• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hakan Öztürk

Mühim olan mühimmat

16 Temmuz 2026 Perşembe - 23:00
Kategori: Hakan Öztürk, Yazarlar

Her şey kapitalizmin gidişatına göre şekilleniyor.

Şu Donald Trump’ın kararlılığına ve bütün koşullara rağmen çırpınışına bakınız.

ABD’nin bir yıllık gayrisafi yurt içi hasılası 30 trilyon dolar ve Çin’inki ise 20 trilyon dolar. Satın alabilme kabiliyetine göre Çin’in durumu daha iyi. Çin 40’a ulaşmış ama ABD 30 trilyon dolarda sayıyor. Aklımızda tutalım ve buna dayanarak düşünmeye başlayalım diye söylüyorum. Anlıyoruz ki Çin ABD’nin ensesinde. Ensesinde boza pişiremiyor ama ensesinde. Çin devleti, kıtlık ve yoksulluk çeken ülke olarak buralara gelebildiği için durum önemli. Yani Çin dış kulvardan koşarak buraya gelebildi ve şimdi ABD’nin hemen yanından koşuyor.

Her şeyi öğrenmek, her şeyi taklit etmek ve her şeyi üretmek zorunda kaldı. Matkap ucu da üretti, kendi özgün beşinci nesil görünmez savaş uçaklarını da. Bu uçakları seri olarak ve çok sayıda üretebiliyor olması da ayrıca bir üstünlük.

Çin’in GSYH’si iyi, mal ihracatı iyi, nüfusuyla birlikte coğrafyası iyi ve uçakları iyi. İşte meselenin ucunun bağlandığı yer burası. Trump’ın bütün deli deli hareketleri bu nedenle. Mevcut NATO, mevcut “küreselleşme” ilişkileri ABD’nin işine yaramıyor. Her uluslararası gelişme onun hegemonyasını biraz daha aşındırıyor. Acilen bir tedbir alabilmenin telaşında. Avrupa’nın askeri yükünü üstlenmiş olarak oyalanmak istemiyor artık. Evet bir zamanlar NATO için “Amerika’yı içeride, Rusya’yı dışarıda, Almanya’yı kontrol altında tutmak lazım” denirdi. Şimdi buna imkanlar elvermiyor. Avrupa, ABD’ye bağımlı olarak silah harcamaları mutlaka yapacaksa, Almanya’nın da eli serbest kalabilir. Avrupa Almanya’ya emanet.

Karl Marks’ın acımasız bir şekilde “müjdelediği” gibi, kapitalistler hiçbir şekilde yüksek kar elde edemiyor. Finans, emlak, dolar tekeli çare değil. ABD zamanında üretim kapasitesinin dışarıya taşınmasını güle oynaya tercih etti. Çin’e kolayca ve ucuza ürettireyim derken, imalat sektörünü erozyona uğrattı. Bunun bütün sonuçlarını ekonomisinin kötü gidişatında derinden hissediyor.

Kimseyi sırtında taşıyabilecek hali yok. Bir an önce ağırlığı Hint-Pasifik bölgesine kaydırmak zorunda, yani Çin’e. Sadece Çin de değil, aslına bakılırsa kallavi bir karşı blok var. Baltık bölgesinde Polonya’yı, Batı Karadeniz’de Romanya’yı konumlandırıyor Rusya’ya karşı. Ukrayna zaten Rusya ile savaş halinde. Venezuela’dan sonra kolay ilerlerim dedi ama İran’da takıldı. Her koldan kendisine alternatif ülkelere saldırıyor.

Bütün bunlar için para lazım. Çin, İran’dan da uzak. Sefer uzun mesafeye. O nedenle bütün NATO’yu GSYH’nin %5’i oranında haraca bağladı. Herkes paraları sökülecek. Yok öyle yağma Trump’ın böreği.

Türkiye bunu hiç sorun etmedi, zaten o yolun yolcusuydu. Bizimkilerin de normal ekonomik hayattan bir umudu yok. Memleketin varını yoğunu askeri sanayi kompleksine yatırmanın peşindeler. Kanal İstanbul gibi. Yazık, mevcut boğaza bir çivi bile çakamıyorlardı biliyorsunuz. Yeni kanal yaptıklarında boğaz manzarası niyetine parsel parsel satacaklardı. Şimdi bu askeri sanayi de aynen böyle. ASELSAN ve TUSAŞ gibi kamu kuruluşlarının aleyhine AKP’ye yakın olan, yerden bitme askeri sanayi şirketleri palazlandırılıyor. Düşününüz altı yıllık “ARCA Savunma Sanayi” denilen firma 2,9 milyar dolarla ihracat rekoru sıralamasına giriyor. 155 milimetrelik top mermisi yapmayı çok iyi ezberlemişler. Tanıl Bora’nın “İnşaat Ya Resullullah” diye derleme bir kitabı vardı, şimdi inşaat yerine “mühimmat” kelimesi düşünülebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada diyor ki: “Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda şimdiden %1,5’lik bütçe payına ulaştık. Böylece %5 hedefine, Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce (yani 2030’da) erişmeyi hedefliyoruz.” Muhtemelen bu yüzde beşlik limiti de “bir lütuf” olarak görüyor. Bahsi geçen hedefe beş sene evvel ulaşmak heyecanında.

Mehmet Şimşek’in “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi” personel servislerini bile iptal ederek yılda 1 (bir) milyar dolar tasarruf hedefliyordu biliyor musunuz? Türkiye’nin GSYH’si 1,6 trilyon (milyar değil) olduğuna göre, bunun yüzde beşi 80 milyar dolardır. 1 milyar dolar nire, 80 milyar dolar nire? Görüyor musunuz bizim boğazımızdan kesilen paraların nerelere gittiğini.

Ankara’da NATO toplantısı yapılacağı esnada Öğretmenler Sendikası üyesi öğretmenler, açlık sınırının altında ücret almamak için, açlık grevi yapıyorlardı. Ne diyeyim, vicdanınız var mıdır ki?

ABD ve Türkiye’deki hükümet; halkına kamu hizmeti vermeyip, kamu kaynaklarını askeri sanayi için harcamak faslında ruh gibi anlaşıyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Kapatılmış’ anlatıyor: Toplamayın

Sonraki Haber

Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

Sonraki Haber

Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

SON HABERLER

12’inci Yargı Paketi Meclis’te kabul edildi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

İktidara kâr, halka kanser!

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

Mühim olan mühimmat

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

‘Kapatılmış’ anlatıyor: Toplamayın

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

12. Yargı Paketi: Geri çekilse de rafa kalkmadı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

15 Temmuz sonrası KHK rejimi ve eğitim emekçilerinin tasfiyesi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır