• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Mart 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Kimdir bu yaşamı öldüren kastik katil?

10 Mart 2026 Salı - 15:20
Kategori: Editörün Seçtikleri, Kadın

Kimdir bu yaşamı öldüren kastik katil? Kastik katili tanımlamadan önce kastik katilin kök hücrelerine inmek gerekir

Nedir bu kastik katil dediğimiz şey? Abdullah Öcalan’nun “Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu”nda yer alan “kastik katil”in tanımlamasını ele alırken, “kastik” kelimesinin hem kimyadaki tanımlaması hem de Hindistan’daki kast sistemini incelememiz, kastik katili tanımamıza ön açıcı olacaktır.

“Kastik” kelimesi köken itibarıyla “yakıcı, aşındırıcı, yok edici, içten çürütücü” anlamlarına gelir. Kimyasal dünyada bu etki, yavaş ama kesin bir çözülmeyi ifade eder; görünüşte sağlam olan yapılar, içten içe çürümeye başlar. Fakat bu kavram bugün yalnızca maddesel bir süreci değil, tüm insanlık gerçekliğini tarif etmek için de derin bir metafordur.

Toplumda içten çürüme, yok edici düzen

Kastik katili ele alırken Hindistan tarihinde yer edinen “kast sisteminin” toplumu nasıl toplumsallıktan çıkardığını, tabakalaştırdığını, tanrılar yaratarak hiyerarşinin merdivenlerini oluşturan bir sistemi ortaya çıkardığını görmek mümkündür. Nasıl ki kastik kelimesi kimyasal anlamda aşındırmayı, yok etmeyi ve içten çürümeyi ifade ediyorsa, Hindistan’daki kast sistemi incelendiğinde “kastik katil” metaforu daha iyi anlaşılacaktır.

Kast sistemi dokunulmaz olanı, erişilmez ve sorgulanmaz bir otorite olarak kendini her zaman üstün kılmaktadır. Kast sistemi hiyerarşiyi toplumun her zerresine bulaştırmış ve toplumun da bunu kanıksamasına neden olmuştur. Şiddet tekeli oluşturularak toplumsal anacıl değerlere karşı başlatılan bir saldırı sisteminin sistematikleşmesi halidir.

Hiyerarşi olgusu gereği kendinden olmayanı yok sayma, olağan dışı görme, bununla yetinmeyip öldürme, varlığını tanımama; sadece maddi anlamda değil, manevi olarak da toplumsal değerleri katletmeye varan bir gerçekliği beraberinde getirir. Yani “kastik katil” bir kişiyi değil, sınıflı, erkek egemen, devlet merkezli uygarlık sisteminin tarih boyunca yürüttüğü yok edici düzeni ifade eder.

Kastik katil: Toplumsal hafızaya vurulan darbe

“Kastik katil” bir zihniyet sistemidir, bir hiyerarşidir. Bilinci de sömürgeleştirmeye çalışarak; iradenin gasp edilmesiyle toplumu içten içe yok etmek isteyen bir olgudur.

Bu yok etmeyi bazen sosyal medya mecralarında, bazen okul sıralarında, bazen izlediğimiz dizi ve filmlerde, bazen yanından geçtiğimiz reklam panolarında, bazen de rastgele atılan bir bakışta görürüz.

Kısaca genel bir tanımlama gerekirse “kastik katil”; sadece fiziksel öldürmeyi değil; kimlik, cinsiyet, kültür, inanç, bilgi ve toplumsal hafızanın yok edilmesini anlatan bir kavramsallaştırmadır.

Kastik katil toplumun her hücresinde kök salarak anacıl toplumun köklerini kemiren ve kemirdiğini kendine ganimet sayarak bunun üzerinden kendini var eden sistemin kendisidir.

Kastik katil, anacıl toplumun bastırılmasından beri örgütlü olarak varlığını sürdüren, kültürel ve biyolojik soykırım araçlarını bir arada kullanan sistematik bir güçtür. Neolitikten günümüze, kadının emeğini, bedenini ve iradesini denetim altına almak için hem maddi hem de sembolik şiddeti üretir.

Bu tarihsel örgütlü suç belli bir tarihsel evre ile ortaya çıkıp günümüze kadar kendini taşımıştır. Tarihin ilk faili olarak kastik katil; sadece kadın karşıtı değil, toplum karşıtı ve doğa karşıtı olarak örgütlenen elit bir yapıdır.

Elit karakteri onun azınlık bir güç olarak inşa edilen tanrısal gücünden, dokunulmazlığından ve sorgulanamaz etki alanından gelir. En vahşi yöntemlerle korkutarak, öldürerek, köleleştirerek varlığını sürdürür.

Kadın doğasına karşı kastik örgütlenmesi: Erkek avcı kulübü

Kastik katilin tarihsel boyutuna baktığımızda, kastik katil Neolitik devrim denilen süreçte erkek avcı kulübü olarak ortaya çıkar. Bu yapı kadını köleleştirip, kadın doğasına dayalı toplumsal doğaya karşı savaş açarak saldırıya geçer. Yani Neolitik dediğimiz süreç, bu avcı erkek kulübünün topluma karşı saldırısı ile gerçekleşmiştir. Neolitik devrim denilen süreç sadece büyük bir toplumsal devrimin değil, aynı zamanda karşı devrimin de geliştiği dönemin kendisi olmaktadır.

Neolitik devrime dair ayırt edici tanımlama da burada ortaya çıkar: yerleşik yaşam gönüllü ve ilerici bir tercih değil, baskı ve zorunlulukla gerçekleşen bir süreçtir.

Cinsiyet ayrımına dayalı kadının ve onun şahsında bir toplumun kapatılmasını anlatan bir süreçtir. Bu süreç gönüllü olmaktan ziyade kastik yapının zoru ve şiddeti ile dayatılmış bir düzenin sonucu gelişir. Yerleşik yaşamın en büyük sosyolojik kırılması da kadının köleleştirilmesi olmuştur.  Kastik yapının köleleştirici ve şiddeti etkin kullanması ile ortaya çıkan bu süreç aynı zamanda şiddete dayalı elit kast ile komünaliteye dayalı toplum arasındaki mücadelenin tarihlenmesi sürecidir.

Kastik yapının çıkış yeri: Göbeklitepe

Kastik yapının çıkış yeri olarak Göbeklitepe’yi tanımlayan Abdullah Öcalan, sınıfın, kentin ve devletin ilk biçim kaynağı olarak da bu grubu gösterir. Göbeklitepe, ilk köleleştirmenin; kadın ve çocukların üretime koşturulmasının, erkeklerin zorla tapınak yapımında kullanılmasının da mekânı olur. Burada yaşanan şey “avcı kast devrimi” ya da “karşı devrim” olur.

Kastik yapı gerçekleştirdiği karşı devrimi sürekli kılmak için kutsalı araçsallaştırır. Kutsallaştırılmış erkek, kutsal tanrı olmadan da bunu gerçekleştiremez. Kast bu nedenle dokunulmaz olanı, erişilmez ve sorgulanmaz bir otorite olarak kendini ayırt edici kılar. Kendisi ile kölesi arasında kullaştıran bir tanrısal bağ kurar.

Köle ve sahip düşüncesini geliştirir. O nedenle Abdullah Öcalan “Göbeklitepe, kulluk ve tanrısallık zihniyetinin kaynağıdır” der.

Kastik katilin tanrısallaştığı ve bu tanrısallığı kullanarak köleleşmenin; tanrı–kul, köle–efendi ikileminin ortaya çıktığı zihniyetin kendisi aslında iktidarlaşmanın ve eril zihniyetin formlaşmış biçimidir.

Formlaşmış kastik katil: Ortaçağ ve kapitalist sistem

Göbeklitepe’den önce ve sonra olarak kastik katilin formlaştığı dönemlerin başında Ortaçağ karanlığı gelmektedir. Ortaçağ’da toplumun kolektif aklı olan bilge kadınlara yönelik kastik katil, cadı avları adı altında kadının bilgi ve iradesine sistematik bir saldırı gerçekleştirmiş ve on binlerce kadın katledilmiştir.

Kadın şifacılar, ebeler ve bilge kadınlar “tehdit” ilan edilerek yakılmış ve cezalandırılmıştır. Bu süreç sadece dini bir histeri değil; yeni doğan kapitalist düzenin kadın emeğini ve bedenini tamamen kontrol altına alma operasyonudur.

Kadının doğa ile kurduğu etkileşim kapitalist sistem içine kırımla entegre edilmiştir. Modern bilimin ataerkil kodlarla inşa edilmesi, doğanın metalaştırılması ve kadın bilgisinin suç haline getirilmesi bu dönemde kurumsallaşmıştır. Ortaçağ’da yaşananlar, kadın bilgesinin yok edilmesi üzerinden yürütülen bir toplum mühendisliğidir.

Kastik katilin güncellenmiş hali: Epstein belgeleri

Kapitalist sistemle birlikte Ortaçağ’dan günümüze kadar bilge kadına, bilge topluma ve bilge doğaya karşı kastik sistem insanlığın bütün hücrelerinde varlığını sürdürmektedir.

Kastik katil sadece kişiler şahsında değil, sosyolojik bir çürümenin ortaya çıkışını da temsil etmektedir.

Son dönemlerde ortaya çıkan Epstein belgeleri, kastik katil gruplarının toplumu içten içe nasıl çürüttüğünü ve yamyamlaşan bir toplumun altyapısını nasıl oluşturduklarını göz önüne sermektedir.

Bu belgeler kastik katilin toplumun bütün tabakalarına nasıl sızdığını göstermektedir. Yani kastik katil bir kişi değildir. Ne yalnız bir yöneticidir, ne sadece bir sistem, ne de yalnızca bir ideolojidir.

O; tüm bunların arkasına saklanan, onları şekillendiren ve yön veren zihinsel ve duygusal bir çarpıklığın sistemidir.

Vahşileşen kapitalist sisteme karşı Abdullah Öcalan’ın demokratik komünal toplum paradigması, kastik katillere karşı hayati bir alternatif olarak ortaya çıkmaktadır. Sistemin çürümüşlüğüne karşı demokratik komünal toplum paradigması, kastik sistemin ölümünü beraberinde getirecek bir toplumsal yaşamın imkânını sunmaktadır.

Nesrin Kılıç / Mexmûr Jineoloji Komite Üyesi

Kaynak: NûJINHA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rojhilat partilerinin kamplarına drone saldırısı

Sonraki Haber

Hayri Konar’ın annesi Zeynep Konar son yolculuğuna uğurlandı

Sonraki Haber

Hayri Konar’ın annesi Zeynep Konar son yolculuğuna uğurlandı

SON HABERLER

DSG komutanı Sipan Hemo, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

ABD Savunma Bakanı: Bugün İran’a saldırılarımızın en yoğun günü olacak

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Irak’ta uçuş yasağı 72 saat daha uzatıldı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Serhed’de Newroz’un ilk ateşi Bazîd’de yakılacak

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

İBB davasında ikinci celse sona erdi: İktidarı değiştirecek partinin adayıyım

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Meclis İran gündemiyle toplandı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

3’ü polis 8 kişi uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır