Sendikalı oldukları gerekçesiyle işsiz bırakılan Mersin Limanı işçilerinin tek talebi sendikalı olarak işlerine geri dönebilmek. İşçiler, eylemlerinde kararlı olduklarını söyledi
Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) yükleme-boşaltma işi yapan taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık bünyesinde çalışırken, anayasal haklarını kullanarak Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye olan işçiler 31 Aralık 2025 tarihinde işten atılmıştı. İşçiler 231 gündür yağmur, çamur ve kavurucu sıcaklığa rağmen eylemlerini kararlı bir şekilde sürdürüyor.

İşçilerden Abdulbaki Çapın’ın 3 çocuklu, 5 kişilik bir ailesi var. Abdülbaki Çapın durumunu şöyle anlatıyor:
“Ekonomik kriz var. Aylık mutfak gideri ve diğer yan giderlerle birlikte aylık giderim 50 bin TL buluyor. Biz boğazımızdan kısmak zorunda kalarak geçinmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki ay okullar açılıyor ve 2 öğrencim var işim yok benim için zor geçecek.”
Aylardır liman önünde işlerine geri dönebilmek için eylemde olan Abdulbaki Çapın, işçilerin taleplerini anlattı:
“Tek talebimiz sendikalı bir şekilde işimize geri dönebilmektir. Çünkü sendikalı olmak bir haktır ve biz bu hakkı kazandık. Bu hakkı kazandığımız için taşeron firma bizi işten attılar. Herkes bize sahip çıkmasını istiyoruz. Bize haksızlık yapıldı. Taşeron firma bizi işten attı, tekrardan taşeron firmada çalışmamızı istiyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü bu iş taşeron firmanın değil ana firmanı işidir. Taşeron firmada ana firmanın işçisidir. Ana firmada bizi kandırdığı gibi devleti de kandırıyor. Taşeronda aynı zamanda hem bizi hem devleti kandırıyor ve zarara uğratıyor.”
Serhat Erdem, işten atıldıktan bu yana haftanın 5 günü liman kapısı önünde eylemde olduklarını ifade etti. 7 kişilik bir aile olduklarını ve ayda 15 bin TL kira verdiklerini; 30 ile 40 bin TL arası mutfak giderlerinin olduğunu söyledi. Serhat Erdem, işe geri dönene kadar buradan ayrılmayacaklarını, ülkede adalet olmadığı için işçiler ve yoksulların hep haksızlığa uğradığını söyleyerek tepkisini gösterdi.

Eylemden sonra part-time işe gidiyorlar
Mersin Limanı’nda 2015’ten 2025’in Aralık ayına kadar çalıştığını dile getiren Burhan Yılgın, 31 Aralık tarihinde işten atıldıklarını ve bu sürede yaşadıkları zorluğu anlattı:
“Ekonomik sıkıntılar içerisindeyiz. İki çocuğum var ve okula gidiyorlar. Geçen yıl servis ücretini ödeyemediğim için okula göndermedim. Sıkıntılar içinde yaşıyoruz ve yetkililerden olumlu bir haber gelerek işimize geri dönmek istiyoruz. Haftanın 5 günü sabah saat 7’den 12’ye kadar buradaki eylemimizi sürdürüyoruz. Ondan sonra part time iş bulursak en ağır işler olsa da çalışmak zorunda kalıyoruz. Çünkü ailemizi geçindirmek zorundayız. 8 aydır işsizlik maaşıyla ve kendimizden kısıtlayarak geçinmeye çalışıyoruz. Aylık giderimiz 50 bin TL ama aylık 25 bin alabiliyorum. Evde benden başka çalışan da yok. Önümüzdeki ay okullar açılacak ve şimdiden okul masraflarını düşünüyorum. Bunu düşündükçe intiharı bile düşündüğüm oluyor. 8 aydır açlık sınırın altında geçinmeye çalışıyorum.”
İşçilerin talepleri net
Tüm arkadaşlarının işlerine dönene kadar eylemlerinde kararlı olduklarını altını çizen TÜMTİS Mersin Şubesi Başkanı Savaş Gürkan, bugüne kadar Ulaştırma Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Mersin Valisi ve MIP’e bağlı taşeron firma olan LDH ile toplantılar yapıldığını aktardı. Savaş Gürkan, toplantılarla ilgili şu bilgileri verdi:
“İşçi arkadaşlarımızın talepleri bu konuda nettir. Limanda asıl işi yapıyoruz ve limanda kadrolu olarak çalışmak istiyoruz. Eğer taşeron firma olacaksa da bizim özlülük haklarımız yasalca güvence altına alınmak. Özü itibariyle sendikalı toplu iş sözleşmeli bir sistemde çalışmak istiyoruz. Arkadaşlarımızın talepleri bizim taleplerimizdir eğer böyle onaylanmasıyla sonuçlanmasıdır. Bu yönde müzakerelerimiz devam ediyor. Kararlı bir şekilde mücadelemiz devam edecek.”
Savaş Gürkan, her yüz işçiden 93’ünün güvencesiz ve kötü koşullarda çalıştığını belirterek, Türkiye’deki işçilere yönelik haksız ve hukuksuzlukların temelinde sermayedarlar ve patronların kar hırsından kaynakladığını dile getirdi.
Kaynak: MA









