Adalet Bakanı’nın, yargıda yapay zeka kullanımına ve yurttaşların hukuki süreçlere erişiminde yapay zeka desteği projelerine tepki gösteren 78 baro, ‘Savunma hakkı yapay zekaya devredilemez’ dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bir söyleşide dile getirdiği yargıda yapay zeka kullanımı ve vatandaşların hukuki süreçlere erişiminde yapay zeka desteği projeleri, baroların tepkisine neden oldu. Aralarında Ankara, İstanbul, İzmir, Amed, Antalya, Bursa, Adana ve Konya barolarının da bulunduğu 78 baro, “Savunma hakkı yapay zekaya devredilemez” başlıklı ortak açıklama yayımladı.
Bakanlığın projelerini dikkatle izlediklerini belirten barolar, “Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından bir söyleşide dile getirilen ‘yargıda yapay zeka kullanımı’ ve ‘vatandaşların hukukî süreçlere erişiminde yapay zekâ desteği’ başlıklı projeler, barolar tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu yaklaşımın, yargı sisteminin temel güvenceleri üzerindeki etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Adil yargılanma hakkı; bağımsız ve tarafsız yargı önünde, savunma hakkının etkin kullanımı ve hakkaniyete uygun yargılama güvenceleriyle birlikte korunması gereken temel bir ilkedir. Bu güvencelerin zayıflaması, hukuk güvenliğini ve yargıya duyulan güveni doğrudan sarsar. Avukatlık Kanunu’nun 1’nci maddesi uyarınca avukatlık; kamu hizmeti niteliğinde olup yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı temsil eder. Aynı Kanun’un 35’nci maddesi ile hukuki mütalaa verme, yargı mercileri nezdinde hakları dava ve savunma ile adli işlemleri takip etme yetkisi münhasıran avukatlara aittir. Kanun’un 2’nci maddesinde belirtilen amaç; hukuki ilişkilerin düzenlenmesi, uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyetle çözülmesi ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasının sağlanmasıdır. Bu amaç, ancak etik ilkeler, mesleki sorumluluk ve vicdani muhakeme ile hayata geçirilebilir” denildi.
Vicdani ve insani muhakeme
Vatandaşların avukat yardımı olmaksızın yapay zeka üzerinden hukuki destek almasına imkan tanıyan uygulamalar, savunma hakkının özüne doğrudan müdahale niteliğinde olduğunun altını çizen barolar, “Hukuki süreçler; salt teknik veri işleme faaliyetinin ötesinde, somut olaya göre şekillenen vicdani değerlendirme ve hak koruma faaliyetidir. Hak arama hürriyeti ve savunma dokunulmazlığı, algoritmik sınırlara indirgenemeyecek nitelikte temel ve dokunulmaz anayasal güvencelerdir. Teknolojik dönüşüm vurgusu, avukatlık mesleğinin kısıtlayan veya ikame eden bir noktaya evrilemez. Avukatların ‘yapay zeka hakim’ talebi ne kadar hukuk mantığına aykırı ise, idarenin ‘yapay zeka avukat’ yaklaşımı da eşit ölçüde sakıncalıdır. Adalet, yalnızca veri işlemesiyle elde edilen matematiksel bir sonuç değil, vicdani bir süzgeçten geçen insani muhakemenin ürünüdür. Yargıda kalite, bağımsız mahkemeler önünde nitelikli savunma ile hakka en kısa sürede ve en adil şekilde ulaşılmasıyla ölçülür. Bu çerçevede dijitalleşme, amaç değil; yargısal süreçleri destekleyen bir araç olarak konumlandırılmalıdır” ifadelerine yer verdi.
‘Hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz’
Baroların açıklaması şu ifadeler ile son buldu: “Adalet Bakanlığı’nın önceliği; savunma makamının yetki alanlarını tartışmaya açmak yerine, bağımsız savunmayı güçlendirmek, hakim ve savcı niteliğini güçlendiren liyakat esaslı reformları hayata geçirmek, yargılamayı hızlandıracak teknik altyapıyı geliştirmek ve yargının tüm unsurları bakımından fiziki ve hukuki imkanları iyileştirmek olmalıdır. Barolar olarak; yargının kurucu unsuru olan savunma makamının teknolojik araçlar gerekçe gösterilerek zayıflatılmasına, meslekî yetkilerin daraltılmasına ve ‘yapay zeka’ adı altında hukuk hizmetlerinin mekanik bir yapıya indirgenmesine yönelik her türlü girişime karşı hukuki ve kurumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
HABER MERKEZİ









