Hezex’te ilan edilen sokağa çıkma yasağında yaşamını yitiren Sabahat Erşek’in annesi Leyla Erşek, 10 yıldır her hafta kızının defnettiği Deştadarê beldesine gidip geliyor
Kürt halkı, kendi coğrafyasında sayısız acıya tanıklık etti. Bu acıların her biri ayrı bir iz bırakırken her biri ardında ise farklı direnişler, miraslar bıraktı. Fakat tek ortak miras direniş mirasıydı. 1985 tarihinde Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesinde doğan Sabahat Erşek (Jiyan Helin Koçer), de Kürt kadınlarının direniş bayrağını devralan ve yükselten kadınlardan biri. Sabahat Erşek, 2015- 2016 yılları arasında Şirnex ve ilçelerinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında katledilen kadınlardan biri. Hezex’te yaşan Sabahat Ersek’in ailesi yasaklardan dolayı kızlarının cenazesini ilçede defnedemez ve ilçeye yaklaşık 25 km uzaklıkta olan Deştadarê Beldesinde defneder.
Aradan yıllar geçse de Leyla Erşek’in yolu değişmedi. Yasaktan dolayı kızını bulunduğu ilçeye bile defnedemeyen bir anne ve 10 yıldır her hafta gidilen bir yolun hikayesine tanıklık edeceğiz.
Leyla Erşek, o günden bu yana her hafta aynı yolu gidiyor; kimi zaman yağmurun altında, kimi zaman kavurucu sıcağın içinde kızının mezarına varıp sessizce toprağına dokunuyor. Her ziyaretinde yarım kalan bir hayatı, söylenemeyen son sözleri ve yıllardır dinmeyen acısını yeniden omuzlayan annenin hikâyesi, bölgede yasaklarla birlikte büyüyen hafızasızlaştırmaya karşı bir direniş gibi sürüyor. Leyla Erşek, kızının ölümünden duyduğu acıyı anlatırken, en büyük yürek yangınının gidiş olduğunu söylüyor. Zaten kızı giderken ondan geriye cenazesinin geleceğini bildiğini söylüyor.
‘Yaşamı hep mücadele üzerineydi’
Leyla Erşek, kızı Sabahat’in yaşamını yitirmeden önce cezaevine girdiğini ve iki yıl cezaevinde kaldığını anlatarak, “Cezaevinden çıktıktan sonra yaşamı hep mücadele üzerineydi. Her zaman halk için hiçbir şey yapmadığını düşünüp kendini suçlardı. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra PKK’ye katıldı. İki yıl dağlarda kaldı. Sonrasında Hezex’e geldi. 6-7 ay Hezex’te kaldı. Kente geldiğini hiç bilmiyordum. Bizden gizliyordu. Sonra bir gün mahalleye bizim yanımıza geldi. Bizi gördü fakat hiç yanımızda evde kalmazdı. Neden annenle babanın yanında kalmıyorsun diye soranlara ise ‘benim arkadaşlarım da var ben nasıl anne ile babamın yanında kalırım’ derdi” diye konuştu.
‘Yasaklar olduğu için Hezex’e defnedemedik’
Şirnex ve ilçelerinde ilan edilen sokağa çıkmaya yasaklarında Hezex’te de yasakların olduğunu ve bu yasakta yaşamını yitirdiğini söyleyen Leyla Erşek, “Hezex’te yasak olduğu için oraya defnedemedik. Bu yüzden burada defnettik. Bir süre önce savcılığa başvuruda bulunduk cenazemizi oraya götürmek için ama hala olumlu bir yanıt alamadık. Artık gidip gelemiyorum, yaşlandım ben de. Bazen her hafta geliyorum bazen de iki haftada bir gelebiliyorum. Araç bulduğumda araçla geliyorum ama bazen de yürüyerek geliyorum. Artık gidip gelirken çok zorlanıyorum” diye konuştu.
‘Barış sürecini destekliyorum’
Son olarak Barış ve Demokratik Toplum sürecine değinen Leyla Erşek, “Şimdi ise bir barış sürecinden bahsediliyor. Ben de bu süreci destekliyorum. Barış sağlansın ve hepimiz huzur içinde yaşayalım istiyorum. Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür olmasını Kürt halkı ile bir arada olmasını istiyorum” sözlerine yer verdi.
Haber: Neslihan Kardaş / JINNEWS









