Mersin Çevre Platformu Aktivisti Veyis Yiğit, atık ithalatıyla ilgili konuştu. İthal edilen plastik atıkların ancak yüzde 7 ile 10 arası dönüştürülürken kalan yüzde 90 oranında atık doğaya dökülüyor
Türkiye, Çin’in 2018 yılında plastik atık ithalatını yasaklamasından sonra Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere’den en fazla plastik atık alan ülke konumuna geldi. Eurostat ve Birleşmiş Milletler (UN Comtrade) verilerine göre, Türkiye her yıl yaklaşık 500 bin ila 650 bin ton plastik atık ithal ediyor. Bu verilere göre günde ortalama 200’ün üzerinde TIR dolusu plastik atık ülkeye giriş yapıyor. Akdeniz plastik atıklar nedeniyle en çok kirlenen deniz olurken, kirliliğe karşı önlem de alınmıyor. Çevre aktivistleri ise çeşitli eylem ve etkinliklerle denizlerde yaşanan kirliliğe dikkat çekmeye çalışıyor.
Çöplerin yüzde 90’ı doğaya atılıyor
Mersin Çevre Platformu üyesi Veyis Yiğit, Mezopotamya Ajansı’na çöp ithalatının detaylarını aktardı:
“Yılda 500 bin tondan fazla çöp Türkiye’ye geliyor. Bu tesislerde ithal edilen çöplerin yüzde 7 ile yüzde 9’u dönüştürülüyor ve diğer kalan yüzde 90 ise dönüştürülmüyor. Dönüştürülmeyen kısımlar fabrikada öğütülerek tarım alanlarına bırakılıyor ya da bu yıl şahit olduk ki kanalizasyonlara bırakılıyor ve oradan denize ulaşıyor.”
Para cezası çözüm değil
Mersin’nin Silifke ilçesine bağlı Susanoğlu sahilinin artan plastik atıklardan dolayı halk tarafından kullanılamaz hale geldiğini belirten Veyis Yiğit, sebebi şöyle açıkladı:
“Bunun sebebi plastik atıkların fabrikada öğütülerek denizlere bırakılmasıdır. Bu herkes tarafından biliniyor. Kirliliğin kamuoyuna yansıması ve meclise taşınması sonucu bakanlık denetim yaparak bu tesislere kuralara uyulmadığı için para cezası kesti. Ancak bu cezaların çözüm olacağını düşünmüyoruz. Tek çözümün ithal çöpün yasaklamasından geçtiğini düşünüyoruz.”
‘Yerel yönetimler de üzerine düşeni yapmıyor’
Denizlerde artan kirlilikten dolayı denize giren çocuklar ve turistlerin sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını, sorunun kaynaklarını Veyis Yiğit şu şekilde aktardı:
“Denize girdikleri için başta cilt hastalığı olmak üzere çocuklarda da ishal şikayetleri nedeniyle hastanenin acilleri dolu oluyor. Buna dikkat çekmek için geçen hafta Mersin Çevre Platformu olarak yürüyüş ve basın açıklaması yaptık. Sivil toplum örgütleri olarak görevimiz toplumsal duyarlılığı artırmaktır. Bununla yetkiler üzerinde bir toplumsal baskı oluşturmak ve bu soruna çözüm sağlamak için adım atılmasını sağlamayı amaçladık. Aynı zamanda yerel yönetimler de üzerine düşeni tam olarak yapamamaktadır. Eğer yapılsaydı bu kirlilik bu kadar olmazdı.”
Bir yandan nükleer, bir yandan çöp tehdidi
Veyis Yiğit, durumun vehametini şöyle anlattı:
“Direkt halk sağlığını tehdit eden olgu ortada iken yetkileri göreve çağırıyoruz. Nihai çözümün ithal çöpün yasaklanması olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin Avrupa ve ABD’nin çöplüğü olmasını istemiyoruz. Bu cennet sahil ve doğa çöplükle yok olmasın. Bu çevre bizden çocuklarımıza miras kalacak. Bunu da bugünkü yaşamımızla bırakacağız. Dediğimiz önlem alınmazsa bu gidişat iyi olmayacak. Böyle giderse 3- 5 yıl sonra insanlar deniz girilemeyecek hale gelecek. Bu kirliliğin sonucu olarak eko-sistemin bozulması sonucunda sadece deniz dışı değil aynı zamanda deniz içindeki canlılar da yok olacak. Akdeniz’deki balık çeşitliliğinin azaldığını ve eko sistemin bozulduğunu biliyoruz. Aynı zamanda burada bulunan Nükleer Santral’ın soğuması da bu denizden olacak ve bu da eko sistemi bozacak.”
Kirlilik turizmi yok ediyor
Adana’da yaşayan ve 30 yıldır her yıl Susanoğlu sahiline tatil yapmak için gelen Zülfikar Koç, ilk defa böyle bir kirlikle karşılaştığını, Susanoğlu sahilinin yerli ve yabancı turistler için en önemli sahil yerlerinden biri olduğunu ifade etti. Zülfikar Koç sözlerine şöyle devam etti:
“Yetkiler bir an önce buna bir çözüm bulmalıdır. Buraya tatile dinlemek için gelenler buradaki manzarayı gördükten sonra hemen gidiyor. Bu kirlilik ithal çöpten kaynaklanıyor. Denizden çıkıyor ve plastik atıklar sahil boyunca var. Önceki yıllarda 3- 4 ay için tatile geliyordum ama şimdi 3 gün kalıp gideceğim. Sebebi de bu kirliliktir.”
HABER MERKEZİ









