• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Game of Miks!

25 Temmuz 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Manşet, Yaşam

Halkın deyimiyle ‘6 ay Wan’a 6 ay Allah’a bağlı’ olan Miks, açılmayan yollardan ve ağalardan, devletten bıkmış

  • Wan’ın doğal güzellikleriyle adından söz ettiren ilçesi Miks yıllardır açılmayan yolları ve ilçe halkının satranç oynamasıyla bilinse de Miks’in gerçekliği dizileri aratmayan türden; Yoksulluk, ölüm, göç, irade gaspı, ağalık sistemi…
  • Satranç, 9. gezegen olarak anılan Miks’te halk için zevkten öte 6 ay dünya ile kopan bağları sırasında donan zamanı alt etmek için başvurdukları bir yöntem. Ancak ilçe halkının tek isteği yaşadıkları sorunların görülmesi
  • Belki de Feqiyê Teyran’ın yüz yıllar önce kurduğu ‘Şahê mezin pir zordest e,Zulmê wî li ser me gelek e.Dewleta wî dê hilweşe,Xwîna me li erdê namîne’ sözleri tam da Miks halkı içindir, kim bilir!

Reyhan Hacıoğlu

Wan’ın Miks (Bahçesaray) ilçesi Sarp kayalıkları, yüksek dağları, derin vadileri ve çağlayan sularıyla yeryüzü cenneti sayılabilecek güzellikte bir ilçe. Yoğun kar yağışı nedeniyle yolların yıllardır en az 6-7 ay kapalı kaldığı ilçede, dünya ile bağlar tamamen koparken, bu zorlu koşullarda yurttaşlar vakit geçirmek için zamanın büyük bir çoğunluğunu satranç oynayarak geçiriyor.

Bu durum zamanla öyle yaygın bir hale gelir ki birçok habere ve belgesele de konu olur. Ancak romantize edilen bu duruma karşın Miks halkının yaşadıkları bambaşka. Satranç üzerine haber yapmak için gittiğimiz ilçede yollar yedi ayın ardından henüz ve kısmi olarak açılabilmişti. İlçede dolaştıkça asıl haberin bu insanların zorunluluktan dolayı oynadıkları satranç değil yaşadıkları yoksulluk, göç, ölüm, irade gaspı, inşa edilen ağalık sistemi olduğunu görüyor insan.

20 binden 11 bine…

Biz de hikâyeye buradan başlamak istedik. Wan’a yaklaşık 2 saat uzaklıkta bulunan ilçeye bağlı 19 köy bulunurken, yaşanan yoğun göçlerden dolayı 20 bine yakın olan nüfus bugün 11 bine kadar düşmüş durumda. Birçok doğal güzelliğe ve tarihi mekâna sahip olan ilçe, ceviz ve bal üretimi ile ön plana çıksa da kış koşullarından kaynaklı ağır ekonomik sorunlar var. Geçtiğimiz yıllarda esnafın büyük bir çoğunluğu kepenk kapatmak zorunda kaldı.

Yine yaşanan derin yoksulluk ve okulların uzun süre kapalı kalmasıyla bugün binlerce öğrenci eğitim hayatını yarıda bırakmış durumda. İlçenin trajik bir sorunu ise yeterli önlemlerin alınmaması ile yaşanan ölümler. Her yıl ilçe merkezi ve köylerinde, ilçenin tek içme suyu olan Miks Çayı’na birçok kişi düşerek hayatını kaybediyor.

‘9. gezegen‘ gerçekliği!

Dünya ile bağının uzun süre kopmasından kaynaklı “9. gezegen” olarak da anılan ilçede dikkat çekici bir nokta ise, devletin Kürdistan’da bir politikaya dönüştürdüğü koruculuk sisteminin yaygın olması. Yine ilçenin en önemli sorunu halkın iradesi üzerinde oynanan “Taht oyunları.” İlçede, yıllarca sağ partilerin yönetiminin ardından 2014’te BDP ve 2024’te DEM Parti’li adaylar yönetime gelirken, kısa süren bu deneyimlerin ardından belediyeye kayyım atandı.

Kayyım kadar halk iradesini ipotek eden bir diğer durum ise “köklü” aileler üzerinden inşa edilen ağalık sistemi. Bu ailelerden biri de yıllarca ANAP’ta, ardından AKP’de siyaset yürüten Orhan ailesi. Yolsuzluk ve istismar iddiaları ile dönem dönem gündeme gelen aile, en son geçtiğimiz yıl AKP Milletvekili olan Gülşen Orhan’ı eleştiren videosunun ardından “özür diletilen” bir yurttaşın videosu ile yeniden gündeme geldi.

Bugün Miks’te Orhan ailesi ve akrabalarının yaşadığı köylere “Beyler Köyü” denirken, iş makinelerine sahip olan bu “beylerin” Miks’te yolların uzun süre kapalı kalmasına rağmen bir çaba sarf etmediği iddiası ise hayli dikkat çekici.

Kasım’dan Haziran’a süren bir sessizlik

Gelin Miks’in gerçekliğini de bir onlardan dinleyelim.

İlçenin satranç serüveni için gençlerden Beytullah Görünüş’ü sohbet için satranç tahtasının başına oturtuyoruz ve o anlatıyor:

“Kasım’da yollar bir kapanıyor Nisan’a kadar, hatta bu yıl Haziran’a kadar. Haliyle kışın zaman çok, yaşlılar da kışın kahvelere gelip satrançla zaman geçiriyor. Benim de merakım öyle başladı, kışın okullar kapanınca gelip izliyorduk, öyle öğrendik.”

Birçok gencin yollardan kaynaklı göç ettiğini kendisinin de kışın Batı’ya gittiğini belirten Beytullah Görünüş, “Ekmek yoksa satranç oynayacak kimse de yok” diyerek anlatıyor bu durumu. “Bir kültür değil aslında seveni var elbette ama daha çok mecburiyetten” diyen Beytullah Görünüş, halk arasında bir söyleme dönüşen sözlerle devam ediyor; ” ‘6 ay Wan’a 6 ay Allah’a bağlı’ bir yer burası. Cennet gibi bir yer ama burada kalamıyoruz. Her yıl binlerce turist geliyor buraya. Belki iki milyon insan geldi geçen yıl bu yola rağmen ama halkı ise göç ediyor.”

Bu bir halka hakarettir

Yolların uzun süre kapalı kalmasından kaynaklı ilçenin temel sorunu ulaşım olurken, halkın hepsi bu durumu kendilerine yönelik bir zulüm politikası olarak tanımlıyor. Sohbet ettiğimiz yurttaşlardan Besra Yüzel de aynı fikirde, “Bir halka hakarettir bu. Cenazemiz var gidemiyoruz, insanlar erzak almaya gidemiyor” diyor.
Kışın en çok zorlandıkları konulardan biri de hastaları olunca herhangi bir ulaşımın olmaması. Elbette bu herkes için geçerli değil diyor Besra Yüzel, “Torpili olana helikopter geliyor hastaneye götürmek için. Miks öyle bir yer işte…” diyerek devamında ise şunları söylüyor; “Devlet bize hain. Öyle olmasa demez miydi bunca insanın yaşadığı bir şehre neden bunu yapıyoruz. Miks baskı altında yıllardır. Şimdi bunları söyledim diye başıma iş de gelebilir.”

Halkı iyi ama çaresi yok

İlçede esnaflık yapan halkın değimiyle Kibar Feyzo da (Feyzullah Kibar) “Miks’in halkı yoksul ve iyi bir halk ama yolları yok, çareleri yok. İş yok, imkân yok” diyerek, “Halkı yoksul, öncüsü de olmayınca bunları yaşıyor. İnsanlar da sağır yaşadıklarına. Oy vermese belki de bir yol, bir çare bulunur” sözlerini ekliyor.

50 yıldır ilçede esnaflık yapan yurttaşlardan Sabri Yayla da yaşanan koşullardan kaynaklı düşen nüfusa dikkat çekiyor, “Eskiden 17-18 bin olan nufüs vardı şimdi 10 bine düşmüş durumda. Talep etsek de elimizden bir şey gelmiyor. 20 senedir AKP iktidardı, yapsalardı şimdiye kadar yaparlardı. Oylarımız da hep onlara gidiyor ama yine de yapmıyorlar” diyor.

Birbirimizi tutsak böyle olmazdı

Evinin kapısında bizi misafir eden ve peynir için siyabo hazırlayan Ayten Yalvaç, yapılanlara karşı direnen kadınlardan. Onun en büyük sitemi ise Miks halkına, “Her yere çare varsa bize de olmalıydı. Bütün herkese var bir Miks’e yok. Bizim de eksikliklerimiz var tabi, birbirimizi tutsak sorunlarımızı çözeriz. Ama yan yana gelmiyoruz” diyor.

Birlik olmayınca sorunların da çözümsüz kaldığına dikkat çeken Ayten Yalvaç’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise ilçeye hâkim olan erkek tahakkümü. “Miks’te biraz erkek ağırlığı var. Bu kadınların yaşamlarına da sirayet ediyor. Aslında kadınlar güçlü ve söz kurabilir ama erkek egemen bir toplum” diyen Ayten Yalvaç, “Miks kendi halinde, bize sahip çıkan varsa olur yoksa da böyle kalır. Düşün sen çalışıyorsun başkası kazanıyor. Yandaşlar birbirini tutuyor ama biz tutmuyoruz” diyerek sitem ediyor.

Miks’in en temel sorunlarından biri ise su problemi. Su sorunu uzun yıllardır devam ettiği gibi tek içme suyu kaynağı olan ilçeden geçen çay ise birçok ölümlere yol açmış durumda.

Kardeşlik zulüm ile olmaz

“Bir gencimiz suya düşüp öldü, biz ise susuzluktan ölüyoruz. Aynı su, bir gencimizin öldüğü suyu içiyoruz…” diyen Ayten Yalvaç, yaşanan sürece de vurgu yaparak, “Kardeşlik deniyorsa ona göre davranılmalı. Kardeşlik dilden başlar, dilimizi tanımakla, kardeşlik sorunları görmekle ve çözmekle başlar. İnsanın kardeşine zulüm yapması güzel değil. Kayyımda da haksızlık yaptılar. Onlar kazandığında kimse ses etmediyse onlar da etmemelilerdi. Hakkımızı yediler ve biz hakkımızı istiyoruz” diyor.

Kimse özgür değil

Yaşadıkları zulmün keyfi bir muamele olduğunu vurgulayan yurttaşlardan Kemal Bahtiyar ise kayyımdan sonra ilçeyi terk eden yurttaşlardan. “Bizim de insan haklarına ihtiyacımız var. 2 bin insan son süreçte göç etti. Okullar boş, eskiden 100 öğrenci varsa şimdi 30’a inmiş durumda” diyor Kemal Bahtiyar.

Miks’te kimsenin adını almadığı ama kısa sürede bizim dahi hissettiğimiz adı konulmamış baskıya geliyor söz. “Burada kimse özgür olduğunu dile getiremez” diyor Kemal Bahtiyar, “Belediye tam işe başladı hemen kayyım atadılar. Buradan isteyerek gitmedim, İstanbul’u komple versen de Miks’in bir çöpüne değişmem. Buranın insanı garibandır. 20 muhtarımız gitti dertlerini anlatmaya ama kandırıp geri gönderdiler. İsteseler sorunları 6 ayda çözerler” diyor.

Miks ağaların, beylerin kalesi!

“Miks ağaların, beylerin kalesidir. Diyorlar ki Miks elimizden gitmesin neresi giderse gitsin, bu zulüm ondan” diyen Kemal Bahtiyar, “Herkesin anlaması için cümlemi Türkçe kuracağım” diyerek şu sözleri dile getiriyor:

“Türkiye Cumhuriyeti birdir Bahçesaray ayrıdır. Bahçesaray oraya bağlı değil. Onların büyükleri var. Buranın ise üzerinde yıllardır baskı var. Hatta hikâyesi bile var, derler ki; bir gün birinin oğlu okumuş, oranın ağası gelip demiş ki; ‘Sen nerde oğlunu okuttun da ben bilmiyordum’ diye… Şimdi ise Miks’in birçok çocuğu okudu ama burada değiller… Bizim birlik olmamız lazım, tek çaremiz bu. O zaman yolumuz da olur, irademizi de kimse gasp edemez.”

İlçeyi dolaştığımızı gören ve konuşmak isteyen esnaflık yapan Mehmet Görünüş de aynı sitemi dile getiriyor. “Burasının coğrafyası ve tarihi değerleri çok güzel ama yol sorunumuz var. Yapılsa dahi kalıcı değil geçici çözümler bulunuyor” diyen Mehmet Görünüş, “İstenilse yapılır ama halkın da bu konuda istekli ve duyarlı olması lazım. Ben araştırdım ve çok da zor değil bu sorunu çözmek. Demek ki birisi veya birileri engel oluyor” diye de ekliyor.

Kar yoktu toprak getirip yolu kapattılar

Kışın Hizan üzerinden Wan’a ulaşmak zorunda olduklarını ve bu yolun 6 saat sürdüğünü belirten Mehmet Görünüş, “Çığ tehlikesi var diyorlar. O tehlike bu yolda iki ise Hizan yolunda on kat” diyerek ilçe üzerinde oynanan politikalara dikkat çekiyor, “Geçen yıl kar yoktu ama yine de yollar kapalıydı, hatta toprak getirip yolları kapattılar” diyor.

Mehmet Görünüş, “Tünel istiyor insanlar bana kalsa tünele de gerek yok. Çığ tehlikesi var diyorlar ya hani; Onu da o bölgelerde patlatma yaparak aşağıya kaydırabilirler kimsenin burnu bile kanamaz. Ama bize eziyet etmek için yolları kapatıyorlar. Bizi rahat bıraksınlar sorunlarımızı çözeriz” diyor.

İnsanları korkutuyorlar

Nuray Sanga ise kısa süre önce taşınmış ilçeye. Onun da gözüne ilk çarpan Ayten Yalvaç gibi erkek egemen bir toplum inşası. Kadınların yaşamlarının çok yorucu olduğunu belirten Nuray Sanga, “Halk burada iradesini kullanamıyor. Hala çığ düşecek diye insanları korkutarak elde tutmak istiyorlar” diyor.

İlçenin turizm açısından çok güzel olduğunu ancak ilçe halkının bundan yararlanamadığını belirten Nuray Sanga gözlemlerini şöyle aktarıyor:

“Buranın halkı birlik olursa kimse onları yenemez. Kayyım atandı ve halk bastırıldı. Burada insanlar için bir şey inşa edilmemiş. Burası kırılmamış bir ceviz, insanlar kendi kabuklarında yaşıyor. Önce onu kırmamız lazım. Burada ‘büyük başlar’ var. Sorun dışardan gelenler değil aslında sorun halkın burada sorunlarına sahip çıkmaması…”

Nuray Sanga devamında ise “Buradaki ‘büyük insanlar’, insanların gerçeği görüp bilmesini istemiyorlar. İnsanlar ne acısını ne sevincini yaşayabiliyor” diyor.

Bir genç suya kapıldı

Yurttaşlardan Bayram Yadigâr ise Miks’in çağlayan derelerine alınmayan önlemleri dile getiriyor. İlçede Haziran ayında 22 yaşında bir genç suya kapılarak hayatını kaybetti. “Şehrin için de önlemler var kısmi olarak ama buralarda hiç yok” diyerek gencin hayatını kaybettiği alanı gösteren Bayram Yadigâr devamında ise şunları söylüyor; “Miks kayyım yönetiminde olduğu için kimse ilgilenmiyor. AFAD’ın elinde olan tek yer burası, bu yollar AFAD’dan alınıp Karayollarına verilmeli. Genç ölünce gelip göstermelik önlemler aldılar ama onlar da kalıcı değil ki…”

Devletleri yıkılacak elbette…

Feqiyê Teyran’ın yurdu da olan Miks’ten ayrılırken insanın aklında, devletin ve ağalık sisteminin baskısına, zorlu doğa koşullarına rağmen iradeleri için direnen insanların umutları ve Feqiyê Teyran’ın yüz yıllar önce belki de Miks halkı için kurduğu; “Şahê mezin pir zordest e, Zulmê wî li ser me gelek e.Dewleta wî dê hilweşe, Xwîna me li erdê namîne” sözleri geliyor…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Barış anlaşmasına ‘evet’ demenin ölçüsü

Sonraki Haber

Demokratik bir eşik: Entegrasyon II

Sonraki Haber

Demokratik bir eşik: Entegrasyon II

SON HABERLER

Mazlum Ebdî, Dêrazor’daki kazada yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diledi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Gruinard ve savaş günahları

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

İnançla, umutla ve kararlılıkla

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Demokratik bir eşik: Entegrasyon II

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Game of Miks!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Barış anlaşmasına ‘evet’ demenin ölçüsü

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Zübeyir Aydar: Lozan’ın Kürt halkı açısından yarattığı sonuçlar ortadan kaldırılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır