• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Haziran 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Alevi hakikati ve demokratik barışın inşası

19 Haziran 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

Alevi inancında belki de en anlamlı gülbanklardan biri şu sözlerle dile getirilir:

“Ey can! Varlığın, birliğin, dirliğin daim olsun. Yolun arsıza, hırsıza, nursuza, pirsize düşmesin.”

Bu dua yalnızca bireye yöneltilmiş bir iyi dilek değildir. Aynı zamanda insanlığın binlerce yıllık toplumsal deneyiminin süzülerek ortaya çıkardığı bir yaşam felsefesidir. Bu sözlerde bir toplumun varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan temel ilkeler özetlenmiştir. Varlık, birlik ve dirlik; bir toplumun kendini korumasını, üretmesini, paylaşmasını, barınmasını, çoğalmasını ve geleceğe taşımasını ifade eder. Yolun arsıza, hırsıza, nursuza ve pirsize düşmemesi ise toplumun ahlaki, vicdani ve hakikat temelinden kopmamasını anlatır.

İnsanlık tarihi boyunca toplumlar yalnızca fiziksel olarak var olarak bugüne ulaşmamıştır. Toplumların sürekliliğini sağlayan şey, ortak değerler etrafında oluşturdukları yaşam ilkeleri ve bu ilkeleri kuşaktan kuşağa aktarabilme yetenekleri olmuştur. İlksel komünal toplumlardan günümüze kadar her toplumsal örgütlenme biçimi kendi varlığını koruyabilmek için karar alma, uygulama, dayanışma ve paylaşma mekanizmaları geliştirmiştir. Bu mekanizmaların özü ise birlikte yaşamanın kurallarını belirlemek ve ortak yaşamı güvence altına almak olmuştur. Alevilikte yaşamın temeli zor değil rızadır. Buyruk değil iknadır. Tahakküm değil ortaklaşmadır. Egemenlik değil hizmettir. Bu nedenle Alevilikte toplumun varlık yasası aynı zamanda özgürleşme yasasıdır. Alevi yolunda varlık, insanın ve toplumun kendi iradesiyle, kendi hakikatiyle ve kendi rızasıyla yaşamını kurabilmesidir. Rızanın olmadığı yerde tahakküm vardır; tahakkümün olduğu yerde ise hakikat görünmez olur.

Paulo Freire’nin ifade ettiği gibi:

“Kimse kimseyi özgürleştirmez, hiç kimse tek başına özgürleşmez; insanlar birlikte özgürleşir.”

Bu söz, Alevi öğretisinin özünü yansıtır. İkrar vermek yalnızca bireysel bir tercih değildir; birlikte yaşamın sorumluluğunu üstlenmektir. İkrar, insanın kendisini toplumdan ayrı görmemesi, kendi özgürlüğünü başkalarının özgürlüğüyle birleştirmesidir. Bu nedenle toplumsal ikrar aynı zamanda birlikte özgürleşme iradesidir.

Alevi öğretisinde “edep ve erkan” olarak ifade edilen ahlaki-politik yaşam ilkeleri, demokratik toplumun da temelini oluşturur. Çünkü demokratik siyaset özünde toplumsaldır. Demokratik siyasette insanlar birbirlerini yok etmeye değil, ikna etmeye çalışırlar. Zor yerine rızalık, çatışma yerine müzakere, düşmanlık yerine ortak yaşam esas alınır.

Bu nedenle her can aynı zamanda demokratik siyasetin öznesidir. Çünkü demokratik toplum yalnızca yönetenlerin değil, bütün insanların ortak emeğiyle oluşur. Toplumun demokratik, özgür ve eşit biçimde yaşayabilmesinin ölçüsü ise örgütlü olmasıdır. Örgütsüz toplum kendi iradesini koruyamaz. İradesini koruyamayan toplum ise başkalarının kararlarına mahkûm hale gelir.

Alevi öğretisinde kemalet kavramı da bu noktada büyük önem taşır. Kemalet, insanın bilgi, ahlak, vicdan ve hakikat bakımından olgunlaşmasını ifade eder. Kamil insan yalnızca kendisi için yaşamaz; toplumun iyiliğini de gözetir. Hakikati yalnızca bilmekle kalmaz, yaşamının her alanında uygulamaya çalışır.

Kemalet ehli olmak marifetin ön koşuludur. İkrarına sadık olan, söz ile özü bir olan, edep ve erkana bağlı yaşayan insan zamanla kemale ulaşır. Kemale ulaşan can ise marifete erer; yani hakikati daha derinden kavrama yeteneği kazanır. Kemalet insani kötülüklerden arındırır ve komünal yaşamın taşıyıcısı yapar

Bu nedenle Alevi toplumu, sahip olduğu tarihsel birikimi güncelleyerek barışın ve demokratik toplumun güçlü bir öznesi olabilir. Yüzyıllar boyunca baskılar karşısında hakikati, rızalığı ve birlikte yaşam kültürünü koruyan Alevi bilgelik geleneği, günümüzün demokrasi arayışlarına önemli katkılar sunabilecek potansiyele sahiptir.

Demokrasi olmadan barış kalıcı hale gelemez; barış olmadan da demokrasi toplumsallaşamaz. Her ikisinin birlikte geliştiği zeminde ise Alevi hakikati daha  işlevsel ve daha kurucu bir rol oynayabilir. Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde de Alevi felsefesinin önemli katkılar sunma potansiyeli bulunmaktadır. İkrar kültürü, rızalık anlayışı, farklılıklarla birlikte yaşama deneyimi, kadın-erkek eşitliğine dayanan yaklaşımı, ahlaki-politik toplum fikri ve insan merkezli hakikat anlayışı, demokratik cumhuriyetin toplumsal temellerini güçlendirebilecek değerlerdir. Sonuç olarak, barış ve demokratik toplum çağrısı yalnızca siyasal bir talep değil, aynı zamanda Alevi hakikatinin tarih-sel özünün günümüzde yeniden görünür hale gelmesidir. Rıza toplumu, demokratik toplumun tarihsel ve kültürel hafızasıdır. Kemalet ise bu toplumun ahlaki temelidir. Barış, demokrasi ve özgürlük birbirini tamamlayan değerler olarak var olduğunda, Alevi bilgelik geleneği yalnızca kendi topluluğu için değil, bütün toplum için yol gösterici bir ışık haline gelebilir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Vasallığın bedeli

Sonraki Haber

Tozkoparan’da bitmeyen dönüşüm çilesi

Sonraki Haber

Tozkoparan’da bitmeyen dönüşüm çilesi

SON HABERLER

Sürecin mantığı ne olmalı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Adaletten darbe!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Botan’ın hafıza odaları: Şax ve Heblêr

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Tozkoparan’da bitmeyen dönüşüm çilesi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Alevi hakikati ve demokratik barışın inşası

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Vasallığın bedeli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Gençliğin gözleriyle bakmak

Yazar: Yeni Yaşam
19 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır