• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Toplumsal mücadele gerçeği-Aziz Ferman

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
4 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Öteleme, Türk Dil Kurumu’na göre çok kısıtlı bir tanımlaması olmasına karşın özünde Türkiye’de bu sözcük çok derinlikli anlama sahip bir kavram olma özelliği taşımaktadır. Ne olduğu sorulduğunda ‘bir şeyi belirtmek için ondan önceki ya da sonraki olayları söyleme’ olarak ifade edilir. Fakat bazı kavramlar yazıldığının aksine yaşamda çok daha büyük anlamlar ifade edebilir. Hele Türkiye gibi; ezenin ve ezilenin, haklının ve haksızın, amirin ve memurun, işçinin ve işverenin çok daha büyük yaşamsal standart farkları ile yaşadığı bir ülkedeyseniz bu kavramlar çok daha derinliklidir ve yakıcı sonuçları vardır.

İnsanlık tarihi açısından, toplum içinde haksızlıkların hat safhaya ulaştığı kritik süreçler genelde yaratım süreçleridir. Bu gibi süreçlerde yeni yaratılana bakmaktan, sonuçları üzerine odaklanma çok zayıf kalmaktadır. Olgunlaşmış köleci sistemde denilebilecek feodal çağın sözde bitiminden ardından yeni bir tahakküm sistemi var olmuştur. Bu tahakküm sürecinin yeni iktidar aracı ise; felsefi düşüncedeki dönüşümle, entelektüel gelişme yönünde olağanüstü bir önem kazanan bilimdir. Bilim özünde insanların dünyayı akıl ve deneye dayalı araştırmalar yoluyla kontrol altına almaları ve anlamlandırmaları sayesinde, insanlığa daha rasyonel ve daha iyi bir dünya sunmayı hedeflemiştir. Bilimin geliştirdiği tekniklere dayalı politikalar sermaye sahiplerinin insan emeğine olan ihtiyaçlarını asgari düzeye indirgemek için, kafa ve kol emeğini otomatikleştirme amacı taşıyordu.

Bu dönem bilimsel icatlar ile teknolojik uygulamalar arasında giderek sistematikleşen bir ilişkinin kurulmaya başlandığı, gücün ve servetin bilgiye bağımlı hale geldiği, makinelerin hem kurtarıcı hem de tahakkümcü bir potansiyeli ifade eder. Buna göre, bilimin sistematik olarak sanayiye uygulanmaya başlaması ve teknolojik yeniliklerin süreklilik kazanması sonrasında; sömürü, iş saatlerinin ‘mutlak’ olarak uzatılması yerine üretkenliğin ‘nispi’ bir şekilde yoğunlaşması üzerinde odaklanmıştır. Aydınlanma döneminin iyimser atmosferi içinde insanlığın yoksulluktan ve batıl inançlardan kurtuluşu yönünde bir görev yüklendiğini iddia eden akılcılık, sanayi devrimi sonrasında hızla baskıcı bir karakteristik kazanmış; araçlar amaçları kendilerine bağımlı kılarken, doğa üzerindeki tahakkümün yanında insan üzerinde tahakküm artmış ve üretici güçler yıkıcı güçlere dönüşmüştür. Ve böylece yeni sürecin iktidar araçları kendilerini kurumsallaştırmıştır.

Bu tarihsel gelişim seyri içerisinde toplumsal odaklarda da büyük değişimler oluşmuştur. İnsanlar sadece gelirlerine göre değil bilgi ve bilme düzeylerine göre de sınıflandırılarak toplum birbirine karşıt ve uzak hale getirilmeye çalışılmıştır. Çalıştıkları alanlara göre ele alınan toplum; işçi, öğrenci, avukat, öğretmen ve tabi ki de burjuva ve aristokrat olarak ele alınarak garantör bir yapı açığa çıkarılmıştır.

Kapitalist sistemin gelişiminin bu bilindik hikâyesi, hiyerarşi piramitlerini hem görünmez kılmış hem de çok yönlü hale gelmiştir. Cinsler arası, sınıflar arası, halklar arası ve bu olguların kendi içindeki tahakküm ilişkileri derinleşmiştir. Tahakküm ilişkilerinin derinleştiğini “soykırım” vakasının kapitalist dönemde ne denli büyük kayıplara yol açmış olduğuna bakarak anlayabiliriz. Buna karşı sistem eşitsizliğin hiç olmadığını iddia etmiştir. Ne de olsa kapitalist rüya da herkes, “birey” olarak “eşittir”. Pratik yaşam herkese herkesle ne kadar eşit olduğunu her gün, her an aslında zaten göstermektedir.

Bu gerçekliğin Türkiye’ye yansıması çok daha yaşamsal ve “öteleme” kavramının çok canlı bir şekilde ete kemiğe büründüğü bir şekilde olmuştur. Bu süreç girifttir kuşkusuz ama sade bir cevheri vardır; devletin farklı olana, piramidin altındakine sistematik baskısı. Türkiye’de ulusal dışlanmışlıklar, paramparça edilmiş toplumun en üst perdede sahnelenmesine yol açmıştır. Arap’ı, Süryani’si Ermeni’si ve daha sayamadığımız birçokları Türkiye’de öteki olarak ele alınarak, piramidin altında görülerek, kırımdan geçirilmiştir.

Fakat hiçbir halk Kürtler kadar ötelenmemiş ve hor görülmemiştir. Çünkü kendi olabilmek ve kendi kalabilmek için tahakkümcülere, faşistlere karşı en çok direnen Kürtler olmuştur. Devlet nezdinde Kürt aslında “bilimsel” olarak yoktur ve “garip”! bir şekilde kendilerini var kılmaya sürekli devam etmektedir. Kürt’ün insan olduğu yani aslında “kuyruğunun” olmadığı devletluların zihniyetinde yeni, o da onca mücadeleden sonra kerhen kabul edilmiş olduğunu unutmamak gerekir.

Öyle ki 21.yy’da soykırım tüm dünyada suç olarak kabul edilirken, Kürtlerin toplum kırıma uğratılması, Türkiye’de ve demokratik kamuoyunu bir tarafa bırakırsak dünyada hala meşru ve normal görülmektedir. Ve buna karşılık dışarda ve cezaevlerinde Kürtler, var olabilmenin ancak özgür öncü ile olabileceği gerçekliği temelinde bedenlerini ölüme yatırarak direnmektedirler. Yaslandıkları toplumsallıkları ve önlerinde umutla duran zafer vardır.

İstenmeyen ve yok sayılan halkın evlatları her zaman olduğu gibi direnerek kendi küllerinden var olmayı başaracaklardır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Özgür Kürdün doğuşu enternasyonal bir çıkıştır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bu yönleriyle Haki Karer yoldaş, devrimciliği, enternasyonalizmi sadece teorik olarak yaşayan değil, bizzat onu en ileri düzeyde temsil eden bir...

Marifet söylemek değil yapmaktır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bahçeli’nin iki yıldan beri gösterdiği ezber bozan söylemleri, gündemin temel konusu olarak değerlendirilmeye devam ediliyor. Bahçeli, Kürt Halk Önderi Sayın...

‘Kürt uykusunda Dayê’sini görmesin diyorlar’

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

On yıllardır sistemin bizlere uyguladığı sistemsel politik baskılar şu an ‘süreç’ adı altında dışarıdan bir rahatlama gibi görünüyor olsa da...

Darbe ihtimali hakkında

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

CHP İstanbul İl’ine kayyım tayin edilen Gürsel Tekin, ‘’CHP fabrika ayarlarına dönene kadar görevimin başındayım’’ dedi. CHP fabrika ayarlarına nasıl...

Amedspor’u bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mayıs 2026

Amedspor’un Süper Lig’e çıkışı ile birlikte geniş bir tartışma başladı. Kürtlerde, süreç içerisinde Barcelona’ya benzer bir takıma evrilmesi beklentisi ortaya...

Kalıcı barışa geçişte kritik eşik

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mayıs 2026

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Türkiye’nin siyasi gündemindeki yerini koruyor. İktidar tarafından açık ve net olarak ifade edilmese de meselenin...

Sonraki Haber

Saymak anlamaya yetmiyor-Özge Yurttaş

SON HABERLER

Bahat Ewrîn: Jineolojî teoride kalmamalı, toplumun tümüne inmesi gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Dêrsim’deki saldırıda yine ‘akıl sağlığı’ kılıfı!

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

 İBB’ye yeni operasyon: 57 kişi gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Rasim Ozan Kütahyalı tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Ayrıldığı kadının babasını öldürdü

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Yasayı Kandil mi çıkaracak?

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

18 Mayıs: Ateşin hafızası, halkın vicdanı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır