Abdullah Öcalan’a dönük 27 yıl önce devreye konulan uluslararası komplonun son bulması için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır şartlarının olması gerektiğini vurgulayan akademisyen Kamuran Berwarî, ‘Bu komplo Sayın Öcalan’ın tutsaklığı ile başladıysa ancak Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğüyle de son bulur’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 9 Ekim 1998 tarihinde Suriye’den çıkartılmasıyla startı verilen uluslararası komplo 28’inci yılında. Abdullah Öcalan, Suriye’den ayrıldıktan sonra 15 Şubat 1999’da Kenya’daki Nairobi Havaalanı’ndan uluslararası istihbarat örgütlerinin ortaklaşmasıyla kaçırılarak Türkiye’ye getirildi. İmralı Adası’na getirildiği günden bu yana ise tecrit koşullarında tutuluyor.
Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan Siyaset ve Demokratik Düşünce Akademisi’nin Başkan Yardımcısı Akademisyen Kamuran Berwarî, sonuçları itibariyle tüm bölgeyi etkileyen komplo sürecini ve sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
‘Kürtleri bütün dünyaya tanıttı’
Komplo ile Kürt halkının topyekun teslim alınmak istendiğini belirten Berwarî, “Kürtlerin uluslararası güçlere teslim olması ve onların çarklarına dahil olması istendi. Ancak bu gerçekleşmedi. Sayın Öcalan öncülüğünde başlayan Kürt özgürlük hareketi büyük bedeller ile değerler inşa etti. Bu halkta ve özgürlük hareketinde sarsılmaz bir bağlılık getirdi. Bu bağlılık ahlaki, vicdani, insani, ulusal bir bağlılığa dönüştü. Özgür insanın inşası, insan onurunun yeniden canlandırması söz konusuydu. Sayın Öcalan bunları paradigması ile ete kemiğe büründürdü. Sayın Öcalan dünya sistemlerinin analizini iyi yaptı, değişen dünya politikalarını gördü ve bundan Kürtlerin en az zararla çıkması için çalışmalar yaptı. Sayın Öcalan Kürtlerin özgürlüğü için büyük çalışmalar yaptı ve Kürtleri bütün dünyaya tanıttı. Sayın Öcalan’ı teslim alarak ‘tasfiye’ edeceklerini sandılar ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmedi” diye konuştu.
‘Kürtlerin demokratik çözümde ısrarcı olduğunu gösterdi’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaşanan sorunları her zaman demokratik yollarla çözmek istediğini dile getiren Berwarî, “Hegemon güçler 1990’lı yıllarda PKK’yi kendi denetimleri almak istedi ancak başaramadılar. Sayın Öcalan her zaman Kürt meselesini demokratik yollarla çözmek istedi. Bunun için birçok kez ateşkes ilan etti. Ancak Türkiye bu ateşkesleri kabul etmedi. Birçok kez siyasi güçler devreye girdi ancak ilan edilen ateşkesler barış ile sonuçlanmadı. 1998’de Beşer Hafız’a yapılan baskı ve bunun sonucu devreye sokulan komplo aynı zamanda 3’üncü Dünya Savaşı’nın da startıydı. Bu hamleyle birlikte Ortadoğu’da birçok müdahale yapıldı. Irak ve Kuveyt’te yapılan müdahaleler de bundan bağımsız değil. Sayın Öcalan akıllıca bir karar alarak Suriye’den çıktı ve çıktığı yolda Kürtlerin demokratik bir çözümde ısrarcı olduğunu gösterdi” dedi.
‘Hamle hegomon güçleri mat etti’
Kürt özgürlük hareketine dönük devreye konulan komplonun amacına ulaşmaması ile hegemon güçlerin yönlerini Arap devletlerine döndürdüğünü, “Arap Baharı” ile Ortadoğu’ya müdahale etmeye çalıştığını söyleyen Berwarî, bu müdahalelerin 9 Ekim’de devreye koyulan uluslararası komplodan bağımsız olmadığını kaydetti. Komplonun bugün sürdürülmek istendiğinin altını çizen Berwarî, “Hala Sayın Öcalan’ın teslim almaya yönelik girişimler oluyor. Her ne kadar bir süreç olsa da hala Kürt özgürlük hareketini tasfiye etme arayışları sürüyor” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Berwarî, “Bu süreç kapsamında tarihi çağrılar yapıldı ve silahlar yakıldı. Bu teslimiyet anlamına gelmiyor. Bu insanların artık ölmeyeceği, kanın akmayacağı anlamına geliyor. Bu hamle bazı hegemon güçleri mat etti. Bu demokratik modernite ile kapitalist modernite arasında bir savaş. Bunda muhakkak Sayın Öcalan’ın paradigması zafer ile çıkacaktır. Demokratik bir modernite sadece Kürtler için değil bütün Ortadoğu’da ezilen halklar için bir umuttur” diye konuştu.
‘Komplo özgürlükle son bulur’
Komplonun son bulması için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır şartlarının olması gerektiğini vurgulayan Berwarî, “Bu komplo sayın Öcalan’ın tutsaklığı ile başladıysa ancak Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğüyle de son bulur. Hegemon güçler Kürtlerin haklarını tanırsa, Sayın Öcalan özgür olursa, demokratik siyasetin önü açılırsa, Kürtlerin yaşadığı devletlerin yasaları düzenlenirse o zaman bu komplo son bulur. Kürtlerin toprakları üzerinde 4 devlet kuruldu buna karşı Kürtler birlikte yaşamı savunuyor. Komplonun son bulması ile bunun önü de açılacak” şeklinde konuştu.
Haber: Emrullah Acar \ MA









