Avukat Gülfer Güçlü, yaşanan gelişmelerin yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma olarak ele alınamayacağını, bunun aynı zamanda enerji kaynakları ve bölgesel hegemonya mücadelesi olduğunu söyledi
ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji kaynakları ve bölgesel hakimiyet mücadelesi üzerinden şekillendiğini belirten Avukat Gülfer Güçlü, Rojava’daki gelişmeler, Türkiye’nin rolü ve Kürtlerin bölgesel dengelerdeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Avukat Gülfer Güçlü, gazeteci Mizgîn Tabu’ya bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gülfer Güçlü, “Ortadoğu’da yaşananlar, büyük güçlerin çıkar çatışmasının bir sonucu” dedi. Ortadoğu’da ABD ile İran arasında devam eden gerilim, bölgedeki güç dengeleri ve Rojava’nın geleceği tartışılmaya devam ediyor.
Hürmüz Boğazı ve enerji mücadelesi
ABD’nin temel hedeflerinden birinin İran’ın petrol kaynakları ve Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini artırmak olduğunu savunan Güçlü, İran’ın ise buna karşı çıktığını belirtti.
“ABD’nin en büyük amacı İran petrolünü ele geçirmek ve Hürmüz Boğazı’nda hakimiyet kurmak. Geliş gidişi kendi kontrol etmek istiyor. İran ise buna izin vermiyor. İran da hiçbir ülkeyle bu alanı paylaşmak istemiyor. Hegemonyasını sürdürmek istiyor.”
İki ülkenin de bölgede güç mücadelesi yürüttüğünü ifade eden Güçlü, “Aslında ikisi de hegemonik davranıyor. İkisi de kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
‘İran kendi halkı için de ürkütücü’
İran’ın bölgedeki politikalarına değinen Güçlü, özellikle Kürtlere yönelik uygulamalara dikkat çekti.
“İran, Kürtler açısından da kendi halkı açısından da ürkütücü bir devlet, Ölümden, idamlardan, baskıdan medet uman bir yönetim anlayışı var. Üstelik bunu din ve Allah söylemi üzerinden yapıyor.”
ABD’nin de Ortadoğu politikasının kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiğini belirten Güçlü, Washington ile Tahran arasındaki mücadelenin uzun süredir devam ettiğini söyledi.
Trump’ın söylemleri ve seçim etkisi
ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının bölgedeki güç politikasını yansıttığını ifade eden Güçlü, ABD’nin iç siyasetinin de karar alma süreçlerinde etkili olduğunu söyledi.
“Trump, ‘ben yok ederim, şunu yaparım, bunu yaparım’ diyerek çok büyük bir özgüvenle hareket ediyor. Ancak seçimler nedeniyle zaman zaman geri adım atmak zorunda kalabiliyor. İran da bunu kendi lehine kullanmaya çalışıyor.”
Rojava’da beklenti düşük
Rojava’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güçlü, ABD’nin bölgedeki politikalarında değişiklik olduğunu savundu.
“Rojava Kürdistan’da çok fazla bir şey beklemiyorum. Amerika şimdilik görüntüde saf değiştirmiş durumda. Bu nedenle bölgede büyük değişiklikler olacağını düşünmüyorum.”
Bölgede Kürtlerin daha güçlü bir siyasal duruş ortaya koyması gerektiğini belirten Güçlü, geçmiş deneyimlere dikkat çekti.
“Amerika bir dönem Kürtleri kullandı. Özellikle Rojava’da, Irak’ta ve başka yerlerde Kürtlerle ilişkiler kurdu. Ancak bugün geldiğimiz noktada farklı yönelimler görüyoruz.”
‘Türkiye’nin rolü çok önemli’
Türkiye’nin Suriye sahasında önemli bir aktör olduğunu belirten Güçlü, Ankara’nın Şam yönetimi üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Türkiye’nin rolü çok önemli, Şu anda Şara’nın Türkiye ile yönetildiğini düşünüyorum. Türkiye’nin etkisi var. Rojava’daki gelişmelerde de Türkiye’nin politikaları belirleyici.”
Şam yönetiminin Kürtlere yönelik yaklaşımının zaman içinde görüleceğini belirten Güçlü, “Şara’nın Kürtlere dost olduğunu göstermeye çalıştığını görüyoruz. Bunun gerçek olup olmadığını zaman gösterecek” dedi.
‘Kürtler kendi iradesini güçlendirmeli’
Ortadoğu’daki güç dengelerinde Kürtlerin geçmişte birçok kez hayal kırıklığı yaşadığını ifade eden Güçlü, Kürtlerin kendi politikalarını güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Ortadoğu’da tarih boyunca Kürtler birçok kez kullanıldı. Dört devlette de dünyada da Kürtler hep zor durumda bırakıldı. Bu nedenle kendi iradelerini güçlendirmeleri gerekiyor.”
Güçlü, bölgede kalıcı çözümün halkların iradesini esas alan politikalarla mümkün olacağını belirtti.
HABER MERKEZİ









