• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Nisan 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hakan Öztürk

Barışa başlamalıyız

17 Nisan 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Hakan Öztürk, Yazarlar

Ülkede, Kürt halkının haklarını kazanması konusu gerçek anlamıyla anlaşılamıyor. Bu konu açılınca bir geçiştirme telaşı başlıyor. Objektif bir analizde bulunarak üstüne gidilemiyor. Hani Ahmet Arif’in “Yürü üstüne üstüne celladın, fırsatçının, fesatçının, hayının” sözleri var ya, bu hayata geçmiyor hiç.

Bu konu zor ve bir o kadar da işin kolayına kaçmak riskini barındırıyor. Mevcut durumda, işin kolayına kaçmadan konuyu ele alabilmenin önemini kastediyorum. Elbette ki, bu vurgunun muhatabı olarak bütün bedelleri ödemiş olan Kürt sosyalistleri ve Kürt halkının kendisini görmüyorum. Kürt sosyalistleri dışındaki sosyalistleri kast ediyorum.

Tuhaf bir şekilde ilk gerilim ailede başlıyor. İlk milliyetçi oluşum aile. Solcu bir insan bile olsanız, Kürt halkının hakları konusu gündeme geldiğinde, aileniz şöyle diyor: “Evladım biz Kürt değiliz ki”. Peki bütün çocukluğum boyunca anlattığınız masallar ne olacak? Haksızlığa uğramış olandan, fakir olandan, gücü yetmiyor olandan yana olan masallar. Kalpsiz bir insan değilseniz Kürt halkını savunursunuz, onlarla aynı sıraya yazılırsınız, onlarla birlikte kaderi değiştirmeye çalışırsınız.

Böylece, işin kolayına kaçmamak ilk olarak ailede başlar, tabii becerilebilirse. Oradaki sınanmadan iyi geçilirse, devamı iyi gelebilir. Ne acıdır ki, çoğunlukla burada ailenin huyuna suyuna gitmek gibi bir sonuç çıkar ortaya. Kendi ailenizin varoluşsal kodlarını ve milliyetçiliğini çok benimsiyorsanız, vaziyet yokuş aşağı gider. Hasbelkader bir solcu olmaktan biraz daha ileri giderseniz, bunun önemli bir konu olduğunu duymaya başlarsınız. Ben asıl olarak o andan sonrası için yazmak istiyorum şimdi. Kalben Kürt halkını savunmak gerekir, politik olarak Kürt halkını savunmak gerekir ama mantıksal olarak da Kürt halkını savunmak gerekir. Geldiğimiz noktada, herkes eteklerindeki taşları döktü, raporlar yazıldı, radikal çözüm beyanatları verildi.

Artık bir adımın atılması gerekiyor. Daha da ötesi, ilk adımın atılması gerekiyor. Bir an evvel başlamak gerekiyor. Atılacak ilk adım geri dönüş yolunu kayalarla kapatmak için mecburidir. O ilk kayadan sonra karşımızdakilerin işi daha da zorlaşacaktır.

Geriye dönmeye hevesli olanlar çok. Örneğin, medya kısmına bakalım. Halk TV, haber sunarken eğer yeni süreçle ilgili iki dakikalık bir haber veriyorsa, bu sürece itirazı olan İYİ Parti’nin dört dakikalık itirazını kelime kelime veriyor. Müsavat Dervişoğlu konuşuyor da konuşuyor. Buradan bir pay biçelim. Bu güya ülkenin muhalif ve demokrat olan yayın kuruluşu. Diğerlerinin halini varın siz düşünün.

Tahammülleri yok barışa. Barış kavramı, bütün müesses kimyalarını bozuyor. Konuşamaz, hamaset yapamaz, el yükseltemez hale geliyorlar.

Oysa ki; barış, demokrasi ve siyaset bütün yüküyle kapıya dayanmış durumda. Kapının aralanması başarıldığında, o aralığa ayağımızı basacağız. Bunu yapabildiğimizde, her şey diyalektik ilişkilerin birbirini tetiklemesi biçiminde ilerleyecek. Çünkü arış ve demokrasi sürecinin ilk adımı şişede durduğu gibi durmaz. Derhal bütün diğer toplumsal ve siyasal olgularla tepkimeye girer.

Kayyımlar geri çekilmiş olsa, AİHM ve AYM’nin demokrasinin lehine olan kararları uygulansa, yasaların gereği olarak tutsaklar cezaevinden çıksa ya da Kürt meselesinin çözümünde açıklamalarıyla gidişatı değiştirmiş olan Öcalan’ın da koşulları değiştirilse, tablo tamamen değişmeye başlar.

Bunlar Kürt halkının haklarıyla ilgili konular mı? Evet öyle.

Kürt halkının haklarını kazanmasıyla ilgili konunun toprağından, memleketin iyilikleri fışkırır. Var gücümüzle bu toprağı işlemeliyiz. Büyük potansiyel, büyük başlama gücü ve yeteneği buradadır. Zinciri koparabileceğimiz en uygun halka burasıdır. Zincir oradan değil de buradan kopsun diye sayısız seçeneğimiz ve lüksümüz yok.

Onlar tokalaştılar, onlar dediler suhulet olsun, onlar dediler huzur olsun. Biz de dedik bunları. O halde başlamalı ve olmalı. Başlatmak için mücadele vermeliyiz. Zor ama mümkün.

Eğer barış başlatılabilirse ve sürdürülebilirse bu ülkenin demokrasisi için en büyük hizmet olacaktır. Siyasetin aklı karşılaştırmalarla yürür. Kayyım Mardin’de kalkarsa, Esenyurt’ta da kalkmak zorunda kalır. Yüksek mahkemelerin kararı uygulandığında Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ cezaevinde tutulamaz ve bununla birlikte Can Atalay ile Osman Kavala da tutulamaz. Haksız ve hukuksuz şekilde cezaevinde bulunan siyasi tutsaklar dışarı çıkabilirse, CHP’li belediye başkanları hapis yatmaya devam etsin denilemez. Öcalan’ın koşulları değişirse, yapacağı yeni açıklamalarla barış koşullarını çok daha ileriye taşıyabilir.

Mücadelenin yolu düz değil; engebeli, dolambaçlı ve sarptır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Baharın rengi, savaşın mekânı: Efrîn’e dönüşün hikâyesi

Sonraki Haber

Macaristan: Aşırı sağ kaybetti mi?

Sonraki Haber

Macaristan: Aşırı sağ kaybetti mi?

SON HABERLER

Rêya Armûşê’de Kürtçe ve Farsça kursu açıldı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

YNK: Kerkûk Valisi’nin değişmesi bir anlaşmanın sonucudur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

Gülistan Doku dosyasında ilk kez resmi belgede ‘maktul’ ifadesi kullanıldı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

Anlam ve derinlikle örülen hakikat komisyonları

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

‘Tespit ve teyit’ meselesi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

Macaristan: Aşırı sağ kaybetti mi?

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

Barışa başlamalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır