• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Yatay kentleşme – Güner Yanlıç

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Son günlerde gündem olan yatay kentleşme-yapılaşma-şehirleşme-mimari ile ilgili birkaç başlığa değinmek istiyorum. Neden dikey değil de yatay bir kentleşme modeli olmalıdır? Dikey kentleşme dünyada terk edilen bir mimari modeli olsa da bizde çok tutulan bir yapılaşma türü olarak başköşede durmaktadır. Yatay kentleşme ile ilgili en güncel söylem ise yatay olursa buna yetecek arazinin olmayacağıdır. Oysa bu insanın iğneden korkması ile aynı yaklaşımdır. Ülke yüzölçümü ve nüfus oranlarına bakarsak; tarım, mera, göl, dağ, orman gibi doğal alanların dışındaki arazileri hesapladığımızda, böyle bir sorunun olmadığını kolayca görebiliriz.

Yatay ya da dikey olan yapılaşma bu alanlar dışında yapılmalıdır. Rantı değil bireyi, toplumu ve doğayı esas alan bir yaklaşımla alanlar belirlenmelidir. İnsan, doğa birlikte-barışıklığı esas alınmalı ve insan dışı canlı yaşamın da bizler kadar yaşam hakkı olduğu bilinmelidir. Merkezi imar kararları yerine yerel halkı ve gerçek ihtiyaçları esas alan yapılaşma politikaları yapılmalıdır.

Dikey ya da yatay kentleşmeden daha önemli konu konut yapımı ve bu yönlü imar politikalarının durdurulmasının gerekliliğidir. 2018 verilerine göre Türkiye’deki konut sayısı yaklaşık 20 milyon olup, % 30’luk bir oranla bu ihtiyacın çok üstündedir. Arazi rantı üretiminin en önemli kolu imar politikaları olup çok katlılıkla beslenir. Böylece kır yaşamının bitirilmesi, kanserli olan kentlerin hızla nüfus patlamasına da neden olur.

Elbette gettovari modelleriyle tek tipleştirme üzerine kurulu ve iktidarın motorize sanayi gücü olan inşaat sektörü bakanlığının bu sayının artmasında çok önemli bir yeri vardır. Aşırı kâr ve endüstriyalizmin olduğu bir yapılaşma yatay da olsa yanlıştır. Sermayenin inşaat endüstrisince yapılan bir yatay bir kentleşmenin kabulü doğru değildir.

Yatay ve az katlı bir yapılaşmanın doğru olduğu ve temel gerekçesi de tahakküm ve bürokrasiden uzak olmasıdır. Zigguratvari olan bu dikey yapılaşma büyüklük hissi vermesi ve egoyu desteklemesi nedeniyle doğru değildir. Xerawreşk’in (Göbekli Tepe ) yatay kentleşmenin en güzel örneği olduğu; birlikte barışık ve dayanışmacı bir yaşama olanak verdiği bilinciyle örnek bir yaşam alanıdır.

Bir kentleşme politikasının sadece yatay olması tek başına yeterli değildir. Bunun yanında yerel malzemenin kullanılması da bir o kadar önemlidir. Ahşap, taş ya da kerpiç gibi kültürel dokuya uygun olan sağlıklı ve doğal yapı malzemeleri kullanılmalıdır. Beton ve demir mukavemetinin belirlediği inşaat ömrü ortalama 40 yıl olup ahşap, taş ve kerpiç ise düzenli bakımlar yapılırsa yüzyıllarca ayakta kalabilmektedir. Günümüzde kerpiç yapı olup sekiz yüzyıl ayakta kalabilen yapılar bulunmaktadır.
Ucuz, sağlıklı ve doğal olan bu yapı malzemeleri ile sermayenin kazancı da düşecektir. Bu düşüş ise sermayenin bu yerel malzemelere saldırmasına neden olacaktır. Saldırı yöntemleri de karalama, küçümseme ve en nihayet paketleyip kendi pazarlamasına, üretimi yasaklamasına katkı sunacak yasalar çıkarması olacaktır.

Dikey mimari malzemesi olan beton, sigaradan daha fazla kanser yapan radon gazı en çok beton yapılar ve onun kimyasal yapı elemanlarınca yayılarak sağlıklı bir yapı türü değildir. İnsanların toprakla olan bağının kesilmesi planlanmakta ve fizyolojik ve psikolojik problemlerle karşı karşıya bırakmaktadır. Kentlilik ve yurttaşlık bilincinden uzaklaştırıp vatandaşlığı, toplumun da birey olmaktansa bencil olmayı öğretir.

Tüketim alışkanlıklarını belirleyen reklam ve tanıtım çalışmalarının tetiklediği site, plaza ve rezidans yaşamı modern gettoların toplumsal ilişkileri bitirdiği, üç nesil bir arada yaşayabilen toplumsal yapının da sonunu çekirdek aile mantığıyla getirerek, bireyi metalaştırarak buradan da sömürü yapmaktadır.

Yatay kentleşme olacaksa en önemli problemlerden biri de tektipçilik kafasıyla yapılması olur. Ülkenin doğusundan batısına modern kentleşme diye lanse edilen çeşitliliği esas almayan tektip mimari ile yapılmış modern gettoların sisteme ve sermayeye hizmet etmekten başka bir anlamı yoktur. Bu bilinçle sadece yatay bir kentleşme değil toplumsal ekoloji öğretilerini barındıran bir ekolojik yapılaşma esas alınmalıdır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Türkiye’nin NATO içinde kalması ve bu yönlü angajmanlara girmesi esas olarak içerideki muhalifleri bastırmada destek almak içindir. Bu yönüyle NATO,...

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri olan Küba Devrimi en başta ezber bozuculuğuyla dikkat çekmiş, Ortodoks yaklaşımların...

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

PKK’nin kendini lağvetmesi ve sembolik olarak silahları yakması, 2.Çözüm Süreci’nin sıçrama noktasıydı. O günden beri ZP ve İYİP gibi ultra...

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Olağanüstü bir milliyetçi kışkırtma eşliğinde ABD’ye gönderilen “Türkler” bir milli hezimetle kısa sürede gerisin geri döndüklerinde, bunun bedeli hakkında bazı...

Kürtlerin yerinde kim olsa çatlardı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Kürt sorununun en yaygın ve yoğun olarak tartışıldığı bir dönem yaşanıyor. Bundan önceki süreçlerde Kuzey Kürdistan için çözümler tartışılıyordu, bugün...

Mizah halkı güldürür, diktatörü ürkütür

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Deniz Göktaş Erdoğan’a hakaret ettiği için tutuklandı. Hakaret nedir? Hakaret öfkeyle yapılır. Kişiye kızarsın, kızgınlıkla küfredersin. Yani kişilik hakkına girmiş...

Sonraki Haber

Bir de Kürtlerle sorunu olsaydı?

SON HABERLER

NATO’dan ABD-İran gerilimi hakkında peş peşe açıklamalar

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

ABD ve İran arasındaki gerilim artıyor: Buşehr’deki askeri üs hedef alındı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi 11 Temmuz’da Meclis’e ‘5 acil’ talep sunacak

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Karasu: Bizim ve halkın baş müzakerecisi özgür olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Cizîr bodrumları için AİHM’e ‘İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü’ yanıtı verildi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Keskin: Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır