Halep’teki saldırıları değerlendiren KNK Eşbaşkanı Ahmet Karamus, ‘Bugün ulusal olarak varlık ve yokluk ile karşı karşıyayız. Kürt halkının büyük bedellerle elde ettiği kazanımları korumak için birlik olunması gerekiyor’ dedi
Geçici Şam Yönetimine bağlı silahlı grupların 6 Ocak’ta Halep’te bulunan Şêxmaqsûd ve Eşerfîyê Mahallelerine yönelik saldırıları sonucunda onlarca Kürt yaşamını yitirirken, yüzlercesi de yaralandı. Saldırıların merkezinde Türkiye’nin “eğit-donat” kapsamında silahlandırdığı Hamzad, Emşad, Sultan Murad ve Nuredin Zengi grupları yer aldı. Bu paramileter gruplar Kürt mahallelerine yönelik saldırıları gerçekleştirdiği sırada, Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler destek açıklamasında bulundu.
‘Kürt kazanımlarına yönelik tehditler sürüyor’
Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Ahmet Karamus, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Mahallelerine yönelik saldırıların çok önceden hazırlıklarının yapıldığını belirtti. Ahmet Karamus, “Bu saldırılar, Türkiye’nin planlaması, hazırlaması ve talebiyle oldu. Çünkü Kürt halkının varlığına yönelik tehditlerini açık bir şekilde sürdürüyorlar. Saldırıların sürdüğü süreçte ortaya çıkan tabloda Şam hükümeti de Türkiye’nin bu planlarının bir parçasıdır” dedi.
Kürt mahallelerine yönelik saldırıların Türkiye’nin Kürt halkına yönelik tahammülsüzlüğünün sonucu olduğunu ifade eden Ahmet Karamus, “Kürt halkının elde ettiği kazanımlar için bir tehdittir. Bunun için büyük bir katliam yapmak istediler. Bu saldırılara karşı uluslararası güçlerinde sessizliği Türkiye için cesaret oldu. Türkiye’de adım adım Kürt halkının varlığını yok etmek için saldırdı” diye konuştu.
‘Kürt partileri cılız kaldı’
Başta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) olmak üzere Kürdistan partilerin bu süreçteki tavırlarının zayıf kaldığına dikkat çeken Ahmet Karamus, “Bu saldırılara karşı Kürdistani partiler bir tavır aldılar, fakat çok cılız ve zayıf tavır aldılar. Saldırıları durduracak güçlü bir tavır ortaya koymadılar. Halep’te olan saldırılar sadece Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik tehdit değildi. Aynı zamanda bütün Rojava’ya yönelik bir tehdittir. Türkiye’nin amacı 4 parça Kürdistan’daki bütün Kürt kazanımlarını yok etmektir. Kürt varlığını ortadan kaldırmak istiyorlar. Türkiye, bu amaçları doğrultusunda açık bir şekilde açıklama yapıyor. Eğer Kürtler, kendi varlıkları, statüleri ve kazanımlarını korumak istiyorlarsa, ulusal birlik içinde 4 parça Kürdistan’da ortak ve net tavır ortaya koymalılar. Ulusal bir strateji uygulamalılar. Kürt halkının savunması için bunu yapmadıkları müddetçe, Türkiye’nin Şam hükümetinin ya da başka grupların olsun tehditleri devam edecek. Kürt halkı katliamlarla yüz yüze kalacak. Sadece basın açıklamaları yeterli değildir” şeklinde konuştu.
‘Tehdit ve saldırılar devam edecek’
Kürt halkına yönelik katliam, işgal gibi tehditlere karşı ulusal birlik içinde güçlü bir tavrın ortaya konulması gerektiğinin altını çizen Ahmet Karamus, “Çünkü bugün Rojava’da, Rojhilat’ta oluyor, yarın da Başûr Kürdistan’ında olacaktır. Kürt halkının büyük bedellerle elde ettiği bütün kazanımları korumak için birlik olunması gerekiyor. Birlik olmadığı müddetçe bu saldırı ve tehditler devam edecektir” dedi.
Tüm Kürtlere çağrıda bulunan Ahmet Karamus, “İçinden geçtiğimiz kritik süreçlerde siyasi fikir ayrılıklarını, ideolojik farklılıkları bir kenara bırakmalı ve birlik içinde olmalıyız. Halkımızın kazanımlarını korumak için ulusal birliğimizi kurmalıyız. Kürt halkının maruz kaldığı bu saldırı ve katliamları durdurmalıyız. Bugün ulusal olarak varlık ve yokluk ile karşı karşıyayız” diye konuştu.
Haber: Ömer Akın / MA








