• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Nisan 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

4 kentte kayıplar için adalet istendi

25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36
Kategori: Güncel

Kayıp yakınları dört kentte düzenledikleri eylemlerde Cemal Kavak, Kadri Yılmaz, Sibel, Velat ve İsmail Şedal için adalet talep etti

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) kayıpların akıbetini sormak faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla yaptıkları eylemleri sürdürdü.

Amed

İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 898’inci haftasında Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Kayıp yakınları, gözaltında kaybettirilen ve katledilen yakınlarının fotoğraflarıyla eylem alanında yerlerini aldı. Bu haftaki eylemde Amed’de 24 Nisan 1996’da gözaltında kaybedildikten sonra cansız bedeni bulunan Cemal Kavak’ın failleri soruldu.

Eylemde konuşan CHP Amed Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanlığı tarafından kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının değerli olduğunu söyleyerek, “Eğer başlayacaksanız gelin bu meydandan başlayalım. Gelin Vedat Aydın’ndan başlayalım. Faili meçhullerin simgesi olan ve neredeyse ilk cinayet olan Vedat Aydın dosyasından başlayalım. Hazırız. İHD ve Diyarbakır Barosu bütün raporları sunmaya hazır. Buradan başlayalım” şeklinde konuştu.

Cemal Kavak’ın hikayesini İHD Yönetim Kurul üyesi Av. Berfin Elçi okudu. Okunan hikaye şöyle:

“Cemal Kavak, Diyarbakır Vergi Mahkemesi’nde memur olarak çalışmaktadır. Yargı-Sen üyesi olan ve sendikal faaliyetler yürüten Cemal Kavak, 24 Nisan 1996 tarihinde kahvehanede arkadaşlarıyla vakit geçirdikten sonra saat 23.00 sularında eve gitmek üzere Dağkapı-İskanevleri minibüsüne biner. En son, Kuruçeşme durağında minibüsten inerken arkadaşları E.Y. ve S.Y. tarafından görülmektedir. O gece evine dönmemesi ve ertesi gün işine de gitmemesi üzerine ailesi, Cemal Kavak’tan haber alamadıklarını ve kaybolduğunu Bağlar Karakol Amirliği nezdinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirir. Ancak aile Cemal Kavak ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşamaz.

Tüm hukuksal girişimleri sonuçsuz kalan aile, 26 Nisan’da Diyarbakır Devlet Hastanesi morguna kimliği belirsiz bir cansız bedenin getirildiği duyumu üzerine morga gider ve oğullarını teşhis eder. Olay yeri inceleme tutanağında, ‘Cemal Kavak’ın cansız bedeninin Amed’in Xana Axpar (Çınar) ilçesine bağlı Yuvacıx köyü yakınlarında, Amed-Bismil karayolu üzerinde, yol kenarındaki sazlıklar arasında, boynundan telle boğulmuş vaziyette bulunduğu’ yazmaktadır.

Cemal Kavak’ın katledildiği bölgeye, hangi yönden gidilirse gidilsin, iki ya da üç güvenlik kontrol noktasından geçmeden ulaşmanın mümkün olmaması ve en son görüldüğü yerden çok uzakta bir noktada cansız bedeninin bulunması, faili meçhul bir cinayete kurban giden maktulün zorla kaybedildiğine işaret etmektedir.

İç hukuk yollarından bir sonuç alamayan aile 4 Ağustos 1999 tarihinde AİHM’e başvurur. AİHM, 6 Temmuz 2006 tarihli kararında, Sözleşme’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin, Cemal Kavak’ın ölümüyle ilgili etkili ve yeterli bir soruşturma yapılmadığı için usulden ihlal edildiğine; ayrıca etkili bir başvuru hakkı sağlanmadığı için Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine karar verir”

Êlih

Êlih’te de ki eylem 734’üncü haftasında da Gülistan Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde devam etti. Bu haftaki eylemde,  Nisan 1994’te Amed’in Rêzan (Bağlar) ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kadri Yılmaz’ın akıbeti soruldu.

Kadri Yılmaz’ın kaybedilme hikayesini okuyan İHD yöneticisi Ali Karadoğan, şunları belirtti:

“Ailenin anlatım ve beyanlarına göre; Kadri Yılmaz, Amed’de ikamet etmekteydi. 1994 yılının Nisan ayında bir akrabasının düğününe katılmıştı. Rezan semtinde yapılan bu düğüne polisler baskın yaparak Kadri’yi, kardeşini ve düğün halayından 3 kişiyi gözaltına alır. Bir gün sonra, Kadri’nin kardeşi dahil 4 kişi serbest bırakılır. Aile, yüzlerce kişinin gözü önünde gözaltına alıp bırakılmayan Kadri Yılmaz için resmi kurumlara başvuruda bulunur ama sonuç alamaz.

Olaydan 8 gün sonra aile, Licê’de oturan tanıdıkları aracılığı ile askerler tarafından 3 cesedin camiye getirildiğini, askeri kışla olarak kullanılan Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) önündeki alanda açılan bir çukura gömüldüklerini öğrenirler. Aile camideki cesetlere ait elbise parçalarından birinin Kadri’ye ait olduğunu teşhis ederler ancak ceset aileye verilmez. Kadri Yılmaz hala kayıp ve cesedine ulaşılmış değil.”

Colemêrg

İHD Colemêrg Şubesi de eylemlerinin 224’üncü haftasında 26 yıl önce yaşamını yitiren Sibel, Velat ve İsmail Şedal için adalet talep edildi. Gever’de (Yüksekova) bulunan Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” yazılı pankartı açarak faili meçhul katliamlarda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıdı.

İHD Colemêrg Şube Eşbaşkanı Ozan Akbaş, “23 Nisan geride kaldı. Bugün çocuk ölümlerini konuşuyor olmak bizler için çok acı bir durumdur” dedi. 2000’li yıllarda uygulanan politikaların ve yargının siyasallaşmasının binlerce çocuğun yaşamını yitirmesine sebep olduğunu belirten Akbaş, “Dosyalar kapatıldı, suç failsiz bırakıldı. Biz hak savunucuları olarak mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Gerçek bir sosyal devlet kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

224’üncü haftada 26 yıl önce katledilen Sibel, Velat ve İsmail Şedal için bir araya geldiklerini ve Sibel’in 7, İsmail’in 11, Velat’ın ise 10 yaşında olduğunu hatırlatan Akbaş, “25 Nisan 2000’de mahallede fiili bir sokağa çıkma yasağı uygulanıyordu. Ertesi gün ablukanın kalkmasının ardından çocuklar dışarı çıktı. 26 Nisan günü Sibel, Velat ve İsmail’in kardeşleri ve kuzenleriyle birlikte polis kontrol noktasının yakınında oyun oynadığı öğrenildi. Saat 13.00 saatlerinde çocuklar mahalleye doğru yürüdüğü sırada bir patlama yaşandı. İsmail ve Velat olay yerinde, Sibel ise kaldırıldığı Yüksekova Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi” ifadelerini kullandı.

Mahalle sakinlerinin çocukların kontrol noktasına ait bir patlayıcıyı bulduğunu ve bunun patlaması sonucu yaşamlarını yitirdiklerini ileri sürdüğünü belirten Akbaş, olay yerine ambulansın iki saat boyunca alınmadığını ağır yaralı çocukların bir pikap aracının kasasında hastaneye götürülmek zorunda kaldığını kaydetti. Cenazelerin bir gün sonra ailelere teslim edildiğini dile getiren Akbaş, “Çocuklar Gever’e defnedil. Dönemin valisi, aileyle görüşerek şikâyetçi olmamaları yönünde telkinde bulundu. Ailenin başlattığı hukuki süreç ise ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararıyla engellendi. Patlayıcının türü, menşei ve sorumlularının hiçbir zaman açıklanmadı. Yapılan başvurular reddedildi. Yargı, yalnızca tazminat yoluna gitti. Sibel, Velat ve İsmail Şedal’ın akıbeti, faili meçhul bırakıldı” dedi.

“Çocukların yaşam hakkı ihlal edildi. Failler korunuyor, davalar sekteye uğratılıyor” diyen Akbaş, “Sibel, Velat ve İsmail Şedal’ın akıbetini sormaktan ve hak arama mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Son kaybımızın akıbeti ortaya çıkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

İzmir

İHD İzmir Şubesi’nin iki haftada bir “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirdiği eylem, Konak Eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi. “Kayıplar vicdanındır sahip çık”, “Kayıplar belli, failler nerede” yazılı pankartlar açıldı. İHD İzmir Şube Yöneticisi Mustafa Kızartıcı, hakikat arayışının sürdürüldüğü belirtilerek, ağır insan hakları ihlalleri karşısında kesin tavır koyma, lanetleme ve yaptırıma tabi tutulmanın, insan hakları ihlallerine yataklık eden inkar ve cezasızlık politikalarını aşmak ile mümkün olacağını vurguladı.

Devlet ve toplumun birlikte geçmişle yüzleşmesi gerektiğine dikkat çeken Kızartıcı, “Toplumsal uzlaşma ve barışın sağlanması ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için öncelikle hakikate ihtiyacımız var. İnsan hakları ihlalleri ve gözaltılar, çocuk işçiliği ve ölümleri, hapishanelerde çocuk mahpuslar, çocuk istismarı ve geçmişte kaybedilmiş çocukların akıbetlerinin belirsizliği gölgesinde bir çocuk bayramı daha kutladık. Bu ülkede yaşamı devletin güvencesinde olan çocuklar, devletin güvenlik güçlerince gözaltına alınıp vahşi işkencelerden geçirilerek küçük bedenleri kaybedildi. Bazı çocukların kaybedilişi, savcılık fezlekelerinde, mahkeme tutanaklarında, AİHM kararlarında detaylı bir biçimde yer alsa da iç hukukta sonuçsuz bırakıldı” diye konuştu.

Ermeni Soykırımını hatırlatan Kızartıcı, “24 Nisan’ın 111’inci yılında, devleti yönetenlere sesleniyoruz; inkar en kapsamlı insan hakları ihlalidir. İnkar suçun devamıdır. 111 yıldır insanlığın vicdanında kanayan bu yaranın sarılabilmesi için devleti ve toplumu, İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen Ermeni aydınlar gerçeği ile yüzleşmeye çağırıyoruz. Ermeni toplumunun acısını bir kere daha paylaşırken dünyada soykırıma uğrayan bütün halkların soykırım kurbanlarını rahmetle anıyoruz” dedi.

Gözaltında kaybedilen çocuklar ve Ermeni aydınları için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceklerini dile getiren Kızartıcı, kayıpların bulunmasını ve faillerin yargılanması taleplerini yineledi.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

HPG’li Hamît Akdogan mezarı başında anıldı

Sonraki Haber

Hasta tutsaklar Derse ve Karsu için tahliye talep edildi

Sonraki Haber

Hasta tutsaklar Derse ve Karsu için tahliye talep edildi

SON HABERLER

Ekmek ve Gül araştırması: Kadın yoksulluğu derinleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

Gülistan Doku soruşturmasında görüntüleri kim sakladı ?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

Yaşamevi Kadın Derneği 22 yaşında

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

Çay Üreticileri Meclisi: Hakça fiyat ve söz hakkı talebi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

‘Kürtlerin eşit katılımı demokratik dönüşümün kapısını aralayacak’

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

Yücel Delek tahliye oldu

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

Ayşegül Doğan: Süreç için hızlı yasal adımlar atılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır