Cezaevinden 33 yılın ardından tahliye olan Ramazan Kıran, Abdullah Öcalan’ın çağrısının kendilerine moral verdiğini belirterek, cezaevinde hiçbir zaman boyun eğmediklerini söyledi
Yozgat T Tipi Kapalı Cezaevi’nden 33 yılın ardından 9 Nisan’da tahliye olan Ramazan Kıran, tutuklandığı süreçten cezaevi yıllarına, yaşadığı hak ihlallerinden bugüne dair değerlendirmelerde bulundu. 1993 yılının Haziran ayında Mêrdîn’in Dêrik (Derik) ilçesinde henüz 23 yaşındayken bir yol kontrolünde gözaltına alındığını belirten Ramazan Kıran, o günleri “Köylerin yakıldığı, insanların kaybettirildiği, yoğun hak ihlallerinin yaşandığı bir süreçti” diyerek anlattı.
Gözaltına alındıktan sonra ağır işkencelere maruz bırakıldığını belirten Ramazan Kıran, “Gözlerimiz kapalıydı. Nereye götürüldüğümüzü bilmiyorduk. Günlerce işkence gördüm. Falaka, Filistin askısı ve daha birçok yöntem uygulandı” dedi. Gözaltı sürecinin ardından Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne (DGM) çıkarıldığını ve ardından tutuklandığını belirten Ramazan Kıran, önce Mardin E Tipi Cezaevi’ne, ardından Diyarbakır Cezaevi’ne sevk edildi.
Cezaevlerindeki sorunlara dikkat çekti
1993-1995 yılları arasında Diyarbakır Cezaevi’nde tutulan Ramazan Kıran, bu süreçte cezaevinde saldırıların yaşandığını, yaralanan ve yaşamını yitiren arkadaşlarının olduğunu hatırlattı. Kıran, sonraki yıllarda Yozgat, Bolu ve Antep cezaevlerine sevk edildiğini ve farklı cezaevlerinde de benzer baskı politikalarının sürdüğünü ifade etti. “Hiçbir zaman boyun eğmedik” diyen Ramazan Kıran, “Çocuklarıma annem, babam ve kardeşlerim baktı. Babamı içerdeyken kaybettim” dedi. Cezaevinde şiir ve roman türünde altı kitap yazdığını ancak yayımlama imkânı bulamadığını ifade eden Ramazan Kıran “Kitaplarımı dışarıya çıkarmak istedim ama incelemeye alınacağı söylendiği için vermedim. Cezaevinde bilgiye erişim sınırlı” dedi.
‘Önderliğin çağrısı bize moral verdi’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Ramazan Kıran, “Önderliğin çağrısı ile bizler içeride iken büyük bir moral aldık. Aslında çağrı öncesi kimi bakış açıların değişmesi ile bizler bir şeylerin farkında idik. Ancak tam olarak ne olduğunu kestiremiyorduk. Fakat Önderliğin çağrısı ile bizler artık durumu anladık ve büyük bir sevinç yaşadık. Çünkü artık mücadelenin her alanında bulunan yoldaşlarımızın bir olacağı duygusu içimizde uyandı. Bu bizim için büyük bir anlam ifade ediyordu” diye belirtti.
Çözüm için karşılıklı adımların olması gerektiğine dikkati çeken Ramazan Kıran, “Tek taraflı bir ilerleme mümkün değil. Karşılıklı adımlar olmalı. Önderliğin toplumsal etkisi kesinlikle görülmelidir. Çünkü O’nun halkın içinde olması çözüm açısından tüm halklar için büyük bir etki yaratacaktır” diye belirtti.
Kaynak: MA









