Tarım ve Orman Kanunu’nda değişiklik tasarısı komisyonda görüşülüyor. Kanun tasarısında sermayeye karbon kredisi için ormanlar devredilmek istenirken, AB’ye ihraç edilen ürünler için uygulanan karbon vergisinin yükü ormanlara ve meralara yükleniyor
Tarım ve Orman Kanunu’nda değişiklik içeren 29 maddelik torba yasa teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinde, devlet ormanı sınırlarında kalan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülklerdeki tapu kayıtları geçerli kabul edilecek. Bu yolla ormanlık alanlarda inşa edilmiş olan oteller, villalar vd. işgallere af getirilip yasal anlamda tapulandırılacak. Torba yasa ile ormanların karbon yutakları olduğu belirtilirken karbon ticaretine konu edilmesi için ormanların sermayeye devrinin amaçlandığı ortaya çıkıyor.
Sermayeye karbon kredi!
Meclis komisyonunda başlayan toplantıda, AKP milletvekili Vahit Kirişci, “Teklifin, bir anlamda tarım politikalarının güncellenmesi ve ‘ihtiyaçlara’ göre yeniden şekillendirilmesi amacını taşıyor” dedi. AKP Milletvekili Adem Korkmaz ise teklifin, karşılaşılan sorunlara çözümler üretmek amacıyla hazırlandığını söyledi. Korkmaz, orman kadastrosu ile tapu kadastrosu arasındaki çekişmelerden kaynaklı sorunların çözüleceğini belirtti. Konuşmalarda, iklim değişikliğiyle mücadele iddiasıyla ormanların özelleştirilme sürecine bağlandığı açığa çıktı. Korkmaz, “Karbon yutak ormanları düzenlemesiyle sera gazı tutum kapasitesini artıracak yeni model getiriliyor. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu karbon kredilerini kendi kaynaklarımızdan karşılayacak altyapının inşası gerekiyor” sözleri dikkat çekici.
Ek maddelerin sonuçları ağır
Türkiye Ormancılar Derneği’nden (TOD) yapılan açıklamada, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifindeki düzenlemelerin 129 bin hektar orman kaybına yol açabileceği belirtilerek, “TBMM’deki tüm milletvekillerini, sivil toplum kuruluşlarını, bilim insanlarını, doğaya duyarlı tüm yurttaşları; bu teklifin ormanlarımızı yok edecek maddelerine karşı durmaya çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, özellikle 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenmesi öngörülen Ek Madde 21, 22 ve 23’e işaret edilerek, söz konusu düzenlemelerin yalnızca ormancılık değil; su kaynakları, iklim, tarım ve yaşam kalitesi açısından da ciddi sonuçlar doğuracağı vurgulandı.
Ormanlar şirketlere!
“Karbon yutak ormanı” adı altında yapılmak istenen düzenlemeyle mevcut ormanların özel sektöre tahsisinin önünün açıldığı ifade edilen açıklamada, bunun “hazır ormanların düşük bedellerle şirketlere devri” anlamına geldiği belirtildi. Teklifte yer alan bir diğer düzenlemeye ilişkin kesinleşmiş orman kadastrosunun yok sayılmasının öngörüldüğü ifade edilen açıklamada, bu kapsamda yaklaşık 129 bin hektar orman alanının kaybedilebileceği, bunun “Türkiye ormancılık tarihinde eşi görülmemiş bir geri gidiş” olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, yeniden 2/B uygulamasının önünü açan düzenlemeyle geçmiş kadastro çalışmalarının ve yargı kararlarının işlevsiz hale getirileceği belirtildi.
TOD’dan mücadele çağrısı
Açıklamada, “Türkiye Ormancılar Derneği olarak açıkça ifade ediyoruz ki bu maddeler ormanlarımızı korumak değil, orman alanlarını sermayeye devretmek amacı taşımaktadır. Teklif; hukuki güvenliği, kamu yararını, ekosistem bütünlüğünü ve anayasal korumayı ortadan kaldırmaktadır. Ormanlarımızın geleceği, kısa vadeli ekonomik çıkarların konusu yapılamaz. Ormanlar hepimizindir. Ormanlar suyumuzdur, nefesimizdir, iklimimizdir, yaşam güvencemizdir. Bu nedenle TBMM’deki tüm milletvekillerini, sivil toplum kuruluşlarını, bilim insanlarını, doğaya duyarlı tüm yurttaşları; bu teklifin ormanlarımızı yok edecek maddelerine karşı durmaya çağırıyoruz” denildi.
ETS ve Karbon ticareti
Avrupa Birliği’ne (AB) demir-çelik, alüminyum, çimento ve diğer ağır sanayi ürünlerinin ithalatında 1 Ocak’tan itibaren üretim sırasında ortaya çıkan CO₂ emisyonları için ödeme yapılmaya başlayacak. Üretilen ürünlerde gömülü CO₂ emisyonlarına karşılık gelen CBAM sertifikaları satın alınaması zorunda olacak. Sertifikaların fiyatı, AB karbon piyasasına paralel şekilde, ton başına yaklaşık 70–100 euro seviyesinde olacak. AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda ve ihraç edilen malların önemli bir kısmı Avrupa pazarına gidiyor. Trade International verilerine göre, 2024’te Türkiye’nin ihraç ettiği malların yaklaşık yüzde 41’i AB ülkelerine yapılırken, ormanların bu bağlamda sermayeye devredilmek istenmesi manidar bir durum.
Meralar GES’lerle işgal edildi
Diğer yandan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ile temiz ve kirli hava sermaye için değişim sürecine bağlanmış durumda. Küresel ısınmayı çözmek adına yürürlüğe sokulan ‘Net Sıfır Emisyon’ hedefi, kapitalizmin yenidünya düzeni kapsamında ortaya koyduğu politikaların kilometre taşlarından biri olarak öne çıkıyor. İsdemir, Erdemir ve Kardemir gibi karbon vergisine tabi olan şirketler bulundukları bölgede büyük bir karbon kirliliğine yol açarken, Amed, Şirnex, Wan, Dersim ve Mêrdîn’de büyük teşvikler ve bedava tarım arazileri ve özellikle meralar tahsis edilerek kurmaya başladıkları GES’ler genişlemeye devam ediyor. Şirketler ‘Net Sıfır Emisyon’u bağlamında AB ile yapacakları ticarette karbon vergisinden kurtularak GES’ler üzerinden de kârlarına kâr katması sağlanıyor.
EKOLOJİ SERVİSİ









