• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
12 Temmuz 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Süreçte en büyük tehlike: Erken iyimserlik ve yanlış okuma

12 Temmuz 2026 Pazar - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Gerçek samimiyetin ölçüsü söylemler değil, somut adımlardır. Eğer gerçekten çözüm iradesi varsa bunun ilk ve en açık göstergesi Önder Apo’nun özgür çalışır koşullara kavuşmasıdır. Bugün bazı çevreler meseleyi yalnız silah bırakma, geri dönüş veya dar kapsamlı yasal düzenlemeler üzerinden tartışıyor. Oysa bu yaklaşım meseleyi küçültmek olur

Ahmet Ağaç

Son günlerde süreç üzerine yapılan değerlendirmelerde dikkat çeken iki tehlikeli eğilim öne çıkıyor. Birincisi aşırı iyimserlik. İkincisi ise somut gerçeklikten kopuk beklenti üretimi.

Bazı çevreler ve kimi yurtsever kalemler öyle bir hava yaratıyor ki sanki süreç büyük ölçüde netleşmiş, temel sorunlar aşılmış ve çözüm yönünde ciddi bir eşik geçilmiş durumda. Bazı değerlendirmelerde süreç neredeyse olmuş-bitmiş bir başarı hikâyesi gibi sunuluyor.

Açık konuşmak gerekiyor: Bu tür değerlendirmeler için henüz çok erken.

Her şeyden önce şu temel hakikati unutmamak gerekir: Bugün konuşulan süreç gökten inmedi, kimsenin lütfu olarak ortaya çıkmadı. Bu noktaya bir günde gelinmedi. Bugün herkesin konuştuğu çözüm zemini; Rêber Apo’nun yarım asrı aşan mücadele çizgisi, Kürt halkının büyük direnişi ve Özgürlük Hareketi’nin ağır bedelleri üzerinde yükseldi.

Bu nedenle meseleye tarih bilinciyle yaklaşmak zorundayız.

Bugüne kadar somut olarak ne değişti?

Önder Apo üzerindeki tecrit kalktı mı? Hayır.

Önder Apo özgür çalışır koşullara kavuştu mu? Hayır.

Halkına, harekete ve kamuoyuna özgürce seslenebiliyor mu? Hayır.

Demokratik siyasetin önünü açacak hukuki ve siyasi güvenceler oluştu mu? Hayır.

O halde henüz gerçekleşmemiş gelişmeleri olmuş-bitmiş gibi sunmak, yanlış beklenti üretmekten başka bir sonuç doğurmaz.

Tam da bu noktada KCK’nin son açıklaması son derece net ve dikkat çekicidir. Hareket, özellikle tek taraflı dayatmalara karşı açık bir uyarıda bulunmuştur:

“Ne Rêber Apo ne de Özgürlük Hareketimiz bir emrivakiyi kabul eder.”

Bu cümle sürecin en kritik düğümünü ortaya koyuyor. Çünkü böylesi tarihsel bir mesele; masa başında tek taraflı hazırlanmış planlarla, dayatmalarla veya kamuoyu manipülasyonuyla ilerleyemez. Diyalog, ciddiyet, karşılıklı güven ve somut adımlar gerektirir.

KCK’nin ikinci kritik uyarısı daha da nettir: “Rêber Apo’nun özgürlüğünü, özgür yaşar ve çalışır koşulları içermeyen bir politika ve pratikleşmeyi halkımız ve Hareketimiz kabul etmez.”

Burada tartışmanın merkezi açıktır.

Gerçek samimiyetin ölçüsü söylemler değil, somut adımlardır. Eğer gerçekten çözüm iradesi varsa bunun ilk ve en açık göstergesi Önder Apo’nun özgür çalışır koşullara kavuşmasıdır.

Bugün bazı çevreler meseleyi yalnız silah bırakma, geri dönüş veya dar kapsamlı yasal düzenlemeler üzerinden tartışıyor. Oysa bu yaklaşım meseleyi küçültmek olur.

KCK’nin vurguladığı gibi: “Sorun sadece savaşçıların silah bırakması değildir.”

Gerçek mesele çok daha derindir.

Mesele yalnız bir örgütün geleceği değildir. Mesele Kürt sorununun demokratik çözümüdür. Mesele Türkiye’nin demokratikleşmesidir. Mesele Barış ve Demokratik Toplum sürecinin gerçek zemine kavuşmasıdır.

Bu nedenle son günlerde konuşulan bazı yasa tartışmaları ayrıca dikkatle değerlendirilmelidir. Eğer gündeme getirilen şey dar kapsamlı bir “eve dönüş”, “pişmanlık” ya da bireysel çözülme yasasıysa bunun Barış ve Demokratik Toplum süreciyle hiçbir ilgisi yoktur.

Böyle bir yaklaşım çözüm değil; oyalama, parçalama ve psikolojik savaş yöntemidir.

Kürt sorunu bir pişmanlık yasasıyla çözülecek kadar dar bir güvenlik meselesi değildir. Bu mesele yüz yıllık inkâr ve imha siyasetinin aşılması meselesidir.

KCK bu konuda da açık uyarıda bulunuyor: “Önderlikle görüşüp tartışmadan, Hareketimizin görüşü alınmadan şöyle bir yasa çıkacak demek bir oyun, dayatma, hatta bir komplo olarak değerlendirilir.”

Bu uyarıyı ciddiyetle ele almak gerekir.

Son dönemde bazı yurtsever çevrelerde ve köşe yazılarında dikkat çeken bir başka eğilim de devletin yaklaşımını olduğundan fazla olumlu okuma eğilimidir. Özellikle “Cumhuriyet Kürtler konusunda makas değiştirdi” türünden değerlendirmeler fazlasıyla erken ve iyimserdir.

Devletin ton değiştirmesi başka şeydir, zihniyet değiştirmesi başka şey.

Devletin dilini yumuşatması başka şeydir, inkâr ve imha siyasetinden çıkması başka şey.

Bugün henüz ortada Cumhuriyet’in Kürt meselesinde paradigmatik dönüşüm yaşadığına dair somut veriler yoktur.

Çünkü somut tablo hâlâ ortadadır:

İmralı tecridi sürüyor, Önder Apo özgür değil, Kürt basını üzerindeki baskılar sürüyor, demokratik siyasetin önündeki engeller kalkmış değil…

Örneğin bugün bile Kürt basını üzerindeki baskılar devam etmektedir. Nûmedya24, Azadiya Welat ve Ajansa Welat’a dönük erişim engelleri bunun somut göstergesidir.

Basına dönük baskılar sürerken, demokratikleşmenin başladığını ilan etmek gerçekçi değildir.

Öte yandan bölgesel diplomatik trafik de dikkatle okunmalıdır. Irak, Başûr ve Rojava hattında yürüyen görüşmeler sıradan gelişmeler olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle artan diplomatik temaslar, sürecin yalnız iç siyaset meselesi olmadığını; bölgesel ve uluslararası boyutlarının da bulunduğunu gösteriyor.

Bu nedenle saf iyimserlik kadar saf teslimiyet de tehlikelidir.

Bizim ihtiyacımız olan şey; dikkat, netlik ve tarih bilincidir.

Kimse yanlış hesap yapmamalıdır.

Kürt halkı da Özgürlük Hareketi de bu tür tarihsel eşiklerde nasıl dikkatli olunacağını, nasıl sabırlı ve kararlı durulacağını çok iyi bilmektedir. Elli yılı aşan mücadele tecrübesi ve yüz yıllık inkâr politikalarına karşı oluşmuş tarihsel hafıza; bugün herkesi daha dikkatli düşünmeye zorluyor.

Oyalama, parçalama ya da psikolojik çözülme hesapları yapanlar Kürt halkının ve Özgürlük Hareketi’nin tarihsel direncini doğru okumuyor demektir.

Bu süreçte en tehlikeli şey erken iyimserlik, erken sonuç ilanı ve yanlış okumadır.

Ne kör iyimserlik gerekir, ne de umutsuzluk.

Gerçek ölçü açıktır: Önder Apo’nun özgür çalışır koşullara kavuşması, demokratik siyasetin önünün açılması ve Kürt sorununun demokratik çözümüne dönük somut adımların atılması.

Barış ve Demokratik Toplum süreci ciddi bir süreçtir. Bu süreç propaganda ile değil, somut adımlarla ilerler.

Ve bunun ilk şartı açıktır: Rêber Apo özgür olmalıdır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Sonraki Haber

Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

Sonraki Haber

Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Süreçte en büyük tehlike: Erken iyimserlik ve yanlış okuma

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Karanlık ihtimaller ve aydınlık ihtimaller

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Yasa neden çıkmıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Werîşe Muradî duruşmaya katılmadı: Mahkemeyi tanımıyorum

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır