• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Kenan Kırkaya

Yaptıkları sağduyu değil gaflet çağrısıdır

13 Ağustos 2021 Cuma - 15:54
Kategori: Kenan Kırkaya, Yazarlar

Kenan Kırkaya

Ne yaptılarsa olmadı. Bütün yalanlarına, fitne-fücur arayışlarına, düşmanlığı harlama girişimlerine rağmen toplumu birbirine düşüremediler. Biriken öfke ve tepki esas sorumlulara yani iktidar sahiplerine yönelmeye başladı. Ama vazgeçmiyorlar; bir yandan iktidara yönelen öfkeyi yumuşatmaya, öte yandan mümkünse fitne ateşini körükleyerek tepkinin yönünü değiştirmeye çalışıyorlar. Bu yaklaşımları ve kendileri dışında herkesi suçlu gösteren anlayışları toplumsal öfkeyi daha da kabartıyor.

İktidar, güç, yalan üzerine inşa ettikleri kudret öylesine gözlerini kör etmiş ki kabaran toplumsal öfkeyi ve nedenlerini görmüyorlar, görmek istemiyorlar. Hala toplumun aklıyla alay etmeye yeltenerek kendilerini daha da gülünç, acınası hale düşürüyorlar. O yüzden Saray’ın Selvi’si önceki gün “sağduyu zamanı” diye buyurdu. Çiçek-böcek bir yazı kaleme aldı. Ne diyor iktidarın âkildaneleri, kalemşörleri? Ülke yangın yerine dönmüş, her tarafı saran felaket ve ateş söndürülemiyor; yangın, sel, heyelan sonucu insanlar Allah’a emanet yaşıyor. İktidar meselenin sorumluluğunu üstlenmediği gibi herkesi ve kesimi suçluyor. Ekonomik, siyasal ve toplumsal yaşam çökme noktasında ama halkın peygamber sabrıyla olan biteni izlemesi isteniyor. Toplumun haline şükretmesi, tefekkür etmesi, hidayete ermesi bekleniyor.

Sağduyuya, tefekküre, hidayete, toplumsal uzlaşı ve sevgiye itiraz edebilir mi? Elbette edilemez, bu kavramlar ortak toplumsal talep ve beklentilerdir. Fakat riyakarların derdi bu kavramların hiçbiri değil. Öfke ve tepki iktidara yöneldiği için “sağduyu, barış, kardeşlik” çağrısı yapıyorlar. Yoksa yangınların ortaya çıktığı ilk günden itibaren sorumluluğu Kürtlere yükleyip, Kürtleri hedefe oturttuklarında – ki hala aynı şeyi ısrarla sürdürüyorlar – bu provokasyonları sonucu eli silahlı ırkçı çeteler sokaklara inip Kürt avına çıktığında; kurdun kuşun, börtü böceğin yardımına koşanlar linç edildiğinde bu “sağduyu melekleri” ortada yoktu! Bırakın sağduyu çağrısı yapmayı fitnenin ateşini harlamakla meşguldüler. İktidarı korumak için “sağduyu” çağrısı yapanlar yıllardır toplumsal sağduyuyu katleden kesimlerdir, kutuplaşmayı, bölünmeyi, düşmanlığı derinleştiren çevrelerdir.

Üstelik riyakarlıkta, yalanda da birbirleriyle yarışıyorlar. Bir başka devşirme kalemşörleri ülkenin gerçek sahipleri olan Kürtlere her fırsatta kapıyı gösteren “ya sev ya terk” diyen MHP genel başkanını sırf kendilerine asker yazılmaya geldikleri için bir kısım “mülteciye” sahip çıktığından bahisle “Türkiye’nin en büyük demokratı” ilan etme yüzsüzlüğünü gösteriyor. İki tokat yiyen bir başkası kendisine sunulan imkanlarla her gün iştahla ve şevkle iktidara methiyeler diziyor.

Saray’ın Selvi’si de yoldaşı olan Saraylı kalemşörleri de en hafif tabiriyle milliyetçilik yaparak “asil millet” güzellemelerinde bulunarak iktidara yönelen tepkiyi dindirmek için didindiklerinde yaptıkları şey “ulviyet, sağduyu, sevgi” değil; riyakarlık, samimiyetsizlik, ikiyüzlülüktür. Yanlışlara, bu ülkenin ateşe atılmasına tavırsız ve tepkisiz kalarak sağduyulu olunmaz. Sağduyu, toplumsal barışı ve ortak iyiyi yaratarak inşa edilebilir. Sessiz ve tepkisiz kalmak sağduyu değil, gaflettir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Türkçülüğün Türklerle ilişkisi

Sonraki Haber

Sular özgür ve halka ücretsiz olmalı!

Sonraki Haber

Sular özgür ve halka ücretsiz olmalı!

SON HABERLER

PYD Eşbaşkanı: Kobanê’de elektrik, un, ilaç, süt ve temel ihtiyaçların tamamı eksik

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

TEV-DEM Eşbaşkanı: Rojava Devrimi’ni kazandık, tekrar kazanacağız

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı: Rojava kıtlıkla karşı karşıya

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

YJŞ-YBŞ Komutanı: Rojava’dan aldığımız ilhamla direnişimizi sürdüreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Nurettin Kemertaş’tan direniş ezgisi: Hey Rojava Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

Le Point Dergisi: ‘Kürtler: Batının ihaneti’ manşetiyle yayımlandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

16 barodan çağrı: Mürşitpınar Sınır Kapısı açılsın

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır