DEM Parti ve DBP örgütleri, Gever ve Şemzînan’da yaban keçilerinin ihale yoluyla ava açılmasını protesto etti. DEM Parti Gever İlçe Eşbaşkanı Şeyda Belliler, ‘Yaban keçileri av ganimeti değildir’ diyerek uygulamanın durdurulmasını ve yaşam alanlarının korunmasını istedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Colemêrg il ve ilçe örgütleri, Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ve Şemzînan (Şemdinli) ilçelerinde yaşayan yaban keçilerinin Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Mille Parklar Genel Müdürlüğü tarafından ihale ile ava açılmasını protesto etmek amacıyla basın açıklaması yaptı.
Açıklamada konuşan DEM Parti Gever İlçe Eşbaşkanı Şeyda Belliler, söz konusu uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirtti. Uygulamanın “av turizmi” kılıfıyla meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirten Şeyda Belliler şunları söyledi:
“Yaban keçileri, bu coğrafyanın yalnızca doğal zenginliği değil; dağ ekosisteminin, biyolojik çeşitliliğin ve ortak yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Yüzyıllardır bu dağlarda varlığını sürdüren canlıların yaşam hakkının ihale bedelleri üzerinden belirlenmesi, doğayı koruma anlayışıyla bağdaşmamaktadır. ‘Av turizmi’ adı altında meşrulaştırmak, doğayla kurulan ilişkinin yaşamdan değil, tüketimden ve ekonomik çıkardan yana kurulmasıdır. Doğayı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak gören bu anlayış, dağları, meraları, suları ve yaban hayatını rant alanına dönüştürmektedir. Bizler doğanın insanın sınırsız kullanımına sunulmuş bir mülk olduğu anlayışını reddediyoruz.”
Yaşam hakkı vurgusu
Ekolojik yaşamın önemine işaret eden Şeyda Belliler şunları söyledi:
“Ekolojik mücadele bizim açımızdan yalnızca çevrenin korunması değil; yaşamın bütünlüğünün, canlıların yaşam hakkının ve doğayla kurulan sömürücü ilişkinin değiştirilmesi mücadelesidir. Yaban keçileri, birkaç kişinin avlanma zevki uğruna öldürülebilecek hedefler değildir. Onların yaşamı, bölgenin ekolojik dengesi açısından da önem taşımaktadır. Üstelik kaçak avcılıkla mücadele edildiği söylenirken, aynı hayvanların belirli bedeller karşılığında avlanmasına izin verilmesi ciddi bir çelişkidir. Doğayı korumanın yolu, öldürmenin bedelini belirlemek değil; yaşam alanlarını korumaktır. Yaban hayatının korunması; avcılığa izin veren uygulamalarla değil, yaşam alanlarının güvence altına alınması, ekosistemin bütünlüğünün korunması ve doğaya yönelik her türlü talanın önlenmesiyle mümkündür.”
‘Yaban keçileri av ganimeti değildir’
“Bu coğrafyanın bütün canlılarını savunacağız” diyen Şeyda Bellier, “Yüksekova’nın dağları bir av sahası değildir. Şemdinli’nin dağları bir rant alanı değildir. Yaban keçileri av ganimeti değildir. Doğa hiçbir ekonomik çıkarın mülkü değildir. Yaban keçilerinin avlanmasına yönelik uygulamalar derhal durdurulmalı, bu canlıların yaşam alanlarını koruyacak ekolojik politikalar hayata geçirilmelidir. Hakkâri’nin dağları, vadileri, meraları ve bütün canlı yaşamı ekonomik çıkarların insafına bırakılamaz. Bugün yaban keçisinin yaşam hakkını savunmak, yarın bütün ekosistemin korunması için mücadele etmektir. Yaşamı, ekolojik dengeyi ve bu coğrafyanın bütün canlılarını savunmaya devam edeceğiz. Bir dağın özgürlüğü, üzerinde yaşayan bütün canlıların özgürlüğüdür” dedi.
Açıklama konuşmalar ardından son buldu.
Kaynak: MA









