• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Muhataplığın eşiği

13 Ağustos 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Hukuki metinlerin dar sınırlarına takılıp kalırsak, asıl resmi göremez hale geliriz. Asıl olan şudur: Tarihte ilk kez bir Kürt isyan lideri ve onun örgütlü yapısı, masada muhatap olarak kabul edilmiştir. Devlet aklı, ilk kez siyasi bir karşılık vermek zorunda kalmıştır

Deniz Amed

Sessizliğin ve belirsizliğin hakim olduğu uzun zaman dilimlerinin ardından, sayfalar dolusu yasal metinler önümüze geldiğinde ilk hissedilen şey; teknik maddelerin, soğuk hukuki jargonun ve masa başı hesaplarının ardındaki o derin kırılmadır. Yıllardır tel örgülerin, sarp dağların ve sürgün yollarının ardında bekleyen bakışlar, bu adımla birlikte ilk kez aynı eşikte buluşuyor. Kamuoyunda yaklaşık iki yıldır süren beklenti ve tartışmaların ardından nihayet gündeme gelen çerçeve yasa, tam da böyle bir tarihsel kavşakta yeni bir dönemin habercisi olarak duruyor. Önümüze konulan 12 maddelik bu yasa; teknik detaylarıyla, cümle aralarındaki boşluklarla ya da iktidarın kendi geleceğini garantiye alma hesaplarıyla sınırlı bir mesele değildir. Hukuki metinlerin dar sınırlarına takılıp kalırsak, asıl resmi göremez hale geliriz. Asıl olan şudur: Tarihte ilk kez bir Kürt isyan lideri ve onun örgütlü yapısı, fiilen de olsa, masada muhatap olarak kabul edilmiştir. Devlet aklı, uzun yıllar sonra ilk kez siyasi bir karşılık vermek zorunda kalmıştır.

Metin boyunca “Kürt” adını diline dolamaktan kaçınıp her şeyi “milli” kelimesinin arkasına gizlemeye çalışsalar da, bu adımla Kürt sorununun varlığını zımnen kabul etmiş oldular. Devlet aklı ve özellikle mevcut iktidar yapısı, öteden beri Kürt halkı ile onun örgütlü yapısını birbirinden ayrıştırmaya, “Kürt halkı ayrı, PKK ayrı” söylemiyle süreci manipüle etmeye çalışmıştır. Ancak halk nezdinde hiçbir karşılığı olmayan, toplumsal gerçekliğin duvarına çarpan bu yapay ayrıştırma söylemi zamanla dikiş tutmamış; devlet aklı en nihayetinde bu stratejinin tıkanıklığını kabul etmek zorunda kalmıştır. Nitekim bugün devletin doğrudan masaya oturması, söz konusu söylemin boşa çıktığını ve bu yapının toplumsal tabanını, tarihsel gücünü ile kaçınılmaz aktörlüğünü zımnen de olsa kabul ettiğinin en açık göstergesidir. Bir asır önce ortak yaşam ruhuyla şekillenen kurucu iradenin terk edilmesinden bugüne, Kürt gerçekliği yeniden yasal bir zeminle temas ettirilmiştir. Evet, güvenlikçi mantıkla yazılmış, dar ve sınırlayıcı bir metin duruyor önümüzde. Ama bu tablo gökten olmadı. Arkasında ağır bedellerle örülmüş, geri adım atmayan bir direnç tarihi var. Qandil’in sarp kayalıklarından Amed’in dar sokaklarına, zindan duvarlarından sürgün yollarına kadar her yerde verilen mücadele, bu metni mümkün kıldı. Yasa ne kadar yetersiz olursa olsun, PKK’nin toplumsal ve siyasal bir aktör olarak tescilini belgelemiştir. Siyasallaşma dediğimiz kulvar tam da bu aralıklardan açılarak genişler.

Cumhuriyet’in kuruluşuna döndüğümüzde, bu coğrafyanın iki ana kurucu halkının ortak iradesiyle şekillendiği bir tablo mümkündü. Dönemin politikaları yüzünden bu imkân harcandı, Kürt varlığı yok sayıldı. Yüz yıl önce aynı safta omuz omuza duran anlayış, adil bir hukukla güçlendirilseydi, bugün ne Botan’da, ne Serhat’ta, ne de coğrafyanın başka bir köşesinde bu kadar yıkım yaşanırdı. Bir zamanlar adını anmak bile ağır yaptırımlara yol açan semboller, bugün kentlerin duvarlarında, sokakların hafızasında, gençlerin dilinde yaşıyor. Bu, inkârın ne kadar boşuna olduğunu ve harcanan ömürlerin boşuna gitmediğini açıkça gösteriyor. Bu topraklarda çatışmanın gölgesinin düşmediği, bedel ödememiş tek bir hane kalmadıysa, o kapıların artık yeni bir geleceğe açılması kaçınılmazdır.

Muhataplık meselesini siyasal düşünce boyutuyla ele aldığımızda, her şeyin tek bir özneye yüklenmesi diyalog mantığına aykırıdır. Gerçek bir müzakere masası, iki ayrı iradenin, iki ayrı aklın hamleleriyle ilerler. Karşı taraf sorumluluktan kaçıp inisiyatif almadığında, sürecin bütün dengesini, toplumsal hassasiyetleri, olası çekinceleri ve halkın taleplerini tek bir zihnin aynı anda taşıması gerekir. Bu durum bir süre sonra yapıcı olmaktan çıkar, tıkanmaya ve ağır bir yıpranmaya dönüşür. Yıllardır yürütülen “muhatap bulma” çabası bu yasal zeminle görünürlük kazansa da, karşı kıyıda hâlâ irade göstermeyen, adım atmaktan çekinen silik tutum temel engel olarak duruyor.

Yürüttüğümüz tutum, yalnızca belirli bir yapının temsilciliğiyle sınırlı değildir. Doğrudan halkların ve toplumsal barışın ortak geleceğini gözeten devrimci bir sorumluluktur. Zindanlardaki siyasi tutsakların durumu zaten uluslararası hukuk ve kararlarla netleşmiştir. Konu münferit tahliyeleri çoktan aşmış, siyasal bir nitelik kazanmıştır. Bu noktada sol-sosyalist yapılara ve demokrasi güçlerine düşen görev, kenardan eksikleri saymak değil; sürecin bizzat taşıyıcısı ve müdahili olarak alanı genişletmektir. Yasa mevcut haliyle elbette eksiktir; ancak bu yetersizlikler sadece yasa yapıcının sınırlarıyla değil, toplumsal mücadelenin bu yasayı demokratikleşme yönünde genişletme ve alan açma kapasitesiyle doğrudan ilgilidir.

Önümüzdeki yol uzun, virajları sert ve engelleri çok. Ama Kürt halkı da, onun örgütlü yapısı da bu zorlu dönüşü çevirecek tecrübeye ve özgüvene sahiptir. Bu yasa tek başına nihai çözüm getirmez. Ancak bir asırlık inkâr yükünü geride bırakmak, tek taraflı zihinsel ağırlığı sonlandırmak ve daha kapsayıcı bir demokratik kanalı zorlamak için kritik bir zemin sunar. Muhataplık fikri bir kez devlet aklında ve siyasi sahada karşılık bulmuştur. Tarihsel tecrübeler açıktır: O eşik bir kez aşıldıktan sonra eski dengelere geri dönülmez.

Nitekim bu yasal adımların hayata geçmesiyle birlikte; Avrupa’dan, dağlardan ve zindanlardan gelecek arkadaşların katılımıyla yaşanacak geri dönüşler, mücadelenin tek bir alanda ve partimizin kurumsal çatısı altında bütünleşmesini sağlayacaktır. Tüm birikim ve gücün tek bir kulvarda, legal siyasette toplanması, topluma yedirilebilir ve kurumsallaşmış bir mücadele dinamiği yaratacaktır. Bu durum, süreci rahatlatmakla kalmayacak; sokaktan siyasete, toplumsal inançtan geleceğe duyulan umuda kadar muazzam bir enerjiye ve niteliksel bir dönüşüme yol açacaktır. Bu kabulün siyasette, sokakta ve geleceğin güç dengelerinde yaratacağı yansımaları, önümüzdeki dönemde hep birlikte çok daha net göreceğiz.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Bütünleşme ve dayanışma demokrasiyle mümkündür

Sonraki Haber

Eski politik mahkûmlar sendikası

Sonraki Haber

Eski politik mahkûmlar sendikası

SON HABERLER

Tekçilikten demokratik topluma: Barışın yeni dili(1)

Yazar: Yeni Yaşam
13 Ağustos 2026

Eski politik mahkûmlar sendikası

Yazar: Yeni Yaşam
13 Ağustos 2026

Muhataplığın eşiği

Yazar: Yeni Yaşam
13 Ağustos 2026

Bütünleşme ve dayanışma demokrasiyle mümkündür

Yazar: Yeni Yaşam
13 Ağustos 2026

11 yıl sonra Türkiye’ye gelen sanatçı Nuarin gözaltına alındı: Yarın savcılığa sevk edilecek

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ağustos 2026

Trump’a Truth Social davası: Paylaşımlara hızlı erişim ücretine itiraz edildi

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ağustos 2026

‘Gerok Kargeha Zarokan’ Mûş’ta çocuklarla buluştu

Yazar: Yeni Yaşam
12 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır