süreci yürütecek idari güvenlik bürokrasisinin yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Hem de silahlar bırakıldıktan sonra ya da yasa gereği Türkiye’ye yurt dışından, dağdan, cezaevinden; Türkiye’deki sosyal ve siyasal hayata gelecek olanların siyaset yürütebilme, söylem kurabilme, düşünce özgürlüğüne dair haklarını sağlıklı kullanabilmeleri için düzenlemeler ve güvenceler kurulması gerekiyor. Çok hızlı bir biçimde örneğin ifade düşünce özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğüne dair yasal genişletme ve güvence çalışmaları yapılmalı. Çok hızlı bir biçimde yapılmalı. TCK ve TMK değişmeli bir kere çok hızlı bir biçimde. Yine ilgili yasal metnin vadettiği ikincil, üçüncül aşamaların koşulları hızlı oluşmalı ve oraya geçiş yapılmalı. Ve bu geçişler güvenlik ve idari bürokrasinin merkeze oturtulduğu bir mekanizmayla değil; siyasetin ve temsil alanının, meclisin, sivil toplumun ve siyasal temsil alanının merkeze oturtulduğu bir biçimde barış yasasını oluşturacak, barış yasasına ortamın dönüşünü sağlayacak bir biçimde işlev kazanması gerekir.

Şu haliyle mevcut yasa bizim Kürt meselesinde negatif hukuktan pozitif hukuka geçtiğimizi söylemiyor. Negatif hukuka esnemeler ve çıkış kapıları aralamış görünüyor. Hem pozitif hukuka geçiş hem pozitif barış süreci dediğimiz barış sürecinin gerçekleşmesine dönük yol alması gerekiyor. Aksi halde sadece tipik, örgütün belli açılardan silahsızlanmasını öngören bir yasal metin olarak kalır. Aslında bundan sonraki sürecin uygulaması yönü çok tarif edecek. Buradan bizim pozitif hukuka ve barış yasasını kurabilecek bir Türkiye modeli ortaya çıkarıp çıkarmayacağımıza karar olan şey bundan sonraki uygulamalar olacak.”

Haber: Müjdat Can / MA 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Ayşegül Doğan: Siyasi ve hukuki bir inşa sürecinin ilk kapısı aralandı

Sonraki Haber

BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan tahliye edildi

Sonraki Haber

BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan tahliye edildi

SON HABERLER

Erdoğan Bahçeli görüşmesi başladı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Yüksel Genç: ‘Çerçeve yasa’ silahsızlanmanın hukuki çerçevesini oluşturuyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Ayşegül Doğan: Siyasi ve hukuki bir inşa sürecinin ilk kapısı aralandı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tanrukulu’dan ‘çerçeve yasa’ açıklaması: Genel Kurul’da evet diyeceğim

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir sigara grubuna zam

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

YPJ Basın Sözcüsü: Sürece herkesten çok sahip çıkacağız

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır