• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Mart 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

16 Mart 1988: Uçak sesi duyunca hala titriyorum, o gün hiç bitmedi

16 Mart 2026 Pazartesi - 09:51
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ortadoğu

Kimyasal gazla gerçekleştirilen Halepçe Katliamında kurtulanlardan Kalswme Huseyn, saldırının izlerini aradan geçen 38 yıla rağmen hala taşıyor. Kalswme Huseyn, ‘Hala uçak sesleri duyduğumda vücudum titriyor, o gün hiç bitmedi’ dedi

Sis, gaz ve çığlıkların birbirine karıştığı bir sabah… Federe Kürdistan’ın sınır kentlerinden biri olan Halepçe’de zaman, 16 Mart 1988’de adeta dondu. O gün gökyüzünden düşen bombalar sadece bir şehri değil, binlerce hayatı da sessizliğe gömdü. Halepçe Katliamı olarak tarihe geçen saldırıda, Irak rejiminin attığı kimyasal gazlar birkaç saat içinde sokakları açık bir mezarlığa çevirdi. İran sınırındaki Halepçe’de düzenlenen kimyasal saldırıda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 3 bin 200 ile 5 bin arasında sivil hayatını kaybetti. 10 bin kişi de yaralandı. Bu saldırı, sivillerin yaşadığı bir yerleşim alanına yönelik tarihin en büyük kimyasal saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti.

Şu an 52 yaşında olan ve 14 yaşındayken katliamdan ailesiyle bir caminin bodrumuna sığınarak kurtulan Kalswme Huseyn, yaşanan katliamı “O gün hiç bitmedi” sözleriyle anlatıyor. Aşiretinden, akrabalarından, ailesinden, tanıdıklarından yüzlerce kişiyi kaybeden Kalswme Huseyn, bugün hala Halepçe’de yaşıyor. Kalswme Huseyn, en küçük bir seste irkildiğini, bazen uyuyamadığını ve bütün vücudunun titrediğini söylüyor.

Katliama 14 yaşında tanıklık

Halepçe katliamı yaşandığında daha çocuk olduğunu belirten Kalswme Huseyn, “Halepçe Katliamı olduğunda ben 14 yaşındaydım. Annem ve ağabeyimle birlikteydim. Katliamda teyzem ve onun çocukları hayatını kaybetti. Ayrıca ailemden 5 kişi daha yaşamını yitirdi. Katliamdan önce her gün İran tarafından top atışları oluyordu. O gece Beraat gecesiydi. Top atışlarının artması üzerine annem kalkıp ağabeyimin evine gitti ve onu uykudan kaldırdı. Annem ağabeyime, ‘Uyan, Halepçe’nin dört tarafı bombalanıyor, bu nedir?’ dedi. Ağabeyim de anneme, ‘İran saldırıyor’ dedi. Biz de kalkıp bir caminin bodrumuna gittik. Orada saklandık. O zamanlar bahar mevsimiydi; her yer çiçeklerle süslenmişti. Halepçe çok güzel bir manzaraya sahipti. Ama daha sonra her yer toza dumana büründü. O görüntü hâlâ hafızamda” ifadelerini kullandı.

‘Sabah herkes feryat ediyordu’

Katliam günlerinde yaşadıklarını anlatan Kalswme Huseyn, sabah saatlerinde Halepçe’den çıktıklarını ve dağlık bir bölgeye ulaştıklarını söyledi. Orada birçok insanın toplanıp saklandığını belirten Kalswme, “Sabah saatlerinde dağlık bir yere ulaştık. Orada herkesin toplandığını, oturup saklandığını gördük. Sabah olmuştu ve herkes birlikte feryat ediyordu. Kimyasal gazdan korunmak için yüzlerimizi kapatmıştık. Kalın kıyafetleri üst üste giymiştik. Çocukların yüzleri de kapatılmıştı; anneler onları kollarının altına alıp saklıyordu” dedi.

‘Gökten mavi yağmur yağıyordu’

Üç gün boyunca aralıksız yağmur yağdığını söyleyen Kalswme Huseyn, “Üç gün boyunca aralıksız yağmur yağdı. Biz henüz umutsuzluk içinde değildik, ama yaşlılar ‘Mavi yağmur geliyor’ diyordu. Onların yaşı büyüktü ve bunun normal bir yağmur olmadığını anlıyorlardı; sanki bir haber gibiydi. Onlar biliyordu ki Irak, bir yere saldırdığında yağmur yağardı. Ama diğer insanlar bunu pek bilmiyordu. Başımıza geleceklerden kimsenin haberi yoktu” diye konuştu.

Şirvan köyüne yaklaştıklarında Irak ordusunun top atışı yaptığını gördüklerini söyleyen Kalswme Huseyn, “Irak askerleri ilerleyemiyordu, bu yüzden kimse şehre giremesin diye her taraftan bombardıman yapıyorlardı. Irak, Halepçe’yi kaybettiğini anlamıştı ve orayı tamamen yok etmek istiyordu. Sabah Hewraman tarafına gitmek için hazırlık yaptık. Ancak tam o sırada uçakların tekrar geldiğini gördük. Tam o anda uçaklar tekrar geldi ve bombardıman başladı. O an ve o yaralar bugün bile kalbimde ilk günkü gibi duruyor” diye belirtti.

‘Çocuklar korkudan ağlıyordu’

Bombardıman sırasında yaşanan korkuyu anlatan Kalswme Huseyn, “Bombaları gördükten sonra aileler çocukların etrafında toplandı. Kalbimize büyük bir korku düşmüştü. Her yer sarsılıyordu. İnsanlar kendilerini kurtarmak için bir taraflara kaçıyorlardı. Artık Halepçe’ye gidemezdik ve bu yüzden bizim için en güvenli yer dağlar olmuştu. Biz de yönümüzü dağlara verdik. Zorlu kaçış sırasında uçakların sürekli tepelerinde dolaştığını ifade eden Kalswme, “Her an uçaklar tepemizdeydi, sesleri hiç kesilmiyordu. Çocuklar korkudan ağlıyordu ve artık yürüyemiyorlardı. O kaos ve yağmur içinde durum gittikçe kötüleşiyordu. Ama yine de bombalardan kurtulmaya çalışıyorduk” şeklinde konuştu.

Halepçe’ye dönüş

Halepçe’ye döndükten sonra yaşananları anlatan Kalswme Huseyn, “1991 yılında tekrar Halepçe’ye döndük. Fakat döndükten sonra da birçok kişi hayatını kaybetti. Çünkü her yer kimyasal maddelerle kirlenmişti. İnsanlar kendi topraklarına ve bahçelerine gidiyordu, ama toprağın zehirli olduğunu bilmiyorlardı. Bu yüzden çok sayıda kişi öldü” dedi.

‘Belgeler yok edildi’

Böylesine büyük bir katliamdan sonra bile Halepçe’nin korunmadığını savunan Kalswme Huseyn, devletin bugün bile Halepçe’ye karşı samimi davranmadığını söyledi. Kalswme Huseyn, “BAAS güçlerinin kimyasal silah kullandığını gösteren birçok belge yok edildi. Pek çok belge kayboldu. Bu yüzden BAAS Partisi yargılanmadı. Halepçe için ciddi bir hizmet de yapılmadı. İnsan ne yaparsa yapsın, bu kadar büyük bir felaket unutulmaz. Halepçelilerin kalbi hala acıyor” ifadelerini kullandı.

‘Türkiye neden Halepçe’de okul açıyor?’

Halepçe’den sonra saldırıların devam ettiğini belirten Kalswme Huseyn, şöyle devam etti: “Bazen insan ‘Keşke sadece Halepçe olsaydı’ diyor. Ama ne yazık ki Halepçe’den sonra da Kürt halkı 9 gün boyunca bombardıman altında kaldı. Kürdistan’ın dört bir yanında bombardıman ve kimyasal saldırılar devam etti. Halepçe büyük bir soykırımın başlangıcı oldu. Bugün Halepçe üzerinde başka bir tehlike daha var. Artık sadece askeri düşmanlık değil, okullar aracılığıyla da bir etki oluşturuluyor. Türkiye devleti Halepçe’de okullar açıyor. Sormak gerekir, Türkiye hükümeti neden Halepçe’de okul açıyor? Bugün Halepçe’nin çocukları Türkçe konuşuyor. Halepçe Kürtlerin kimliğidir; bizim direnişimizin sembolüdür. Kürtler kendi kimliklerine sahip çıkmalı ve bu tarihî yaranın başka kültürlerin etkisi altında kaybolmasına izin vermemelidir.”

Katliamın uzun süre “Irak’ta oldu” şeklinde anlatıldığını belirten Kalswme Huseyn, “Bu katliam olduğunda ‘Irak’ta oldu’ dediler. Oysa burası Kürdistan’dı ve katledilen insanlar da Kürt’tü. Artık Kürtleri inkar edemezler. Kürtler her yerde var” diye belirtti.

Halepçe Katliamının bir soykırım olarak tanındığını hatırlatan Kalswme Huseyn, buna rağmen bugüne kadar Halepçe halkı ve kurbanlar için ciddi adımlar atılmadığını söyledi. Kalswme, “Evet, Halepçe Katliamı bir soykırım olarak tanındı, fakat bugüne kadar Halepçe halkı ve kurbanlar için ciddi bir şey yapılmadı. Halepçe Katliamı unutulmamalıdır. Enfal’i ve Halepçe gibi katliamları unutmamalıyız” diye konuştu.

Benzer şekilde Efrîn, Rojava ve Serdeşt’in de unutulmaması gerektiğini belirten Kalswme Huseyn, mücadelenin büyütülmesi gerektiğini söyledi. Kalswme Huseyn, “Aynı şekilde Efrîn’i, Rojava’yı ve Serdeşt’i de unutmamalıyız. Bu bilinçle mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor. Verdiğimiz her mücadeleyle uluslararası güçleri de utandırmalıyız; neden uluslararası alanda görünmediğimizi sorgulamalıyız. Bir olmalı ve var olma mücadelemizi büyütmeliyiz” dedi.

‘Savaş uçakları hala tepemizde’

Halepçe’nin İran sınırında bulunduğunu belirten Kalswme Huseyn, bugün de bölgenin benzer tehditlerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kalswme Huseyn, “Bugün de yine aynı tür bir tehditle karşı karşıyayız. Çünkü her gün Amerikan, İsrail ve İran savaş uçakları gökyüzünde uçuyor. Bu uçakların sesi halk üzerinde çok kötü bir etki bırakıyor. Sadece benim ailemden 150 kişi hayatını kaybetti. Hala bir ses duyduğumda irkiliyorum. Böyle bir ses geldiğinde bütün vücudum titriyor. Bu benim elimde değil. Bu korku hala geçmedi” diye ekledi.

Haber: Zeynep Durgut / MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Ressam Parya Ghaderi: İran’da halkın talebi insanca yaşamak

Sonraki Haber

DOĞUSİFED Başkanı: Sürecin başarısı ekonomiyi güçlendirir

Sonraki Haber

DOĞUSİFED Başkanı: Sürecin başarısı ekonomiyi güçlendirir

SON HABERLER

İBB davasında 5’inci gün: Duruşma başlamadan ertelendi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Jandarma ‘çatışma ortasında kaldı’ demişti: AYM’den ihlal kararı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Kreşteki çocuklara şiddet: Faillere hapis cezası

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

YJK-E ve KON-MED: Newroz’un özgürlük ateşini birlikte büyütelim

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Ankara, Konya ve Eskişehir’in Newroz programı belli oldu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

İran’da savaş 17’nci gününde: Halklara ortak hareket etme çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

İranlı yönetmen Mojgan İlanlu gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır