• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Temmuz 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Kurgu ÖSO’dan ceza Türkiye’den: 15 yaşındaki çocuğa ağırlaştırılmış hapis!

1 Haziran 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Güncel, Manşet

2022’de ÖSO tarafından işkence ile ifadesi alınıp Türkiye’ye teslim edilen Hesekêli 15 yaşındaki Hüseyin Muhammed’e 3 kez 24 yıl ile ağırlaştırılmış hapis cezası verildi

Doğum belgesinde 15 yaşında olduğu kesin olmasına rağmen mahkeme Hüseyin Muhammed’i 15 değil 18 yaşından küçük olarak kabul ederek, ceza verdi

ATK Hüseyin Muhammed’i muayene etmeden kararını CD üzerinden verirken, avukatların Bakanlığa başvuru talepleri ret edildi. Yeniden görülen davanın karar duruşması 2 Temmuz’da

Türkiye’nin mevcut yasaları tutuklu ve hükümlüler için işkenceye dönüşürken, özellikle siyasi tutsaklar açısından durum çok daha ağır. Cezaevlerinde binlerce siyasi tutuklu idamdan farksız ağır cezalara maruz kalırken, yabancı tutsaklar açısından ise aileni bir idam hukuku uygulanıyor. Son yıllarda Rojavalı birçok yurttaş, ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) tarafından esir alınarak Türkiye’ye teslim ediliyor. Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde yüzlerce Rojavalı tutsak bulunurken, birçoğu herhangi bir delil olmaması ve yaşlarının küçük olmasına rağmen ağır cezalara çarptırılmış durumda.

Bir Ali vakası daha

 

1 - 7
- +

1.

2.

3.

4.

5.

6.

7.

2024 yılında Rojavalı Zaim Hişman Ali’ye yaşının küçük olmasına rağmen ağırlaştırılmış hapis cezası verilmesinin gazetemiz tarafından ortaya çıkarılmasının ardından Ali için yeniden yargılama talepleri sürerken, benzer bir dosya ortaya çıktı. 2022 yılında Hesekê’ye bağlı Serêkaniyê ilçesinde ÖSO tarafından yakalanarak Türkiye’ye teslim edilen 15 yaşındaki Hüseyin Muhammed, mahkeme tarafından yargılama sürecinde çocuk olduğu kabul edilmesine rağmen üç kez 24 yıl ile ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı. Yakalandığı süreçte ÖSO tarafından bir süre alıkonulan ve işkence edilen Hüseyin Muhammed’in Türkiye’ye teslim edildiğinde verdiği ilk ifadesi üzerinden iddianame hazırlanırken, iddianamede Hüseyin Muhammed’in YPG içinde “keskin nişancı” olduğu ve üç Türkiyeli askerin ölümünden sorumlu olduğu iddia edildi.

Mahkeme yaş beğenmedi!

Yargılama sürecinde Hüseyin Muhammed’in 2001 doğumlu olduğu iddia edilirken, ailenin avukatlar üzerinden ilettiği resmi evraklar sonrası mahkeme, Hüseyin Muhammed’i 15 değil 18 yaşından küçük bir çocuk olarak kabul ederek, Suça Sürüklenen Çocuk (SÇS) olarak ceza indirimine gitti ve üç asker için tek tek 24 yıl hapis cezası ile “Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma”  iddiasıyla ağırlaştırılmış hapis cezası verdi.

Hayatın olağan akışına ters

Kararın ardından avukatlar, doğum belgesi ile sabit olan 15 yaşında bir çocuğun “keskin nişancı” olup üç kişiyi öldürmesinin hayatın olağan akışına uymadığını belirterek, istinaf mahkemesi olan Antep Bölge Adliye Bölge Mahkemesi’ne kararın bozulması ve Hüseyin Muhammed’in beraatı için Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne talepte bulunması başvurusu yaptı. Ancak istinaf mahkemesi yerel mahkemenin verdiği kararı yerinde buldu.

Yargıtay’dan bozma

Dosya temyiz için Yargıtay’a taşınırken, Yargıtay ise yaptığı inceleme sonrası kararı usulden bozarak, dosyada yer alan hastane raporunda Hüseyin Muhammed’in yaş belirlemesinin net olmadığı ve bunun için Adli Tıp Kurumu’ndan da  (ATK) rapor istenmesi kararı ile yeniden yargılama kararı verdi. Ancak dosyadaki hukuksuzluklara bir yenisi de bu süreçte eklendi. Yerel mahkeme, avukatların tüm itirazlarına rağmen Hüseyin Muhammed’i değil hastane tarafından verilen raporların olduğu CD’yi İstanbul ATK’ye gönderdi.

ATK emniyet bilir dedi!

Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu da Hüseyin Muhammed’i görmeden dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu 21 Ocak’ta verdiği kararda, Urfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 8 Eylül 2023’te Muhammed’in 20 ile 22 yaş aralığında olduğunu belirttiği rapor ile 24 Ağustos 2023 tarihli Suriye pasaportu ve Muhammed’in 31 Ekim 2004 doğumlu olduğunu gösteren doğum belgesi arasındaki çelişkiler ışığında karar verildiğini vurguladı. ATK, Hüseyin Muhammed’in testlerinin yapıldığı 26 Kasım 2025 tarihinde 25 yaş civarında olduğunu, geriye dönük değerlendirmede ise “Suç” tarihi olan 10 Ekim 2019’da “yaşı hususunda tıbbi yorum yapılamadığını” iddia ederek, gerekli hususların adli tahkikatla aydınlatılabileceğine karar verdi. Yargılama sürecinde avukatlar, Suriye resmi kurumları ile iletişim kurulmasını istese de bugüne kadar herhangi bir girişimde bulunulmadı. Resmi evraklarda “Suç” tarihinde Hüseyin Muhammed’in 14-15 yaş civarında olduğu görülüyor.

Israrla bilgi istenmiyor

Öte yandan avukatlar, yargılama sırasında Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı’na yazı yazılmasını ve Hüseyin Muhammed’in herhangi bir eylemde bulunup bulunmadığının tespit edilmesini istedi ancak bu talep de kabul edilmedi. Avukatların verdiği bilgiye göre, daha önce benzer bir dosyada talep kabul edilerek, Genelkurmay’a yazı yazılmış ve gelen “Kayıtlarımızda böyle bir olay yok” bilgisi üzerine dosyada 301’den değil üyelikten ceza verildi.

‘Öldüreceklerini söylediler’

9 Haziran’da görülen duruşmada Hüseyin Muhammed yaşadıklarını anlatarak, amacının Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmek olduğunu, verdiği ilk ifadenin de ÖSO tarafından korkutularak dile getirdiği bilgiler olduğunu söyledi. Hüseyin Muhammed yaptığı savunmada, “ÖSO askerleri beni Türkiye’ye teslim ettiklerinde eğer bu suçu işlemediğimi söylersem beni öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettiler. Bu nedenle soruşturma aşamasında bu şekilde ifade verdim” dedi.

Aileden fidye istendi

Daha önce de 2020 yılında Avrupa’ya geçme girişimi olduğunu ve yine ÖSO tarafından yakalandığını belirten Hüseyin Muhammed, 5 ay tutuklu kalmasının ardından babasının ÖSO’culara 5 bin dolar vermesi ile serbest bırakıldığını belirtti. 2022’de yeniden girişimde bulunduğunu ifade eden Hüseyin Muhammed, ÖSO’cuların yeniden para istediğini belirterek şu bilgileri verdi: “2022 yılının altıncı ayında beni tekrar ÖSO yakaladı ve ya bize para verirsin ya da seni Türkiye’ye teslim ederiz, Türk askerlerini öldürdüğünü söyleriz dediler ve bana iki aya yakın bir süre işkence ettiler. Yine babamdan 10 bin dolara yakın para istediler ancak babam parayı bulamayınca beni Türk askerlerine teslim ettiler ve 3 askeri şehit ettiğimi söylediler.” Hesekê’de fırıncı olan babasının yanında çalıştığını belirten Hüseyin Muhammed, savunmasının devamında iddia edildiği gibi üç askeri öldürseydi Türkiye’ye gelmesinin imkânsız olduğunu belirterek, hakkındaki iddiaların temelsiz olduğunu ifade etti. Mahkemede Hüseyin Muhammed için savcı aynı cezayı isterken, karar duruşması 2 Temmuz’da görülecek.

Türkiye savaştan yararlandı

Hüseyin Muhammed’in avukatı Ayşe Şehriban Demirel, “Türkiye uzun süredir hem Suriye’de hem de Rojava’daki savaş sürecinden kaynaklı yürüttüğü politikaları hukuk eliyle başka bir politikaya dönüştürdü” diyerek dosyadaki hukuksuzlukları anlattı. Şehriban Demirel, şunları söyledi:” Uluslararası hukuku incelediğimizde kişilerin işlediği ceza bakımından Türkiye’nin yargılama yetkisi yok. Çünkü Türkiye’nin topraklarında ve Türkiye’ye karşı işlenmiş bir suç yok ortada. Bu kişilerin Türkiye ve uluslararası hukukta suç işlemiş olduğu kabul edilse dahi Türkiye’nin kendi hukuk ve yetkililerine karşı işlenmiş bir suç olmadığı için Türkiye’nin yargılama yetkisi yok.”

Somut delil yok

Bunu birçok kez dile getirdiklerini belirten Şehriban Demirel, “Ancak Türkiye’nin özellikle Suriye’deki savaş süreciyle birlikte aldığı kararlarla Yargıtay 2014’ten beri YPG’yi ‘Terör Örgütü’ olarak kabul ediyor ve Türkiye bu kararla birlikte Suriye’de kendi ilişkileriyle, istihbaratıyla veya ÖSO gibi güçlerle ortaklaşa yakaladığı kişileri Türkiye’ye getirtip yargılıyor. Buradan baktığınızda da uluslararası hukuka bir aykırılık söz konusu. Onunla birlikte elbette bir de ceza hukuku ve adil yargılanma hakkı ile ilgili ihlaller var. Bu kişiler hiçbir şekilde somut bir delil olmadan hazırlanmış ifadeler, sohbet beyanları ve bir şekilde hazırlanmış evraklarla yargılanıyor” dedi.

Savunma esas alınmıyor

Şehriban Demirel, ortaya somut bir veri konmadan kollukta ilk aşamada işkence ve kötü muamele ile alınan ifadeleri mahkemelerin esas alarak ceza verdiğini belirtti. “Kovuşturma aşamasında en sağlıklı bilgi kişinin kendisiyle ilgili verdiği ifade ve savunma aşamasıdır” diyen Şehriban Demirel, Türkiye’nin bu anlamda kendi hukukunu çiğneyerek araştırma yapmadığını belirtti. “Mahkemeler özellikle Suriye vatandaşı ya da Suriye’de herhangi bir olay veya durumla ilgili gelişen bir olayı kendi hukukuyla yargılıyor” diyen Demirel, bu şekilde binlerce kişinin ceza aldığını vurguladı.

Hukuk işletilmiyor

Hüseyin Muhammed’in önce Riha’da şimdi ise Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulduğunu belirten Şehriban Demirel, Türkiye’de hukukun genel olarak sorunlu olduğunu ama söz konusu özellikle Suriye yurttaşlar olduğunda hem dil, hem hukuk, hem mevzuat bilmemelerinden kaynaklı daha da zor olduğunu söyledi. Demirel, ailelerin de görüşme süreçlerinde çok fazla prosedüre boğdurulduğunu belirtti. Ailelerin çocukları ile iletişimlerinin engellendiğini belirten Şehriban Demirel, “İletişim kolay olmuyor ve sürekli bir şehir değişikliği, sürgün halinde olmak ailelerin onlara ulaşması, onların ihtiyaçlarını karşılaması ve ziyaret edebilmesi daha zor hale gelebiliyor. Bu konuda Suriyelilerin ve yabancı uyruklu mahkûmların çok ciddi zorluklar yaşadığını söyleyebiliriz” dedi.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

son darbe?

Sonraki Haber

Küçük zaferlere ihtiyacımız var

Sonraki Haber

Küçük zaferlere ihtiyacımız var

SON HABERLER

27-28 Haziran mitingleri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Temmuz 2026

Madımak Katliamı 33’üncü yılında anıldı: Utanç Müzesi olana kadar mücadele sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
30 Haziran 2026

Rusya, Finlandiya ve Baltık ülkeleriyle sınır kapılarını kapattı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Haziran 2026

HTŞ, Halep’de Kürt beldelerine saldırdı, çok sayıda yurttaş gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Haziran 2026

Venezuela’daki depremlerde can kaybı 1943’e yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Haziran 2026

İçişleri Bakanı Çiftçi: 2 bin 763 arama ve kontrol noktası kaldırıldı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Haziran 2026

İsrail ordusundan savunma bütçesinin artırılması talebi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır