Kürtlerin BM’de temsil edilmesinin bir hak olduğunu belirten KNK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, uluslararası alanda tanınma mücadelesine dikkat çekti. Aydar, ‘Bu, gasp edilmiş bir hakkın geri alınmasını istemektir’ dedi
Kürtlerin uluslararası alanda tanınma ve temsil mücadelesi yeni bir aşamaya giriyor. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Kürtlerin yaklaşık 60 milyonluk nüfuslarına rağmen kendi iradeleriyle uluslararası alanda temsil edilmediğini belirterek taleplerinin eşitlik olduğunu ifade etti. Zübeyir Aydar, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde temsil edilme girişiminin yalnızca diplomatik bir talep olmadığını, Kürtlerin eşit bir halk olarak tanınma mücadelesinin önemli bir parçasını oluşturduğunu vurguladı.
Dünya halkları arasında eşit temsil istiyoruz
2004’ten bu yana Irak’ta resmi bir tanınmanın varlığına ve Suriye’deki kısmi duruma dikkat çeken Zübeyir Aydar, Türkiye ve İran’da Kürtlerin bir ulus olarak tanınmadığını dile getirdi. Başta BM olmak üzere uluslararası kurumların Kürtleri temsil eden bir yapıyı henüz kabul etmediğini belirten Zübeyir Aydar, “Bizim de dünyadaki diğer uluslar gibi hem içeride hem dışarıda temsil edilmemiz gerekiyor. Kürdistan’ın bir coğrafya ve Kürtlerin bir ulus olarak tanınması, Kürtler adına söz söyleyecek bir temsilin kabul edilmesi lazım” değerlendirmesinde bulundu.
BM Genel Kurulu’nda dünya meselelerinin tartışıldığını ancak Kürtlerin kendi temsilcilerinin orada bulunmadığını hatırlatan Zübeyir Aydar, “Kürtlerin de bu kürsüde söz söyleme ve temsil edilme hakkı var. Bu hakkı talep etmek Türkiye, İran, Suriye ya da Irak’a karşı olmak anlamına gelmiyor. Biz ortaklaşmadan ve ortak çözümlerden yanayız” dedi.
Brüksel Konferansı, BM mektubu ve imza kampanyası
Süreç kapsamında KNK adına BM Genel Sekreteri António Guterres’e elden bir mektup sunulduğunu aktaran Zübeyir Aydar, 3 Ekim’de Brüksel’de düzenlenen konferansla girişimlerin geniş bir kamuoyuna taşındığını belirtti. Bu doğrultuda KNK heyetinin Irak Kürdistanı Bölgesi’nde siyasi aktörlerle görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Zübeyir Aydar, şu adımların atılacağını açıkladı:
“Bütün parti, örgüt, kurum, hukukçu ve uzmanların yer alacağı ulusal düzeyde geniş bir komite oluşturulacak.Komitenin kurulmasının ardından BM ve uluslararası kurumlara sunulmak üzere milyonlarca insanın katılacağı kapsamlı bir imza kampanyası başlatılacak.Toplanan imzalar ve hazırlanan raporlar New York’taki BM merkezine gidilerek doğrudan sunulacak.”
Filistin, Güney Afrika ve Namibya örnekleri
BM’de devlet olunmadığı için gözlemci statüsünün hedeflendiğini vurgulayan Zübeyir Aydar, bu talebin genel kurul gündemine taşınabilmesi için en az bir üye devletin ya da devlet grubunun desteğine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Sürecin lobi faaliyetleriyle yürütüleceğini belirten Zübeyir Aydar, tarihsel örnekleri şu sözlerle anımsattı: “Filistin Kurtuluş Örgütü, Afrika Ulusal Kongresi ve SWAPO örnekleri, Kürtler açısından da uluslararası alanda meşru temsilin kabul edilmesine yönelik bir yolun bulunduğunu gösteriyor. Ancak önümüzde ince, uzun ve zor bir yol var.”
Ulusal birlik ve bölgesel süreçler
Kürtler arası birliğin sağlanmasının önündeki en büyük engelin tarihsel işgal ve bölünme politikaları olduğunu ifade eden Zübeyir Aydar, partisel çıkarların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Kuzey Kürdistan’daki gelişmelere de değinen Zübeyir Aydar, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci de Kürtler arası birliğe hizmet ediyor. Bu sürecin başarıya ulaşması bütün Kürtler açısından hayati önemdedir” diyerek ortak tutum çağrısında bulundu.
Haber: Gurbet Sarya / ANF









