Türkiye’de her 100 işçiden 86’sı sendikasız. DİSK-AR verileri kadın işçilerin örgütlenmede daha da geride kaldığını ortaya koyarken, Saliha Bahadırlı sendikalaşmanın önündeki yapısal engellere dikkat çekti
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın temmuz ayı işkolu istatistiklerine göre Türkiye’de kayıtlı işçi sayısı 17 milyon 630 bin 475’e yükseldi. Bu işçilerin 2 milyon 432 bin 789’u sendika üyesi olurken, resmi sendikalaşma oranı yüzde 13,79 olarak hesaplandı. Ocak ayına göre kayıtlı işçi sayısı 931 bin 391 kişi artmasına rağmen sendikalı işçi sayısı yalnızca 18 bin 999 kişi arttı. Sendikalaşma oranı da yüzde 14,45’ten yüzde 13,79’a geriledi. Buna göre kayıtlı her 100 işçiden yaklaşık 86’sı sendikasız.
Bakanlık verilerine göre 246 işçi sendikasından yalnızca 60’ı yüzde 1’lik işkolu barajını aşabildi. Konfederasyonlar arasında TÜRK-İŞ 1 milyon 260 bin 109 üyeyle ilk sırada yer alırken, HAK-İŞ’in 838 bin 266, DİSK’in ise 263 bin 282 üyesi bulunuyor. DİSK toplam sendikalı işçilerin yüzde 10,8’ini temsil ederken bu oran TÜRK-İŞ’te yüzde 51,8, HAK-İŞ’te yüzde 34,5 oldu.
‘En büyük engel yüzde 1 barajı’
DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası Mağaza Market Komisyonu üyesi Saliha Bahadırlı, sendikalaşma oranındaki gerilemenin yapısal engellerle bağlantılı olduğunu söyledi. Yüzde 1’lik işkolu barajının birçok sendikanın toplu iş sözleşmesi yetkisi almasını engellediğini belirten Bahadırlı, “Sendikalaşmanın önünde çok büyük engeller var. Bunlardan en büyüğü yüzde 1 barajı. Bu barajı aşmak çoğu zaman mümkün olmuyor. Toplu iş sözleşmesi yapamıyorsunuz” dedi.
Mevcut işkolu sisteminin de bağımsız sendikaların örgütlenmesini zorlaştırdığını belirten Bahadırlı, farklı sektörlerde çalışanların aynı işkolunda toplanmasının ortak mücadeleyi güçleştirdiğini ifade etti.
Öğretmenler Sendikası ve Bağımsız Maden İş Sendikası’nı örnek gösteren Bahadırlı, mücadeleci sendikaların üye sayıları ve yürüttükleri eylemlerle önemli kazanımlar elde etmesine rağmen işkolu barajına takıldığını söyledi. Bahadırlı, “İstatistikler ne kadar sağlıklı, ne kadar güvenilir?” diye sordu.
‘Sınıf sendikacılığı gerekli’
Sendikaların yalnızca üye ve aidat sayısına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Bahadırlı, işçilerin işyerlerinde komiteler kurarak söz ve karar sahibi olduğu bir örgütlenme anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti. Bahadırlı, “İşçinin söz, yetki ve karar hakkını savunan, onu destekleyen, onun öncüsü olacak sendikal hareketi yaratmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
İşçilerin parçalı ve örgütsüz kalmasının patronların işine geldiğini belirten Bahadırlı, sendikalaşmanın önündeki bürokratik engellerin yanı sıra işten atılma korkusu ve sendikalara duyulan güvensizliğin de örgütlenmeyi zorlaştırdığını söyledi.
Bahadırlı, “İşçiler sendikalara neden üye olmuyorlar? Çünkü sendikalara güvenmiyorlar. Sendikanın ne olduğunu bile bilmiyorlar. ‘Sendikalı olursak işten atılırız’ korkusu var. Çok büyük bir baskı var” dedi. Sendikaların da daha görünür olması ve işçilerle daha fazla temas kurması gerektiğini kaydetti.
Kadınlar daha geride
DİSK-AR, resmi sendikalaşma oranının fiili örgütlülüğü tam olarak yansıtmadığına dikkat çekiyor. Araştırmaya göre toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin oranı yalnızca yüzde 9,6. Kadınlar toplam işçilerin yüzde 34,5’ini oluşturmasına rağmen sendika üyelerinin yalnızca yüzde 24,7’sini oluşturuyor. Yaklaşık 6,4 milyon kadın işçinin 601 bini sendikalı. Kadınlarda sendikalaşma oranı yüzde 9,3’te kalırken, 12,2 milyon erkek işçinin yaklaşık 1,83 milyonunun sendikalı olması nedeniyle erkeklerde bu oran yüzde 15’e ulaşıyor.
Haber: ELİF Akgül\JINHA









