• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Nisan 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Günay: Tecrit bir yönetim biçimidir

7 Ekim 2020 Çarşamba - 15:20
Kategori: Güncel, Manşet

PKK Lideri Öcalan’a yönelik tecrite ilişkin konuşan HDP’li Günay, AKP’nin tecridi bir yönetim biçimine dönüştürdüğünü belirterek, ’Öcalan’ın sağlığı, güvenliği ve özgürlüğünün toplumsal bir bağı vardır’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit politikasına ilişkin Van’da panel düzenledi. HDP İl Örgütü’nün bahçesinde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları ise HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay ile aynı zamanda Öcalan’ın avukatı olan HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Doğan Erbaş oldu.

1993’te Özal’ın ölümü

Öcalan’ın 1998 yılında Suriye’den çıkarıldığı döneme dair bilgiler veren Doğan Erbaş, 1993 yılından dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın şüpheli ölümüne dikkat çekerek, “Özal’ın şimdiye kadar aydınlatılmamış şüpheli ölümü, Sayın Öcalan’ın barış ve çözüm arayışlarına vurulan bir darbeydi” dedi.

Sonraki yıllarda Öcalan’a dönük devreye konulan tasfiye politikaları üzerinde duran Erbaş, Öcalan’a dönük bu politikalar amacına ulaşmadığından özel savaş araçları devreye konularak, uluslararası komplonun startının verildiğini söyledi.

‘Çözümsüzlük derinleşti’

Öcalan’ın Şam’dan çıkışı ve Türkiye’ye getirilmesine kadar ki süreçte yaşananları anlatıp, komploda yer alan ülkelere değinen Erbaş, “Kürt sorunun çözümsüzlüğünü derinleştiren bu ülkeler, hala bu politikalarını sürdürüyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

‘Amaç halk ile bağını koparmak’

Öcalan’ın komploya dair “Egemenler, uluslararası güçler kendi çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’yu dizayn etmeye çalışıyordu. O oyunu bozan da bendim. Onun için Ortadoğu’dan tasfiye edilmem gerekirdi” değerlendirmelerini hatırlatan Ebru Günay ise, İmralı’daki tecrit sistemi üzerinde durdu. Günay, “İmralı tecrit sistemi, komplonun hala devam ettiğinin gösteriyor. İmha, inkar ve tasfiye üzerine kurulu bir sistemdir” dedi.

Dünyada liderler üzerinde yürütülen tecrit politikalarının tek bir amacı olduğunu, onun da liderler ile hitap ettiği kitleyle bağının koparılması olduğunu söyleyen Günay, bu politika ile halkların da liderleriyle birlikte aslında tecrit altına alındığını kaydetti.

‘Tecrit tüm Türkiye’ye yayıldı’

İmralı için “Körlerin görmediği, kulakların sağır olduğu bir cezaevi” diyen Günay, şunları ekledi: “Her türlü hukuksuzluğunu yaşandığı bir adadır. Tüm hukuksuzluklar ilk İmralı’da devreye konulup, daha sonrasında da Türkiye’deki cezaevlerine cezaevlerinde yaygınlaştırıldı. İmralı’daki tecrit tüm Türkiye’ye yayıldı ve Türkiye İmralılaştı. AKP, 2003’ten beri iktidarda ve İmralı’da yaşananların, tecridin aktörüdür”

Tecrit savaş ilişkisi

Sözlerinin devamında Günay, “AKP, tecridi bir yönetme biçimine dönüştürdü. Ada’da tecrit derinleştikçe, Türkiye’de savaş politikaları devreye konuldu. Tecrit savaşı, savaş da tecridi besledi” dedi. İmralı Adası’ndaki tüm kazanımların ise direnişle gerçekleştiğini vurgulayan Günay, “İmralı’daki en büyük kazanımlar, halkın direnişiyle oldu. Kürt halkı ve Sayın Öcalan arasında karşılıklı bir bağ var ve bu bağ da güçlü bir bağdır” ifadelerini kullandı.

Toplumda bugün var olan güvenlik sorununa da değinen Günay, “Öcalan’ın sağlığı, güvenliği ve özgürlüğünün toplumsal bir bağı vardır. Toplumun sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü için mücadele etmek gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Can Dündar’ın mal varlığına el konuldu

Sonraki Haber

Kendisine ait olmayan hesap nedeniyle hâkim karşısına çıktı

Sonraki Haber

Kendisine ait olmayan hesap nedeniyle hâkim karşısına çıktı

SON HABERLER

Heseke’de üçüncü esir takası: 400 DSG’li serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

Üveyş Öcalan mezarı başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

Mûş’ta süreç tartışıldı: Abdullah Öcalan’ın statüsü kabul edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

Cengiz Holding’in Şemrex’te yol açtığı ekolojik tahribata tepki gösterildi 

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

HRANA: İdam edilen tutsakların cenazeleri ailelerine verilmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

İzmir’de 4’üncü Köy Tiyatroları Festivali başladı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

3 kentte hasta tutsakların tahliyesi talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır