• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Ağustos 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Yeşil dönüşüm kandırmacası krizin üstünü örtüyor

19 Ağustos 2026 Çarşamba - 11:45
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ekoloji

Ekolojik yıkımın faturasının topluma kesildiğine dikkat çeken HDK Ekoloji Komisyonu üyesi Kıvanç Sert, ‘yeşil dönüşüm’ ve ‘kazan-kazan’ söylemlerinin birer kandırmacadan ibaret olduğunu söyledi. Şirketlerin sorumluluklarını geri dönüşüm kampanyalarıyla topluma yüklediğini belirten Kıvanç Sert, ‘Asıl çözüm bireysel tercihlerde değil, üretim politikalarının değiştirilmesinde ve kolektif mücadelede’ dedi

Dünya genelinde derinleşen iklim krizi, artan sıcaklıklar, su kaynaklarının azalması, ormansızlaşma, madencilik faaliyetleri ve plastik kirliliğiyle birlikte yaşam alanları üzerindeki baskı artıyor. Ekolojik yıkımın etkileri giderek görünür hale gelirken, krizin nedenleri ve çözümüne ilişkin tartışmalar da büyüyor. Şirketler ve devletler “yeşil dönüşüm”, “sürdürülebilir kalkınma” ve “geri dönüşüm” politikalarını çözüm olarak sunarken, politik ekoloji mücadelesi krizin bireysel tüketim alışkanlıklarından değil, doğayı sınırsız bir kaynak olarak gören üretim ve büyüme politikalarından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ekoloji Komisyonu üyesi Kıvanç Sert, ekolojik krizin arkasındaki sistemik nedenler ile iktidar-sermaye ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Ekolojik krizin bireysel tüketimden ziyade sistemin büyüme anlayışından kaynaklandığını belirten Kıvanç Sert, krizin faturasının topluma kesilmek istendiğini ifade etti. Ekolojik yıkımın tarihsel arka planını Kıvanç Sert şöyle anlattı:

“1800’lerden bu yana kalkınma ve büyüme hedefiyle yürütülen teknolojik ilerlemeler doğayı, insanı ve emeği tüketerek kendini büyüttü ve sonunda bir duvara tosladı. Sermaye ve yöneticiler, kendi yarattıkları üretimin sonucu olan bu durumu sanki normal seyrinde gelişen bir süreçmiş gibi lanse ederek suçu üzerlerinden atmaya çalışıyorlar. Yaşanan aşırı sıcaklıklar, seller ve gıda krizlerinden ise en fazla emeğiyle geçinen yoksul kesimler etkileniyor.”

Yeşil dönüşüm kandırmacadır

Sermaye ve karar alıcıların “yeşil dönüşüm” adı altında yürüttüğü madencilik ve enerji politikalarını eleştiren Kıvanç Sert, “kazan-kazan” söyleminin arkasında doğa tahribatının bulunduğunu ifade etti. Kıvanç Sert, ağaç dikme vaatlerinin yok edilen ekosistemi geri getiremeyeceğini söyledi:

“Ekolojik krizin sorumluları çıkıp yeşil dönüşüm için maden çıkarıyoruz, sonra o tahrip edilen toprağın üzerine güneş paneli kurup kazan-kazan yapıyoruz diyerek doğaya katkı sunduklarını iddia ediyorlar. Tonlarca toprağı kimyasallarla kirletip yok ettikten sonra üzerini panellerle kapatmak ekolojik bir katkı değil, yeşil kandırmacadır. 10 ağaç kestik ama 10 bin ağaç diktik diyerek reklam yapıyorlar ancak oraya diktiğiniz üç beş ağaç, orada yok ettiğiniz canlı toprağı ve ekolojik yaşamı asla geri getiremez.”

Mavi kapak ‘kampanyası’ halkı oyaladı

Kıvanç Sert, plastik kirliliği sorununda sorumluluğun bireysel geri dönüşüm kampanyaları üzerinden tüketicinin sırtına yüklendiğini, plastiğin üretildiği kaynaklara ve sanayideki kullanımına bakılması gerektiğini ifade etti. Kıvanç Sert, şöyle devam etti:

“Mavi kapak kampanyası ilk bakışta hem çevreci hem de tekerlekli sandalye kazandıran bir iyilik hareketi gibi görünüyordu. Ancak arka plana baktığınızda, plastik şirketlerinin kendi atıklarını toplama yükümlülüğünü sizin ve benim üstüme sırtladığını görürsünüz. Şirketler bu kapakları bizim üzerimizden toplayarak vergi indirimi alıyor, reklamını yapıyor ve kendisini ‘çevreci’ etiketleriyle süslüyor. Üstelik plastik zaten geri dönüştürülebilir bir malzeme değilken, üretim çarkları aynen dönmeye devam ettiği sürece bu atıkları toplamak esaslı bir değişim yaratmıyor.”

‘Sektörlerin plastik kullanımı sınırlandırılmalı’

Plastiğin günlük yaşamdan çocuk sağlığına kadar ciddi riskler barındırdığını, petrol yan sanayisi olan tekstil ve ambalaj sektörlerinde köklü yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Kıvanç Sert şunları ifade etti:

“Plastik biberonla beslenen çocukların vücutlarında mikroplastikler keşfediliyor cam biberona geçildiğinde ise bu risk minimuma iniyor. Demek ki bazı değişimler doğrudan pozitif etki yaratıyor. Petrol yan sanayinin ciddi bir bölümünü oluşturan tekstildeki sentetik kumaş üretiminden çıkılıp doğal kumaş üretimine geçilmesi ve plastik biberon üretiminin yasaklanması gibi yasal şartnamelerin getirilmesi şarttır. Üretim zincirinden bu talepleri zorlamadığımız sürece ekolojideki mikroplastik oranını değiştiremeyiz.”

Su krizleri kapıda

Su kaynaklarının kirletilmesi ve ticarileştirilmesinin gelecekte daha büyük krizlere yol açacağına dikkat çeken Kıvanç Sert, şöyle konuştu:

“Temiz su bırakmadığımız, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını tükettiğimiz ve bunu ticarileştirdiğimiz için ilerleyen dönemde kurgusal olarak su savaşları yaşanacak. Bizi pek pozitif bir yaşamın beklediğini söylemek mümkün değil. Şehirlerde yaşarken musluktan suyun akmaması veya elektriğin kesilmesi hayatı kabusa çeviriyor. Ancak sistemin bana empoze ettiği gibi, ihtiyacımdan fazla enerji üretimi adı altında doğanın doğalgaz ve kömür santralleriyle fütursuzca yağmalanmasını da kabul edemeyiz.”

İktidar yasaları şirket çıkarlarına göre düzenliyor

Son yıllarda yapılan mevzuat değişiklikleriyle mücadelenin etkisizleştirildiğine değinen Kıvanç Sert, şunları söyledi:

“Halkın HES’lere veya maden projelerine karşı direndiği yerlerde iktidar, en büyük yıkımı hukuksal alanda yaptı. Şirketlerin çıkarları ve rantları doğrultusunda koruyucu yasaları ve yönetmelikleri değiştirdiler. Toplumu ve doğayı korumak yerine şirketlerin sürdürülebilir kalkınmalarını teşvik edecek veya cezbedecek hukuksal altyapıları tercih etmek tamamen siyasi bir tercihtir. Örneğin Murat Kurum’un COP zirvesi öncesinde dile getirdiği ‘kazan-kazan yapacağız’ söylemi tam olarak budur. Türkiye coğrafyasını yeşil enerji kılıfı altında maden sahasına dönüştürürken, şirketlerin karını ve maden arama süreçlerini meşrulaştıran bir anlayış sergilenmektedir.”

COP, küresel ekolojik kriz faillerinin buluşma alanı

Uluslararası iklim zirvelerini ve geri dönüşüm kampanyalarını eleştiren Kıvanç Sert, şirketlerin bu süreçlerdeki rolüne ve bireysel geri dönüşüm kampanyalarının arka planında işleyen mekanizmaya şu ifadelerle dikkat çekti:

“COP gibi uluslararası karar mekanizmalarının en büyük sponsorları, çevre kirliliğine en çok sebep olan küresel şirketlerden oluşuyor. Bu sponsorluklar sayesinde şirketler, kendilerine kesilecek faturaları azaltacak yasal çerçevelerin çizilmesini sağlıyor; bu mekanizmalarda halklar ve sivil toplum örgütleri karar verici olarak yer alamıyor. ‘Geri dönüşüm’ adı altında yürütülen bireysel kampanyalar ise şirketlerin yükümlülüğünü vatandaşın sırtına atıp vergi indirimi alarak çarkların aynı şekilde dönmesine zemin hazırlıyor.”

Ekolojik yıkıma karşı kadının öncülüğü  

Metropollerdeki betonlaşmanın yarattığı kentsel risklere dikkat çeken Kıvanç Sert, ekoloji mücadelelerinde kadınların üstlendiği öncü role vurgu yaptı. Çözümün örgütlü ve kolektif mücadeleden geçtiğini şöyle ifade etti:

“İstanbul gibi metropollerde betonlaşma nedeniyle hissettiğimiz sıcaklıklar olağan derecenin 6-7 derece üstüne çıkıyor. Yaşamı idame ettirmenin ve bakım yükünün kadınların üzerine bırakıldığı bu düzende, dereleri ve ağaçları savunurken de yine en ön safta kadınları görüyoruz. Bu kentsel ve ekolojik krizlerle baş edebilmek için kendi yaşam alanlarımıza sahip çıkacak, enerji kooperatifleri gibi kolektif yapıları örgütleyecek demokratik zeminleri inşa etmek zorundayız.”  

Asıl olan üretimin değişmesi

Kıvanç Sert, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tüketim tercihlerimiz kıymetli olsa da üretim çarkları değişmediği sürece ekolojik yıkımın önüne geçilemez. Sanayide plastik ve sentetik kumaş kullanımının sınırlandırılması, maden ve enerji sahaları açılırken ormanların yok edilmesine son verilmesi gerekiyor. Kesilen bir ormanın yerine binlerce ağaç dikildiği iddiasıyla yürütülen ‘yeşil aklama’ faaliyetleri orada yok edilen canlı yaşamını geri getiremez bu noktada doğayı ve toplumu koruyan hukuksal düzenlemeler hayati önem taşımaktadır.”

Kapitalist büyüme sosyo-ekolojik yıkım demektir

Kaynak: Rojin Abay/JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Sürece güçlü adımlar eşlik etmeli

Sonraki Haber

Mersin liman işçileri: İşimize geri dönene kadar buradayız

Sonraki Haber

Mersin liman işçileri: İşimize geri dönene kadar buradayız

SON HABERLER

İran: Evin Cezaevinde salgın

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Babetna’nın rock yorumuyla Dilê Min klibi yayınlandı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Mersin liman işçileri: İşimize geri dönene kadar buradayız

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Yeşil dönüşüm kandırmacası krizin üstünü örtüyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Sürece güçlü adımlar eşlik etmeli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Çocuğa yönelik tecavüz dosyasında bir kişi firari

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Ramazan Öcalan son yolculuğuna uğurlandı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır