• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Aralık 2025 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar M. Ender Öndeş

Köprüleri yeniden hatırlamak

1 Aralık 2025 Pazartesi - 00:00
Kategori: M. Ender Öndeş, Yazarlar
Köprüleri yeniden hatırlamak

Bilim insanları arasında farklı görüşler olsa da sosyolojide genel olarak her 15 yıl bir kuşak dönemi olarak tanımlanıyor. Böyle bakınca, 4-5 ayrı kuşağın aynı anda gezegenimizde var olması ve dünyaya bakıştan gündelik davranışlara kadar birçok alanda farklı yapılara sahip olması normal görünüyor. Siyasal alanda bu da çok kesin değil ama. Çünkü orada keskin dönemeçler, tarihin akışını değiştiren savrulup çarpılmalar ya da ileriye doğru sıçramalar toplumlar üzerinde devasa etkiler yaratabiliyor. Askeri darbeler de yarattıkları kalıcı hasarlarla sonraki bütün kuşakların davranışlarını değiştirebiliyor örneğin. Yine mesela, reel sosyalizmin çöküşü gibi dünya çapındaki bir sarsıntı, sosyalizmi benimseyenleri olduğu kadar benimsemeyenleri de içine alan genel bir etki oluşturabiliyor. Bu, aynı zamanda, kuşaklar üst üste bindikçe, tarihsel zincirde ve tarih bilincinde de kırılmalara yol açıyor, açtı. Örneğin aynı süreçlere denk düşen küresel neoliberal vahşet, aradan yıllar geçtikçe, yavaş yavaş ‘eşyanı tabiatı’ymış gibi algılanabiliyor; insanlar içme suyunun bir fiyatının olmasını, tedavi olmak için paralar dökmek gerektiğini, sağlıksız ürünler yemenin kentleşmenin bir sonucu olduğunu kabullenebiliyor. İnsanlar, uluslararası alanda bugün yaşanan ‘altta kalanın canı çıksın’ haydutluğunun kaçınılmaz olduğunu düşünürken, ‘insanın kendi kaderini eline alma projesi’nin çöktüğü koşullarda bireyin sistem karşısındaki çaresizliğinden kaynaklanan dinsel yükselişi sanki hep varmış gibi algılayabiliyor. Aynı şekilde ülke planında da, şu andaki mevcut siyasal durumun sanki kalubeladan beri böyleymiş gibi algılanması mümkün olabiliyor; hele de 23 yıldır aynı adamın yönettiği bir ülkede yaşıyorsanız ve ülke nüfusunun hatırı sayılır bölümü doğumundan beri bu atmosferdeki zehri teneffüs ediyorsa!

Sanırım geçtiğimiz günlerde kitapçı raflarına çıkan “Geleceğin Belleği” isimli çalışma, bu konuda alçakgönüllü bir ‘düzeltme’ iddiası taşıyor. En azından bir bölümünün sosyolog olduğunu zannettiğim on ayrı yazarın çalışmalarının Ali Ekber Doğan tarafından derlenmesiyle oluşan kitap, Dipnot yayınları tarafından basılmış. “Bugünün ve yarının devrimcilerine” hitap etmeyi hedefleyen bu büyük çalışma, Türkiye coğrafyasının on ayrı yöresinde, 1960-1980 arası süreçte solun, devrimcilerin etkinlik kazanmasının ekonomik/sosyal/tarihsel arka planını anlatırken, bu yörelerde başarı kazanan devrimci hareketlerin örgütlenme, çalışma biçimlerini, halkın arasında bir sosyolojik olgu haline gelmelerinin ‘sırrını’ anlamaya çalışıyor. Bu yönüyle aslında sadece ‘bir vakitler…’ diye söze başlayan bir nostaljiyi değil, geleceğe de ışık tutabilecek dersleri içeriyor.

On bölge, on deneyim

Kitap boyunca, Manisa-Turgutlu (Kasabalılar), İzmir-Gültepe, İstanbul-Gaziosmanpaşa, Trakya, Malatya-Ören, Mersin-Demirtaş Mahallesi, Mêrdîn-Nisêbîn, Ordu-Fatsa, Artvin-Hopa birer birer gözümüzün önünden geçiyor. 80’lerden sonra, özellikle 90’larda büyük şovenizm dalgalarıyla zaman zaman sendeleyen, savrulmalar yaşayan ama yine de geçmişin filizlerini bağrında taşıyan bu yöreler, bugün de hâlâ geleceğe yönelik umutlarımızı besliyor.
Yukarıda da dediğim gibi, salt geçmişi özetleyen, bilinen marşta söylendiği gibi “geçmişe ağlayan” bir çalışma değil bu. Daha önceki yazılarımda da hep vurguladığım gibi, devrimci çalışmada ‘öncülük’ hali, basit bir ‘önden yürüme’ hali değildir. Asıl olan, şu ya da bu dernekte, sendikada yönetici olmak değil, üzerinde çalışılan coğrafyadaki sosyal atmosferin, toplumsal hayatın dikkate alınır bir parçası olmak, daha şairane bir dille söylersek ‘halkın evladı’ olmaktır. Yani insanların herhangi bir konuda senin ne dediğini, ne diyeceğini merak etmesi, güven duyması, bir gözünün her zaman sende olması halinden söz ediyorum. O yüzden bu kitap önemli. Çünkü bunun nispeten başarılabildiği yerleri anlatıyor bize. Kuru akademik dile teslim olmadan yazıldığı için istenirse sürükleyici bir anlatı gibi okunabileceği gibi, başka bir gözle bakılarak ‘geçmişte bu işler nasıl yapılmış’ merakıyla da okunabilir, her satıra bir köprü gibi bakılabilir. Kitabın asıl değeri de buradan kaynaklanıyor zaten.
Benim için ‘şahsi’ bir önem taşıyan ‘Kasabalılar’ bölümünden ise öğünmek gibi olmasın diye söz etmiyorum.
İyi okumalar.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

ne alametler belirdi

SON HABERLER

Köprüleri yeniden hatırlamak

Köprüleri yeniden hatırlamak

Yazar: Bedri Adanır
1 Aralık 2025

barışa ses vermek

ne alametler belirdi

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
1 Aralık 2025

Pozitif akıl, çöplük ve inci

Pozitif akıl, çöplük ve inci

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
1 Aralık 2025

Hassasiyet mi dediniz?

Büyük cürüm

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
1 Aralık 2025

İhsan Eliaçık: Eşitlik olmadan kardeşlik olmaz

İhsan Eliaçık: Eşitlik olmadan kardeşlik olmaz

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
1 Aralık 2025

Radyoya Dengê Gel 23 yılın ardından yayın hayatını sonlandırdı

Radyoya Dengê Gel 23 yılın ardından yayın hayatını sonlandırdı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Kasım 2025

Wan ve Mêrdîn’de 60 bin meşe palamudu toprakla buluşturuldu

Wan ve Mêrdîn’de 60 bin meşe palamudu toprakla buluşturuldu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Kasım 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır