• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Ağustos 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Yaşam

Küba Mahallesi: kent çeperlerinde bir toplumsuzlaşma hikayesi

17 Ağustos 2026 Pazartesi - 10:39
Kategori: Yaşam

Bir işçi mahallesi olarak doğan, ortaklaşma kültürüyle şekillenen ve bir dönem ‘kurtarılmış bölge’ olarak anılan Küba Mahallesi, devlet baskısı, kriminalizasyon ve kentsel dönüşüm politikalarıyla bugün yok olmanın eşiğine geldi

Türkiye metropollerinde, özellikle 1960’lı yıllarda iç göçler nedeniyle birçok işçi mahallesi oluştu. Bu mahalleler, Anadolu ya da Kürdistan’dan iş için gelenlerden oluşuyordu. Bugün birçok mahalle değişiklikler göstererek varlığını sürdürürken, bazıları yok oldu.

İç göçler dolayısıyla kurulan işçi mahallelerinin en fazla olduğu kentlerden birisi de İstanbul. Alibeyköy, Demirkapı, Fatih, Tarlabaşı ve Tozkoparan gibi mahalleler 60’lı yıllarda göçlerle yeniden şekillendi veya sıfırdan kuruldu. Bu mahallelerden biri de Küba Mahallesi’ydi.

1960’lı yıllarda ağırlıklı olarak İç Anadolu’dan göçen işçilerin kurduğu gecekondulardan oluşan Küba Mahallesi, uzun süre devrimci hareketlerin önemli bir güç odağı bulduğu, kentin merkezinde adını duyuran bir mahalleydi.

Polisin bile giremediği mahalle

Küba Mahallesi, 1960’lı yılların ortalarında Sivas, Ordu, Rize, Tokat gibi bölgelerden gelen işçiler tarafından kuruldu. Mahalle, 1990’lı yıllardan sonra Kürt Alevi nüfusuyla tanıştı. Özellikle Türkiyeli sosyalist örgütlerin güçlü olduğu ve o dönem ‘polisin bile girememesiyle’ efsaneleşen Küba Mahallesi, 90’lı yıllar sonrasında yalnızlaşmaya doğru gittiği bir dönüşüm geçirmeye başladı.

80 Askeri Darbesi’nin ardından devrimci hareketlerin güç kaybı nedeniyle yalnızlaşan Küba Mahallesi, 90’lı yıllarda yeniden hareketlendi. Tam bu dönemde Küba Mahallesi’nin etrafı büyük işçi konutlarıyla donatıldı. Bu konutlarda uzun süre devlete ait fabrikalarda çalışan işçiler, müdürler ve şefler kaldı. İşçi konutları projesi, Küba Mahallesi’ni sona götüren yolu açtı.

70’li yıllardan 90’lı yıllara kadar Küba Mahallesi’nde yaşayan, sonrasında işçi olarak çalıştığı fabrikadan dolayı işçi konutlarına geçen Ali, o süreci şöyle anlatıyor:

“Küba Mahallesi’ne geldiğimizde burası özellikle bir devrimci yapının etkisi altındaydı. Bu süreç askeri darbeye kadar da böyle geçti. Ancak askeri darbe sonrası bu örgüt neredeyse yok olma düzeyine gelince burası bir nevi yalnızlaştırıldı. Küba giderek kendi kaderine bırakıldı. 90’ların başlarına, cezaevlerindeki devrimciler çıkana, devrimci mücadele yeniden yükselmeye başlayana kadar da öyle oldu. O sırada Kürtler de Küba Mahallesi’ne yerleşmeye başlamıştı. Devlet, belki de Kürtlerden korktuğu için bu konutları yaptı.

İşçi konutlarına çok sayıda Kübalı geçti. Ancak burada şunu gördük: Küba Mahallesi’nde bizim yanımızda olan devrimciler, işçi konutlarına geçtikten sonra çok fazla yanımıza uğramamaya başladı. Zaten polisin baskısı her gün hissediliyordu. Üstüne bir de devrimcilerin bizi yalnız bıraktığı hissi gelişti burada. Bugün gençlerin bu duruma düşmesinin, Küba Mahallesi’nin eskisi gibi güçlü olmamasının tek sebebi devletin saldırıları değil, bana göre. Devlet baskı yaptı, mahalleyi böldü, yıktı, küçülttü, tamam. Ama o devrimciler neredeydi?”

Küba Mahallesi’ne ilk gelen Kürtler için ev olmadığı dönemlerde mahalleli, evlere birer oda daha ekleyerek onları evsiz kalmaktan kurtarmıştı. İlk zamanlarda gelen Kürtler için yapılan odalar, daha sonra aileleriyle birlikte gelenlerin sayısının artmasıyla yeni evlere dönüştürüldü. Bu da mahallelinin ortaklaşarak yürüttüğü bir süreçti.

Parçalanmalar ve kavgalar mahalleyi yalnızlaştırdı

90’lı yıllarda yaşanan değişime dair bir başka mahalleli, o sürece dair en çok tartışılan konuların başında örgütler arası kavgaların geldiğini şöyle anlattı:

“90’larda Küba Mahallesi’ne köyleri yakılan Kürtler de gelmeye başladığında bir farklılık olacağı hissedilmeye başlanmıştı. Kürtler kendi örgütlerini savunuyordu ancak buradaki devrimciler ile onlar arasında kavgalar yaşanınca herkes kendi köşesine çekildi. Bir dönem gelen insanlarla konuşulmadı, onlar yalnız bırakıldı. Mahallenin bir köşesinde kendilerine yaşam kurarken onlarla Alevilik üzerinden bile tartışmalar yaşandığını hatırlıyorum.

Sonrasında onlara yönelik bu tavırları gösterenler dağıldı, mahalleden çekildiler. Ya da mahallenin giderek çetelerle anılmasına yol açan hatalar yaptılar. Devlet zaten buraya göz dikmişti. O işçi konutları boşuna yapılmamıştı. Gecekonduların verdiği ortak yaşam, birlikte yaşama hissinin yok edilmesi için o bloklar yapıldı. Oraya geçenlerde ilk olarak ‘o Kürtleri yalnız bırakın’ diyenler olmuştu.

Bugün mahallenin ayakta kalan küçük kısmında o Kürtlerle beraber, ortak bir şekilde yaşıyoruz. Bana göre bugün Küba yok olduysa bunu sadece devlete yıkmak en kolayı olur.”

Yaşamın ortak kurulduğu mahallelerden

Küba Mahallesi, halkın kendine bir yer seçerek yaptığı evlerle ortaya çıkmış bir işçi mahallesi. Sokakları dar, evlerin neredeyse tamamı tek katlı ve bahçeli inşa edilmiş. Geçmişte bahçelerinde bostan bulunan evlerle birlikte buradaki yaşam, birlikte göç eden halkların ortak çabalarıyla kuruldu. Mahalle yaşamına dair Ali, şunları anlattı:

“Burada her şey imece usulüyle kuruldu. Zaten ilk gelenler Sivaslı ve Ordulu aileler olduğu için önce kendi içlerinde, sonrasında ise birbirleriyle ortaklaşarak bir yaşam kurdular. Devrimcilerin gelişiyle ise suç oranının neredeyse hiç olmadığı bir yer haline geldi. Devrimciler burada yaşamı daha planlı ve daha düzenli hale getirdiler. Çocuklar, şehrin diğer bölgelerine göre daha güvende, kadınlar ise daha rahattı. Çocuklar sokaklarda oynayarak büyüdüler ve kimse onlara bir şey olmayacağını biliyordu.”

Kriminalizasyon ve ötekileştirilme

Küba Mahallesi’nin bir kısmı, 90’larda gerçekleşen birtakım dönüşümün ardından Tozkoparan’a bağlandı. Geri kalan kısımda yaşayanlar başka mahallelerden gelen saldırılara maruz kaldı. Başlarda mahalle hakkında “polis bile giremiyor”, “tehlikeli mahalle” gibi söylentiler çıkarıldı. Mahallenin izbe kısımlarında uyuşturucu ticaretinin ortaya çıkmasıyla, 1990’ların sonlarına doğru mahalle açık bir biçimde kriminalize edilmiş bir yer haline geldi. Bu karalamanın izleri bugün bile devam etmekte.

Halen Küba Mahallesi’nde yaşayan bir yurttaş, bu sürece dair şunları anlattı:

“Öyle bir hal almıştı ki durum, dışarıda iş ararken bile adresimizi söylediğimizde çekinenler, korkanlar oluyordu. Halen buralar için ‘çok kapalı bir topluluk, dışarıdan gelenleri sevmiyorlar’ gibi yazanlar olduğunu görüyoruz. Oysa öyle bir yer değil. Herkes girip çıkabiliyor. Ancak dışarıda yaratılan bu izlenim, mahallenin giderek yalnızlaşmasına ve kendi içine kapanmasına neden oldu.

Zaten 2000’lerden sonra da kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edildi ve çok sayıda kişi arsalarını teslim edip apartman dairelerine gitti. Gitmek zorundaydılar çünkü artık burada yaşamak istemiyorlardı.

Bir gazetede ‘Burada gecekondularda yaşıyorlar ama zenginler’ gibi bir haber bile okumuştum. Bu gecekonduları biz kurduk. Buraları gasp etmedik, kendimize ev yaptık, tapusunu aldık. Evimizin olmasını bile bize karşı kullanır oldular.”

2000’ler sonrası

2000’li yıllar sonrası Küba Mahallesi artık, Türkiye genelinde kriminalize edilen mahallelerden birisiydi. Uyuşturucu ticareti bu dönemde mahallede yerleşti, yıkılan ya da boşaltılan binalarda fuhuş çeteleri ortaya çıktı. Giderek yalnızlaşan ve imajı dışarıdan kriminal görünen mahallelinin, mahalleyi terk etme süreci 2020 yılında çıkarılan “riskli alan” kararıyla hızlandı. Bugün, Küba Mahallesi’nin de içinde bulunduğu bölge riskli alan ilan edildiği için mahallede yıkımlar gerçekleştiriliyor. Yetkililerle anlaşan mahalle sakinleri yeni evlerine taşındı.

Küba Mahallesi günümüze geldiğimizde neredeyse tamamen boşaltılmış durumda. Burada yaşayan aileler de kentsel dönüşümle birlikte arsalarını ve evlerini satıyor. Eski emekçi mahallelerden kalanlar artık apartman dairelerine yerleşirken mahallenin ortaklaşma kültürü de yok olmuş durumda.

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

DEM Partili Parlak: Tüm mekanizmalar oluşturulduktan sonra resmi başvurular alınacak

Sonraki Haber

Devlet Bahçeli: Öcalan’ın katkı sunacak şartları oluşturulmalı

Sonraki Haber

Devlet Bahçeli: Öcalan’ın katkı sunacak şartları oluşturulmalı

SON HABERLER

Düğün konvoyu kaza yaptı: 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

Çöp ithalatı nedeniyle Akdeniz girilemeyecek halde

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

Buldan, Yıldırım ve Karay için ‘faili meçhul’ başvurusu

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

Koma Berxwedan: Sanatımızla rolümüzü oynayacağız

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

Devlet Bahçeli: Öcalan’ın katkı sunacak şartları oluşturulmalı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

Küba Mahallesi: kent çeperlerinde bir toplumsuzlaşma hikayesi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

DEM Partili Parlak: Tüm mekanizmalar oluşturulduktan sonra resmi başvurular alınacak

Yazar: Yeni Yaşam
17 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır