Umut hakkının temel insan hakkı olduğunu belirten İzmir Barosu Genel Kurulu’nda konuşan ÖHD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Özcan Sarıoğlu, baroları Kürt meselesinin demokratik çözümü ve toplumsal barış için sorumluluk almaya çağırdı
İzmir Barosu’nun 2026-2028 Olağan Genel Kurulu, Bayraklı’da bulunan Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirildi. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şubesi Eşbaşkanı Özcan Sarıoğlu söz alarak ÖHD’nin demokrasi ve adalet mücadelesi verdiği için, ezilen ve sömürülen halkların avukatlığını yaptığı ve her koşulda hak arayışını sürdürdüğü için tutsak edilen meslektaşlarının mücadelelerini büyüteceğini belirtti.
Ulus olmaktan kaynaklanan kolektif hakları “hukuk düzeninin” dışında bırakılan Kürt halkının ve tüm halkların hukukunu savunduklarını belirten Özcan Sarığolu, “Kadınların yaşam hakkının, özgürlüğünün ve iradesinin hedef alındığı her yerde kadınlarla birlikte mücadele ediyoruz. Gülistan Doku, Rojwelat Kızmaz, Rojin Kabaiş başta olmak üzere katledilen, kaybedilen kadınların hesabını soruyoruz. LGBTİ+’ların yanında yer alıyor, onlara yöneltilen baskı, zulüm ve şiddete karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Demokrasi ve adalet mücadelesi verdiği için, ezilen ve sömürülen halkların avukatlığını yaptığı ve her koşulda hak arayışını sürdürdüğü için tutsak edilen meslektaşlarımızın mücadelesini büyütüyoruz. Savunma hakkına yönelen her türlü müdahalenin karşısında duruyor; meslektaşlarımızın mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılanmadığı bir hukuk düzeni için mücadele ediyoruz. Yoksulluğun derinleştiği, emeğin değersizleştirildiği, genç meslektaşlarımızın geleceksizliğe mahkûm edildiği, insanca bir yaşam kurma umudunun ellerinden alındığı her yerde, adalet ve eşitlik talebini büyütüyoruz. Doğanın talan edildiği, yaşam alanlarının sermaye ve rant uğruna yok edildiği her yerde ekoloji mücadelesini sürdürüyoruz. Hak ihlalleri, keyfi ve işkenceye varan uygulamalarla gündemden düşmeyen hapishanelerde en derin şekilde yaşanan eşitsizliği görünür kılıyor ve hak arama mücadelesini güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
‘Dayanışmayı esas alan bir baro istiyoruz’
Umut hakkının bir ayrıcalık değil, herkes için geçerli temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Özcan Sarıoğlu, “Biz hukukçular olarak, umut hakkı mevzuatımızda gerçek anlamda yer bulana kadar bu talebi dile getirmeye devam edeceğiz. Tüm bu alanlarda mücadele eden bir meslek örgütü ve sorunlarımıza birlikte çözümler aradığımız, dayanışmayı esas alan bir baro istiyoruz. Hiç şüphesiz Baroların toplumsal barışın inşasında da önemli bir rolü vardır. Bugün içinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci, halkların, kimliklerin, inançların ve cinsiyetlerin eşit ve özgürce bir arada yaşayabileceği demokratik bir toplum inşası için tarihi bir fırsattır. Bu fırsatın toplumsal ve hukuki bir dönüşüme evrilmesi, baroların ve hukukçuların üstleneceği sorumlulukla doğrudan ilişkilidir. Kalıcı barış, yalnızca çatışmasızlıkla değil; sorunların demokratik ve hukuki yollarla çözüleceği mekanizmalarla mümkündür. Dolayısıyla biz hukukçuların temel görevi, toplumsal barışın önünü açan demokratik bir hukuk düzeni için mücadele etmektir” dedi.
Konuşmasını barışın toplumsallaşması ve demokratik çözümün hukuki güvencelerinin oluşturulması için baroların daha kararlı ve kapsayıcı bir tutum alması gerektiğini vurgulayan Özcan Sarıoğlu, gelecek dönemde İzmir Barosu’nun tarihsel sorumluluğunun gereği olarak Kürt meselesinin hukuk zeminine taşındığı bu süreçte sessiz kalmayarak barıştan ve demokratik çözümden yana açık ve kararlı bir adım atmaya davet ederek bitirdi.
İZMİR









