• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Veysi Sarısözen

Çare: Koordinatorlük dümeni Öcalan’a

25 Eylül 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Veysi Sarısözen, Yazarlar

Önce haberi okuyalım:

“ABD’nin İran havayolu şirketlerini uluslararası uçuşlardan koparmaya yönelik yaptırım baskısının ardından Tahran’dan komşu ülkelere sert bir uyarı geldi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, İran uçuşlarını ABD’nin talebi doğrultusunda engelleyen ülkelere seslenerek, “Eğer Amerika ile iş birliği yapıp uçuşlarımızı yasaklarsanız sizin havalimanlarınızda da uçuş olmaz. Amerika’nın yanında durursanız biz de seyirci kalmayız” dedi.

Bu açıklama başkalarını bilmem ama, Türk devletinin en önemli İran havayollarına ait bir şirketin Türkiye-İran seferlerini iptal etmesine karşı açık bir ültimatomdur. İran “Uçuşların yasaklanması ve Amerika’nın yanında durulması” halinde Türkiye’nin havalimanlarını bombalamaktan söz ediyor.

Herkes aklını başına alsın.

Şimdi “Mekke ittifakında kamuoyuna açıklamadığımız (gizli) görüşmeler yapıyoruz ve Suudi Arabistan’a askeri teknik yardım yapmakta sıkıntımız yok” diyen ve Mekke ittifakına göre ittifaktaki bir ülkeye yapılacak saldırıyı Türkiye’ye yapılmış saldırı sayacağımızı “Cumhurbaşkanımız sözünün eridir” diye ilan eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bu ültimatoma bakalım ne diyecek?

Yazıp duruyorum. Türkiye başına gelecekleri bildiği halde Trump’ın ve İsrail’in baskısıyla ve devletin içindeki Enver Paşa mukallitlerinin İran’da dökülecek Türk askerinin kanı karşılığında Misak-ı Milli rüyasını gerçekleştirmek, Başur’u petrolüyle birlikte yutmak için heveslendirmesiyle İran’la adım adım savaşa sürükleniyor. Yarın mı olur, bir yıl sonra mı olur bilmem. Ama gidiş bu yöndedir.

Trump durup dururken geçtiğimiz gün Erdoğan’ı boşuna övmedi. “Ne dediysem yaptı” dediği Erdoğan’ın kulağına “İran’a karşı da ne dediysem yaparsın değil mi ‘sert adam’” diye fısıldadığını duyar gibiyim.

Hakan Fidan’ı bilmem ama, Erdoğan da Bahçeli de Türk ordusu da MİT de İran macerasının başımıza ne büyük belalar açacağını elbette biliyorlar. Ama çaresizler.

Türkiye yangın yerine döndü. Batmakta olan geminin malları amansız bir kavgayla paylaşılmakta. Herkes birbirinin malına çökmekte, birbirlerinin malına çökenler birleşip milletin cebini boşaltmakta. Erdoğan sonrasında iktidar rüyası görenler birbirinin gözünü oymaya hazırlanmakta. Ama hepsi de iktidardan düşersek sonumuz kodes diyerek, kimden şüpheleniyorlarsa onları tasfiye etmekte birleşmekte. Delirmiş gibiler: Küçücük Ada Belediyesi’ne çökmek için belediye başkanını, belediye meclis üyelerini hapse tıkıp, kalanlarını tutuklama tehdidiyle korkutup Ada Belediyesi’ni zapt ettiler.

Fon soygununun arkasında Dışişleri Bakanı’nın, Adalet Bakanı’n olduğu bile sanal medyada yayılmakta. At izi it izine karışmış, Kozinoğlu’nu Ulusalcılar mı öldürmüş, yoksa Cemaatçiler mi ağız dalaşı arş-ı alaya yükselmiş. Çok İslamcı AKP; Süleymancıların, Furkancıların işini bitirmeye çalışmakta. Sistem “evlatlarını” yiyor.

Ve halk kapitalizmin krizini sırtında taşımaktan bunalmış ne yapacağını bilemez halde.

Erdoğan “önümüzdeki seçimi bir atlatsak” diyor, Adalet Bakanı Gürlek “Erdoğan’ı seçmek için seçim yapacağız” diye Reis’ini yatıştırmaya çalışıyor. Korku Saray’ın bacalarını sarmış.

Böyle bir ülkeyi savaşa sürüklemek küresel güçler için çocuk oyuncağı gibi bir iştir.

Dem Parti Barış ve Demokratik Toplum süreci adına, Yeni Parti beklediği “erken seçim” adına, hâlâ ülkeyi terk etmeyen sermaye sahipleri paraları adına en önce Mekke İttifakı’nın “Anayasa dışı” olduğunu ilan etmeli, savaş macerasına karşı Türkiye’nin tarafsızlık konumuna geçmesi için kolları sıvamalı ve savaş kapıyı çalmadan müzakere sürecini hızlandırmak için ne yapabileceklerse hepsini yapmalılar.

Savaş kapıdaysa o kapıdan savaş öncesinde darbeciler girer. Kurt puslu havayı, darbeci tastamam böyle bir Türkiye havasını sever. Ben pusuya yatanların gölgelerini sezinliyorum. “Ne Özgür Özel ne Kılıçdaroğlu ne Erdoğan ne Bahçeli ve de üstelik en üst perdeden ne Öcalan” ajitasyonunun “Harbiye Marşı” bestesinde dillendirildiğini duyuyorum. Becerilirse güftesiyle söyleyecekler. İster seçimli tek adam rejim, ister parlamenter rejim, isterse demokratik cumhuriyet olsun birbirine zıt bütün bu alternatifleri hesaptan çıkarttığınızda geriye darbe ve seçimsiz diktatörlük kalır.

Diktatörlük elbette ne ekonomik krize ne yaşanan kaosa ne Türk Kürt barışına çare olmaz ama, eğer dünya savaşına sürüklenilecekse, böyle bir darbeden ve diktatörlükten başka hiçbir güç savaşı göze alamaz.

Sözcü’ye, Cumhuriyet’e, Nefes’e, Yılmaz Özdillere bir de CHP’de toplaşan müseccel “Atatürk’ün askerlerine” bakın durumu anlarsınız. Bunların toplamı bir cunta etmez, ama varlıkları cuntayı heveslendirir ve Yeni Parti’nin tabanını bile umutsuzluğa yuvarlayarak darbeyi çare olarak görmelerine zemin hazırlar. Ve CIA’sı, MOSSAD’ı, MI6’sı bu zemini anında darbeye giden yola çevirir. Savaşa giden yola…

Yaşanan kaosun ve yarattığı tehlikelerin çaresi müzakere sürecini hızlandırmak, sonuca ulaştırmak ve birbirine düşürülen halkı demokrasi içinde birleştirmektir.

Felaket tellallığı mı yapıyorum? Etmeyin. Şu Almanya’ya bakın. AfD faşizmi iktidara yürüyor. İtalya’da Mussoli’ni devamcıları iktidarda ve Tımarhanelik Trump dünyayı parmağının ucuna takmış oynatıyor. Türkiye ne ki?

Eğer devletin içinde “norm devlet” dediğimiz sağduyulu çevreler varsa ve Bahçeli gerçekten sözünün adamıysa müzakere sürecinin önündeki engelleri vakit kaybetmeden aşmalı ve hiçbirinin yönetemeyeceği “silahsızlanma ve siyasallaşma, ardından demokratikleşme sürecinde” koordinatörlük dümenini Öcalan’a devretmelidirler.

Arkasında 60 milyonluk, ezici çoğunluğu örgütlü, her türlü mücadelede tecrübeli, bilinçli, kadın-erkek barıştan yana bir güç olan Öcalan’a…

Türkiye’yi beladan kurtaracak olan bu güç ve onun rehberi Öcalan’dır. Bir tek bu gücün saflarında kriz, mal kavgası, soygun, vurgun, iktidar kavgası yok. Barış, demokrasi ve refah istikrarlı halkın gücüyle sağlanır.

Ve gözü dönmüşler, şu Kürtleri bir silahsızlandıralım da işlerini bitirelim havasındalar. Hal-i pür melalinize bakın! Kendi işinizi bitirirsiniz.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İHD ve TİHV’den Kadir İnanır’a teşekkür: Vasiyetinden onur duyduk

Sonraki Haber

Bir boyunda iki atkı olmaz mı?

Sonraki Haber

Bir boyunda iki atkı olmaz mı?

SON HABERLER

Ehlileştirmeden evcilleştirmeye

Yazar: Yeni Yaşam
25 Eylül 2026

Dêrsim’den devrime doğru

Yazar: Yeni Yaşam
25 Eylül 2026

‘Çaylak Filozof’ okuyucuyla buluştu

Yazar: Yeni Yaşam
25 Eylül 2026

Bir boyunda iki atkı olmaz mı?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Eylül 2026

Çare: Koordinatorlük dümeni Öcalan’a

Yazar: Yeni Yaşam
25 Eylül 2026

İHD ve TİHV’den Kadir İnanır’a teşekkür: Vasiyetinden onur duyduk

Yazar: Yeni Yaşam
24 Eylül 2026

Ülke heyetleri salonu terk etti: Netenyahu BM Genel Kurulu’nda protesto edildi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır