Şemzinan’da Mayıs ayında gözaltında işkence ve cinsel saldırıya uğrayan Rojhilatlı çobanlar Resul ve Salah Bimari için AYM’ye başvuru yapıldı. Başvuruda, yaşanan işkence hatırlatılarak etkin bir soruşturma yapılmadan dosyanın kapatıldığı belirtildi
Reyhan Hacıoğlu
Mayıs ayında Colemêrg’in (Hakkâri) Şemzinan (Şemdinli) ilçesinde gözaltına alınan ve o süreçte cinsel saldırı dâhil işkenceye uğrayan sonrasında tutuklanan Rojhilatlı çobanlar için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru yapıldı.
Etkin soruşturma vurgusu
Rojhilatlı çobanlar Resul ve Salah Bimari için başvuru yapan avukatları Ümit Savaş, dilekçesinde Resul Bimari’nin uğradığı cinsel saldırı dahil işkenceleri anlatarak, etkin soruşturulma yürütülmediğine dikkat çekti.
Tarihler arasında çelişki
Dilekçede işkence yapan görevlilerin kimliklerinin tespit edilmesi talebi yinelenerek, “Başvurucular 15.05.2026 tarihinde Esendere sınır hattından geçerken yakalandıkları anlatılmıştır. Jandarma tutanağı ise jandarma nezarethanesine girişlerini 17.05.2026 saat 22.54, çıkışlarını 18.05.2026 saat 15.00 olarak kaydetmektedir. Yakalama ile nezarethaneye kabul farklı işlemlerdir “denilerek işkencecilerin bulunması için bunlara dikkat edilmesi istendi.
Cezaevinde de işkence
Dilekçenin devamında, işkencenin detayları anlatılarak işkenceye çobanların tutuklu bulunduğu Hakkâri Cezaevi’nde de devam dildiği belirtildi. Dosyada tek somut verinin elde edilişine de yer verilerek, “Resul’ün 20.05.2026 tarihli sağlık kaydında, üç gün önce makatına şişe sokulduğu, sonraki iki gün tuvalette kanama yaşadığı ve makat ağrısı bulunduğu yönündeki anlatımı yer almaktadır. Bu erken tarihli başvuru, cinsel şiddet şikâyetinin soruşturulması için somut bir başlangıç verisidir” denildi.
Kurumlar topu birbirine attı
Dilekçede süreç içinde adım adım dosyanın nasıl kurumlar arasında gelip gittiği ve nihayetinde Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 Temmuz’da “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildiği belirtildi.
İtiraz başvurusuna ret
Kararın “darp bulgusu bulunmadığı yönündeki bazı muayene kayıtlarına ve jandarma nezarethanesine ilişkin kamera tutanağına dayandığı” buna karşı çobanların “sağlık belgelerini, cinsel şiddet iddiasını, dinlenme ve tercüman ihtiyacını, cezaevi kayıtları ile tanıkların araştırılmasını ve uzman incelemesinin tamamlanmasını göstererek” karara itiraz ettikleri belirtilen dilekçede bu başvurunun da Yüksekova Sulh Ceza Hakimliği tarafından 3 Eylül’de suç unsuru bulunmadığı ifadelerine dayandırılarak itirazın ret edildiği belirtildi.
Yeniden inceleme talebi
Çobanların yaşadıkları işkencenin Anayasa’ya aykırı olduğu vurgulanan dilekçede, tıbbi çelişkilerin giderilmesi, çobanların beyanlarının incelenmesi, işkenceci memurların tespit edilmesi, cinsel işkenceye dair detaylı bir incelemenin yapılması, cezaevinde yaşanan işkenceye dair kameraların kayıtlarının incelenmesi, gardiyanların gözlemlerinin değerlendirilmesi, çobanlar için yeminli tercümanlar bulundurularak detaylı bir şekilde dinlenilmeleri gibi talepler sıralandı.
AYM’nin işkence yasağı hatırlatıldı
Dilekçede son olarak, çobanların başvurularının kabul edilmesi istenerek, Anayasa’nın 17. maddesine göre, “…Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin, kanunilik ve öngörülebilirlik ilkesinin ihlal edildiğinin tespitine” yer verilmesi istendi.
İddianame dahi yok
Yaşanan hak ihlali ile birlikte, “Resul Bimari’nin cinsel şiddet şikâyetinin, tıbbi çelişkilerin, tercümanlı başvurucu beyanlarının, tanıkların ve ilgili kayıtların bütünlüklü biçimde ele alındığı yeniden etkili soruşturma yapılmak üzere kararın bir örneğinin Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi” talep edilerek yaşanan işkence için çobanlara maddi ve manevi tazminat verilmesi talep edildi.
Öte yandan 15 Mayıs’ta gözaltına alınan ve 18 Mayıs’ta tutuklanan Resul ve Salah Bimari için henüz iddianame dahi hazırlanmış değil.
Resul ve Salah Bimari’nin uğradığı işkenceye dair gazetemizin daha önce yaptığı haberler:
İşkence’ soruşturmasında ‘takipsizlik’ kararı: Darp da delil de yokmuş!









