• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Temmuz 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Aktaş’tan Şengal Konferansı’na mesaj: Êzidîlerin hakları anayasal güvenceye alınmalıdır

15 Temmuz 2026 Çarşamba - 20:47
Kategori: Güncel, Manşet

İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş, Şengal’deki ‘Soykırım ve Demokratik Entegrasyon’ konferansına gönderdiği mesajda, ‘Êzidî toplumu bugün kendi kimliğiyle var olma talebinde bulunuyor. Bu talep aynı zamanda barış ve huzur içinde yaşamak isteyen tüm halkların talebidir’ dedi

İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş, Şengal’de düzenlenen “Soykırım ve Demokratik Entegrasyon” konferansına görüntülü bir mesaj gönderdi. Mesajına konferansı selamlayarak ve fermanın kurbanlarını anarak başlayan Veysi Aktaş, Êzidî toplumunun yüzlerce yıldır sistematik soykırım ve zorunlu göçlerle karşı karşıya kaldığını belirtti ve bu dramatik geçmişin, Êzidî toplumunun kendi kimliğini korumasını ve demokratik geleceğin öznesi hâline gelmesini gerektirdiğini ifade etti.

Aktaş şunları söyledi: “Êzidî toplumu bugün kendi kimliğiyle var olma talebinde bulunuyor. Bu talep aynı zamanda tüm halkların; özellikle de barış ve huzur içinde yaşamak isteyen halkların talebidir. Halkların ve inançların geleceğinin, demokratik entegrasyon çabalarının başarıya ulaşmasıyla mümkün olabileceği bilinmelidir. Karşı karşıya kaldıkları soykırım ve tarihsel travmalar, demokratik entegrasyon için önemli bir zemin hazırlamaktadır. Bu kimliğin Irak’ta demokratik bir temel üzerinde bütünleşmesi önemli ve büyük bir adımdır. Bugün mesele yalnızca geçmişin acılarını hatırlamak değildir; aksine mesele, demokratik bir çerçevede demokratik bir geleceği yeniden inşa etmektir.”

‘Demokratik entegrasyon, her topluluğun kendi özgünlüğüyle tanınmasıdır’

Veysi Aktaş, demokratik entegrasyonun amacının farklı toplulukların ve kimliklerin kendi renkleri ve özgünlükleriyle tanınması olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Entegrasyon, toplumsal direnişin devleti demokratikleştiren kalıcı bir güce dönüşmesidir. Bu temelde demokratik entegrasyon, Êzidîler için devletle bütünleşmek anlamına gelmez; aksine soykırımla karşı karşıya kalmış bir toplumun kendi öz gücüyle devleti yeni bir hukuki, siyasi yapı ve toplumsal sözleşme oluşturmaya zorlamasıdır. Irak’ta Êzidîler açısından demokratik entegrasyon; mezhepçi anlayışları, ataerkil yapıları ve ulus-devlet anlayışını aşarak, bunların yerine demokratik bir toplum inşa etmektir.

Demokratik entegrasyon için hukuki yasaların hazırlanması gerekir; Êzidîler açısından bu, Şengal ve geçmişte yaşanan diğer trajedilerin yeni anayasal sistemin kurucu unsurları hâline gelmesi anlamına gelir. Yani soykırım, yeni hukukun başlangıç noktası olacaktır. Adaletin inşa edilmesi bir şarttır; Êzidîlere yönelik soykırımlar tanınmalı, failler yargılanmalı ve toplumsal hafıza mekanizmaları oluşturulmalıdır. Bu nedenle Êzidîler için her şeyden önce toplumsal adalet gereklidir ve bu ancak demokratik entegrasyonla mümkündür. Bu alanda demokratik ulus perspektifine ve Êzidîlerin öz yönetimine ihtiyaç vardır.

Êzidî kimliği korunmalı

Önder Apo, toplumsal özgürlüğün demokratik ulusun kurumsallaşması temelinde gerçekleşmesi gerektiğini; toplumun kendisini dinamik ve sürekli bir biçimde inşa etmesi gerektiğini ifade etmektedir. Demokratik entegrasyon için, ‘daha az devlet, daha fazla toplum’ ilkesini esas alan demokratik siyaset çizgisine ihtiyaç vardır. Êzidîlerin çoğunlukla yaşadığı Şengal’de komünlerin, meclislerin, kongrelerin ve kooperatiflerin inşa edilmesi çok önemlidir. Bu kurumlar, hem Irak merkezi devletiyle hem de Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile müzakere edebilecek bir yönetimin temeli olmalıdır. Yine hukuk alanında bir tanınma olmalıdır; Êzidî kimliği, yani inançları, kültürleri ve toplumsal örgütlenmeleri, anayasal hak ve özgürlükler çerçevesinde korunmalı ve değer görmelidir.”

‘Êzidîlerin hakları anayasada kolektif bir şekilde güvence altına alınmalıdır’

Demokratik entegrasyon hukukunda farklı toplulukların ve kimliklerin kolektif varlığının güvence altına alınacağını vurgulayan Aktaş şöyle devam etti:

“Êzidîler için önerilen anayasal tanım şöyledir; ‘Ezidi toplumu en eski halklardan biridir; dilleri, inançları, kültürleri ve coğrafyaları kolektif haklar çerçevesinde güvence altındadır.’ Êzidî halkının yaşadığı bölgelerde yerel meclisler; eğitim, kültür, yerel güvenlik ve kadın özgürlüğü politikalarında temel sorumlular olmalıdır. Merkezi devletin müdahale yetkisi sınırlandırılmalıdır. Toplumun kaderi yalnızca demokratik entegrasyona bağlı değildir; esas olan toplumsal ve siyasi güçtür. Irak’ta demokrasi arayışı, mezhepçi iktidar güçleri arasındaki sıkışmışlık içinde kalmıştır.

Demokratik entegrasyon Êzidîler için devleti küçülten ve toplumu büyüten uzun soluklu ve ısrarlı bir yürüyüştür; soykırım hafızasını siyasal bir inşaya dönüştürür. Meclis, öz savunma güçlerini demokratik ulus perspektifiyle koordine etmelidir; Êzidî toplumunun güvenliği kolektif meclisin iradesine bağlı olmalıdır. Bu şekilde, soykırım koşullarını yaratan bağımlılık ve çaresizlik ilişkileri ortadan kaldırılır. Bu rol, Şengal’i bölgenin demokratik güvenlik anlayışının kurucu alanı hâline getirecek ve soykırımı öz savunmaya dönüştürecektir.”

Aktaş mesajını şu sözlerle sona erdirdi:

“Değerli halkımız; anti-demokratik ülkelerde demokratik entegrasyon bir direniş yöntemidir. Irak’ta Êzidîlerin demokrasi, hukuk ve özgürlük talebi yalnızca bir demokratik entegrasyon değildir; aynı zamanda iktidar anlayışlarına karşı bir direniştir. Êzidî halkının demokrasi ve özgürlük talebi, Irak’ın demokratikleşmesinin pusulasıdır; toplumun devlet sınırları içinde karar sahibi olmasını, tanınmasını, korunmasını ve söz sahibi olmasını sağlar. Önümüzdeki dönemde Serok Apo’nun bu çizgisinin Ortadoğu sorunları ve özellikle Êzidî halkımız için çözüm olacağına inanıyoruz.”

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Wan’da çıkardığı 223 işçinin başlattığı eylem, 351’inci gününde

Sonraki Haber

PYD Eşbaşkanı Huso: Êzidîlerin iradesi anayasal güvence altına alınmalı

Sonraki Haber

PYD Eşbaşkanı Huso: Êzidîlerin iradesi anayasal güvence altına alınmalı

SON HABERLER

Tecavüz failleri değil, mağdur aile köyünü terk etti

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

Munzur hafızadır, sahip çıkalım

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

Adalet nöbetleri ve Üçüncü Yol’un potansiyeli üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

Direniş ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

Özgür Kürt Çizgisi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

Tarihin Temmuz çetelesi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

15 Temmuz’un 10. yılı: Restorasyondan nereye?

Yazar: Yeni Yaşam
15 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır