Avrupa Parlamentosu üyesi Lukas Fourlas, Rojava’ya dönük saldırılara karşı Avrupa’nın sessizliğinin dolaylı meşruiyet yarattığını belirterek, uluslararası hukukun işletilmesi ve sivillerin korunması çağrısı yaptı
Kıbrıslı siyasetçi ve Avrupa Parlamentosu üyesi Lukas Fourlas, Rojava’ya yönelik saldırılar ve bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fourlas, bölgedeki demokratik kazanımların korunmasının, uluslararası hukukun uygulanmasının ve şiddet yanlısı grupların etkisinin önlenmesinin hayati önemde olduğunu vurguladı.
Rojava’ya dönük saldırılar ve Avrupa’nın tutumuna dair konuşan Fourlas, Kıbrıslı bir siyasetçi olarak herhangi bir askeri müdahaleyi ve egemenlik ihlalini görmezden gelemeyeceğini belirtti. Uluslararası hukuka saygı, sivillerin korunması ve Birleşmiş Milletler çatısı altında siyasi çözümün esas alınması gerektiğini ifade eden Fourlas, Avrupa’nın sessizliğinin saldırılara dolaylı meşruiyet sağladığını söyledi. Fourlas, hedefin zaten kırılgan olan bölgenin daha da istikrarsızlaştırılması değil, kalıcı istikrarın sağlanması olması gerektiğinin altını çizdi.
Bölgede faaliyet yürüten şiddet yanlısı ve aşırılıkçı gruplara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fourlas, bu unsurların güç kazanmasından derin kaygı duyduğunu dile getirdi. Uluslararası aktörlerin Rojava’ya karşı cihatçı ve şiddet yanlısı gruplara dolaylı ya da doğrudan destek vermesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Fourlas, Avrupa’nın geçmişte terörden ağır bedeller ödediğini hatırlattı. Güvenlik ile insan haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını vurgulayan Fourlas, IŞİD ve tüm terör örgütlerine karşı mücadelenin sürdürülmesi ve uluslararası hukukun korunmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Avrupa’nın Rojava ve genel olarak bölgeye yaklaşımını da eleştiren Fourlas, Kıbrıs deneyiminin seçici duyarlılığın ne denli tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini açık biçimde gösterdiğini söyledi. Avrupa politikalarında zaman zaman iki ölçü ve iki standart uygulandığını belirten Fourlas, ilke temelli ve tutarlı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini kaydetti.
Rojava’daki demokratik modeller ve bölge yönetimine ilişkin görüşlerini de paylaşan Fourlas, demokrasi ve insan haklarını teşvik eden her fikir ve girişime saygı duyduğunu belirtti. Suriye’de Birleşmiş Milletler çatısı altında kapsamlı bir siyasi çözümün hayata geçirilmesinin, Rojava’daki demokratik modelin kurumsal meşruiyet kazanmasının tek yolu olduğunu vurguladı.
Rojava’ya destek mekanizmalarına ilişkin olarak ise Fourlas, yaptırımların bir amaç değil araç olduğunu ifade etti. Önceliğin gerilimin düşürülmesi, insani yardımların artırılması ve diplomatik girişimlerin güçlendirilmesi olması gerektiğini belirten Fourlas, Kıbrıs deneyiminin istikrarın ancak uluslararası meşruiyet ve siyasi diyalog yoluyla sağlanabileceğini ortaya koyduğunu söyledi.
Kaynak: ANF









