Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını takdir etmekte ve bu önderliğe sahip çıkmaktadırlar
Dr. Hayri Hazargöl
8 Mart’ta dünyanın her yerinde emekçi kadınlar günü kutlandı. Bu 8 Mart büyük coşkuyla kutlandı ve anlamlıydı. Savaşların arttığı günümüzde kadınlar özgürlük ve demokrasiyi haykırırken savaşa da yüksek sesle hayır dediler. Savaşların erkek egemenlikli sistemden kaynaklandığını vurguladılar. Kadınların özgür olduğu bir dünyada savaşların da son bulacağını 8 Mart meydanları ortaya koydu.
Kadınlar köleliğin derin bilincine vararak özgürlük mücadelesine atılmış bulunuyorlar. Köleliğin derin bilincine varanlar radikal bir özgürlük mücadelesini de verirler. Bugün de kadınlar özgürlük ve demokrasi mücadelesinin önünde yürüyorlar. 21. yüzyılı kadın özgürlük yılı yapacaklarını bugünden ilan etmiş bulunuyorlar.
Kürt Halk Önderi 1998 8 Mart’ında kadın kurtuluş ideolojisini açıklamıştı. O günden bugüne de kadın özgürlük ideolojisini ve teorisini derinleştirdi ve kapsamlılaştırdı. İmralı’da en son yayınlanan Demokratik Toplum Manifestosu’nda kadın özgürlük sorununun tarihsel toplum içinde nasıl karmaşık hale geldiğini kapsamlı biçimde ortaya koymuştur. Bu 8 Mart’ta da kadın sorununu nasıl ele aldığını bir bildirge ile kamuoyuna sunmuştur. Kadınlar bu bildirgeyi coşkuyla karşılamış ve Kürt halk önderliğinin özgürlüğü için mücadele edeceklerini haykırmışlardır. Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını takdir etmekte ve bu önderliğe sahip çıkmaktadırlar.
Şu açıktır ki, kadınlar 21. yüzyılın en devrimci toplumsal kesimi olacaklarını her gün daha fazla gösteriyorlar. Sosyalizm mücadelesinin öncüsü ve yaratıcısı da kadınlar olacaktır. Çünkü en fazla sömürülen ve baskı altında tutulan toplumsal kesim kadınlardır. Hem de en derin kölelik ve sömürü içinde tutulmaktalar. Bu nedenle sadece bazı sosyal haklar ve reform istemiyorlar; tam özgürlük ve tam demokrasi esas amaçlarıdır. Bu açıdan talepleri de en devrimci talepler olmaktadır.
Belki kadın hareketleri feminizm ile kadın hakları için mücadele ederken, bazı haklar talep ederken bugün esas olarak özgürlük ve demokrasi istiyorlar. Çünkü özgürlük ve demokrasi olmadan, kadın özgürlüğü sağlanmadan hiçbir hak ve hukukun kadınların statüsünü değiştiremeyeceğini görmüşlerdir. Bu nedenle sloganları kadınların özgürlüğü üzerinedir. Bunun somut ifadesi de ‘dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa’ demeleridir. Gerçekten de kadınlar özgür olursa dünya yerinden oynayacak! İnsanlık tarihinin en büyük değişimi yaşanacaktır. Kadınlar özgür olduğunda dünyadaki tüm kötülükler son bulacaktır. Çünkü tüm kötülükler kadınlar üzerindeki erkek egemenliğiyle ortaya çıkmıştır. Bu açıdan kadınlar kötülüğü yaratan erkek egemenliğini yıkarak yalnız kadınların değil, tüm insanlığın kurtuluşunu sağlayacaktır. Bu açıdan 8 Mart aynı zamanda tüm insanlığın, dolayısıyla erkeklerin kurtuluş günüdür.
Kadınlar üzerindeki erkek egemenliğinin ne anlama geldiğini, ne sonuçlar yarattığını sadece kadınlar değil, erkekler de öğrenmelidir. Çünkü erkekler de erkek egemenliğinin köleleri haline gelmiştir. Hatta en çirkin köleler erkeklerdir. Erkeklerin adaletini ve vicdanını yok etmiş, her türlü kire bulaştırmıştır. Çünkü tüm kirleri yaratan erkek egemenlikli sistemdir. Bu sistem her gün kirli ve köle erkekliği üretiyor. Hangi erkek böyle yaşamayı ister! Erkekler kendi kölelik ve kirli halinin nasıl olduğunu öğrendiklerinde kendilerinden utanırlar. Kadınların utanacağı bir şey yoktur. Ama erkeklerin utanacağı çok şey vardır. Bu açıdan erkekler kadınların özgürlük mücadelesinin yanında ve içinde olmalıdır. Bunun için de ilk önce kendi zihniyetlerini değiştirmelidirler. Kendilerini kirleten erkek egemenlikli zihniyetten ve egemenlik kompleksten kurtarmalıdırlar. Hiçbir erkek kendini temiz sanmasın. Tüm erkeklerde egemenlik kompleksi vardır. Bunu yaşamın her anında kadınlar karşısında göstermektedirler.
Kadınların özgürlük mücadelesine herkes saygı göstermelidir. Hepimizi kurtuluşa götürme mücadelesi veriyor demelidirler. Bu denildiğinde herkesin dünyaya bakışı değişecek; dünyaya hep pozitif bakılacaktır. Geleceğe umutla bakılacaktır…









