• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ağustos 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

CHP’nin çöküşü, iktidarın manevrası ve yeni bir ufkun imkânı

1 Ağustos 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

Ortadoğu yangın yerine çevrildi. Ukrayna bile İran-ABD-İsrail savaşına dahil oldu. Savaş yayılıyor ve hemen her ülke savaşın içine çekilip taraf olmaya zorlanıyor. ABD ve İsrail çizgisi dayatılıyor. Bu bazen NATO üzerinden bazen İbrahim Antlaşması üzerinden, İran karşıtlığı ya da Filistin düşmanlığı üzerinden yapılıyor. Ama hep aynı yere çıkıyor ve halklar ezim ezim eziliyor. Ankara ise giderek bir yere sürükleniyor. İç politikadaki her gelişme bundan bağımsız değil. İran konusu “Kürt sorununda şiddet ve savaş sarmalından çıkışı” dayatırken aynı zamanda muhalefeti ezme, tasfiye etme ve sindirme hesabıyla paralel sürüyor. Davutoğlu’nun partisini feshi konusu bile önümüzdeki dönemin tasarımı olarak iş görebiliyor. Siyaset, çoğu zaman görünürdeki kaostan ziyade, görünmez stratejilerin sahnesidir. Bunlar görülmeli ve saflar sıklaştırılmalıdır… CHP’de yaşanan karmaşa, yüzeyde iç hesaplaşmalar, kişisel hırslar ve örgütsel çözülmeler olarak sunulsa da aslında iktidarın ve güç odaklarının hesabıyla ilintilidir. Gelişmeler, muhalefeti bölüp parçalama, etkisiz kılma ve kendi ömrünü uzatma sanatının ustaca bir tezahürüdür. Erdoğan’ın “bizim dışımızda cereyan ediyor,” söylemi ise gerçeği izah etmekten uzaktır. CHP’ye kayyım ile ifrata vardırılan süreç devam ediyor. Bu hamle, eşi benzeri az bulunur bir manevradır; Erdoğan ve ekibinin muhalefeti alt etmedeki yeteneği, dünyanın en değme burjuva politikacılarına taş çıkartacak düzeydedir ve burada da icra ediliyor. Trump’ın bile “hileli seçimleri en iyi o bilir” mealindeki iç geçirişi, bu yeteneğin uluslararası bir itirafı gibidir. Ancak asıl trajedi, butlan kararlarıyla Kılıçdaroğlu ve çevresinin kayyımlaştırılması, seçilmiş yönetimin polis marifetiyle merkezden atılması, kapıların çilingirle kırılmasıdır. Bunlar yalnızca hukuki skandallar değil, halk iradesinin sistematik gaspının göstergesidir. İtibarsız bir butlan yönetimi, partiyi gasp etmek için her skandalı yeni bir manevraya dönüştürürken, toplum nezdinde çoktan yok hükmündedir. Kılıçdaroğlu’nun rozet takma törenine 950 TL karşılığında figüran taşımak, bu çöküşün en kaba, en seviyesiz simgesidir.

Muhalefet teslim alınamıyor

19 Mart darbesiyle İmamoğlu’nun gözaltına alınması, diplomasının iptali, adaylığının boşa düşürülmesi ve CHP’li belediyelere “ya rozet ya kelepçe” dayatması, tarihin mide bulandırıcı bir sayfasını açmıştır. Bu operasyonlar yolsuzluk bahanesiyle maskelense de Üsküdar ve Etimesgut belediyelerindeki operasyonlarla sürüyor. Asıl hedef halkın oylarıyla seçilmiş yerel iradeyi yok etmektir. AKP’li yönetimlerdeki yolsuzluklar ise dokunulmazlık zırhıyla korunurken, yargı açıkça iktidarın ömrünü uzatma aygıtına dönüşmüştür. Hukuk, istisna kılıfı altında iktidarın araçsallaştırıldığı bir alana indirgenmiştir. İktidar, muhalefeti yok edemeyince, onu kendi içinden parçalayarak, ahlaki ve siyasi meşruiyetini eriterek hükmetme hesabında kararlı görünüyor. Belediyeler üzerinde aralıksız süren operasyonlardaki amaç budur. Ne var ki, bu karanlık tabloda bir direniş çizgisi de filizlenmiş oldu. Gençliğin 19 Mart Saraçhane eylemiyle başlayan, yüzlerce merkezde yüzbinleri seferber eden CHP direnişi, iktidara teslim olmamıştır.

Güç labirentinde direniş

Sol sosyalistlerden Kürt demokratik hareketine, hatta toplumun sağ ve muhafazakâr kesimlerine kadar uzanan destek, bu direnişin potansiyelini göstermiştir. Toplum, yargının manevralarını ve yerel yönetimlerin gaspını görmektedir. İktidarın baskısı, karşıtını doğurdu demek abartı olmaz. Yeni bir toplumsal hareketin doğuşudur söz konusu olan. Ancak şimdi asıl mesele, CHP’den kopan Özgür Özel hareketinin “Yeni Parti” adıyla ortaya koyduğu oluşumdur. “Yeni” ismi dilde yapışkan bir metafor olsa da asıl soru geçmişin bagajıyla yüzleşip yüzleşemeyeceğidir. Zira CHP’nin emek, Kürt, Alevi ve inanç sorunlarındaki tarihsel yükü ağırdır. “Öz CHP biziz” nostaljisine sığınmak yerine, dönemin ruhunu yakalayan, eleştiri ve özeleştiriyle yol açan bir hareket gerekir. Bu başarılacak mı göreceğiz. Yeni Parti’nin bazı sol partilerle diyalog kurması gelecek tasavvurunda bulunması umut vericidir; ancak Kürt demokratik hareketini dışarıda tutan, onu dolaylı kategorize eden anlayışlar, ortak mücadeleyi sakatlar. Formatları farklı olsa da aynı demokratik istikamete yürüyen güçler olarak düşünmek esas olmalıdır. AKP’nin Kürt sorununda ve Alevi taleplerinde “yeni manipülasyon” arayışlarına girdiği bir dönemde, Yeni Parti’nin hâlâ, daha ileriden söz kuramaması sorunu var. Süreç konusu nerdeyse gündemden düşmüş gibi. Programda Kürt sorununa değinmeler olsa da tarihsel muhasebe, yüzleşme ve gerçek bir sosyal demokrat kimlik netleşmemiştir. Özcesi; Oyun içinde oyun işletiliyor… Ancak direniş ve karşı manevra ve hamleler tüketilemiyor. Kürt sorunundaki gelişmeleri bu kapsamda değerlendirmek gerek. Ortak hedefte odaklaşmak gerek. Türkiye, ekonomik, siyasi, kültürel ve çoklu baskı cenderesinden kurtulmalıdır. Yeni Parti bu tarihsel süreçte önemli bir misyon üstlenebilir: Ancak Kürt demokratik güçleri, sosyalistler, ezilen halklar, kadınlar ve gençlerle kapsayıcı bir mücadele cephesi örerek… Bu da ancak eleştirel bilinç, cesur yüzleşme ve ortak direnişle mümkündür. Aksi halde labirent derinleşir; labirentin efendisi ise her zaman aynı kalır…

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Ekinler kül oldu borçlar duruyor’

SON HABERLER

CHP’nin çöküşü, iktidarın manevrası ve yeni bir ufkun imkânı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

‘Ekinler kül oldu borçlar duruyor’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

Katmerli tecrit: Kuyu tiplerinde kadın mahpuslar

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

Sultan Hamid’in entegrasyon siyaseti 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

Medya dilindeki irtifa kaybı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

Yeni dönemin kapılarını kim, nasıl açacak?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

Yaşam adına uyarıyoruz; sömürüye ortak olmayın

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır