Gabar’da yoğunlaşan petrol sondajları için Bakan Bayraktar yeni müjdemiz olacak derken, ÖHD Gabar’daki yıkımı inceledi. Öte yandan Amed’de 24 adet kaya petrolü sondajı başlatılıyor
K. Bülent Ongun
Kürt coğrafyasının tamamında petrol sondajları aralıksız sürmekte. Gabar, Cudî, Kato ve Besta’da yoğunlaşan petrol sondajlarıyla halk bölgeden sürülmeye, doğal yaşam yerle bir edilmeye, sular tüketilip kirletilmeye devam ediliyor. Benzer bir fotoğraf Êlih ve Amed coğrafyasında ortaya çıkarken, kaya petrolü sondajlarına 1-2 ay içinde başlanacağı açıklandı. Gabar Dağı’nda aralıksız süren ekolojik yıkıma dair saha incelemesi yapan ÖHD Genel Merkezi Ekoloji Komisyonu ve ÖHD Şirnex Şubesi, tespitlerini raporlaştırarak kamuoyuyla paylaşacağı açıklandı. MA’da yer alan haberde, ağaç kesimlerini ve petrol arama adı altında yürütülen faaliyetleri yerinde inceleyen ÖHD heyeti, kirliğe ve yıkımlara dikkat çekti.
Dicle Nehri zehirleniyor
Çalışmaya dair bilgi veren ÖHD Genel Merkezi Ekoloji Komisyonu üyesi Hülya Yıldırım, Gabar’da yaşanan ekolojik yıkımın bölge genelindeki doğa tahribatından bağımsız olmadığını belirterek, “Gabar, Besta, Cudi ve daha birçok yerde savaşın aracı ve sonucu olarak kullanılan ağaç kesimleri, orman yangınları, madencilik faaliyetleri ve zehir saçan termik santraller söz konusu. Bugün Gabar’da her köşe başında bir petrol kuyusu, her köşe başında bir petrol üretim tesisi var. Bunların sonucu olarak Gabar dinamitlenmiş durumda. Dicle Nehri petrol sızıntıları ve petrol atıklarıyla kirletiliyor” dedi.
Yaşam kaynak olarak görülüyor
Petrol faaliyetlerinin işçi, çevre ve insan sağlığının yanı sıra tarım ve hayvancılığı da tehdit ettiğini kaydeden Hülya Yıldırım, yurttaşların 1990’lı yıllarda yakılarak boşaltılan köylerine dönmeyi beklediğini, ancak bu faaliyetlerin dönüşün önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Ekolojik yıkıma yol açan faaliyetlerin hukuki gerekliliklere uygun yürütülmediğini belirten Hülya Yıldırım, “Bu alanlar, bu dağlar, bu toprak, bu nehir hepsi bir kaynak olarak görülüyor. Bizler bu anlayışın ve mevcut hukuk sistemine dahi uymadan yürütülen izin süreçlerinin karşısında olmaya devam edeceğiz. Mücadelemizi büyütmeye ve tespitlerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
24 adet kaya petrolü sondajı
Bakan Bayraktar, Diyarbakır’da başlatılan kaya petrolü çalışmalarının Türkiye için oyun değiştirici bir hamle olacağını vurgularken, süreç Êlih coğrafyasını da içerdiğini söylemesi bölgenin geleceğini yok edecek özellikte. Üretimin 10 bin varillerin altına düştüğü Adıyaman’da yeni keşifler yaptıklarını söyleyen Bayraktar, mevcut üretimi yaklaşık yüzde 50 artırarak 15 bin varil seviyelerine getirecek adımlar attıklarını ve bu yıl içinde Adıyaman’ı günlük 14-15 bin varil bandına çıkarmış olacaklarını söyledi. Êlih ve Amed’de ankonvansiyonel (hidrolik kırma) üretim yöntemiyle kaya gazı ve kaya petrolü arama çalışmalarına başladıklarını aktaran Bayraktar, yatay sondaj yöntemiyle yürütülen bu projenin yıl sonuna doğru sonuç vermeye başlayacağını bildirdi. 2027 yılında yatay sondajı tamamlamayı planladıklarını ve 2028 yılına kadar sürecek 24 kuyuluk bir programları olduğunu söyledi.
Kaya petrolü tüm coğrafyaya
Şirnex, Êlih ve Amed coğrafyasında tarım alanları, meralar ve su varlıkları petrol ve kaya petrolüne feda edilme süreci hızlanarak devam ederken, Bismil’de 1 adet kaya petrolü sondajı yapıldığı duyurulmuştu. ABD’li şirket TransAtlantic Petroleum ve alt şirketi gibi çalışan ve operasyonlarda yer alan yine ABD’li Continental Resources şirketi binlerce ton suyu kimyasallarla doldurarak yeraltına bastığı ve ilk petrole ulaşıldığı açıklandı. Bölgede Bismil ve Farqîn (Silvan) coğrafyasını da içine alan 7 milyon 650 bin dekar doğal alan, mera ve tarım arazisinde 4 kilometre derinliğe inilip yapılan yatay sondajla ilk petrole ulaşırlarken, bölgede 24 kuyu daha açılmak istenirken, bu sayı 2017 ile birlikte 10-12 kat artacağı belirtiliyor.
Gabar’da yeni sondaj alanları
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Moskova’da düzenlenen Rusya Enerji Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz arama çalışmalarını sürdürdüğünü, yakın zamanda Gabar’daki petrol üretim sahasından yeni keşif müjdesi verebileceklerini söyledi. Bayraktar, “Hem denizlerde hem de karada petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri sürüyor. Gabar’daki petrol üretimi de bu çalışmaların önemli bir parçası” dedi. Büyük bir heyecanla yaptığı açıklamaların tamamı sermaye kesimlerinin çıkarlarını içerirken, Gabar’da keşif müjdesi bölgede süren yıkımların katlanarak artacağına işaret ediyor.
Gabar idealleriymiş!
Bakan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamada, 2016’dan itibaren ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’ ile Türkiye’nin doğal gaz ve petrol arama stratejisinin geliştirildiğini belirterek, “Diyarbakır’ın adeta bir petrol şehrine dönüşeceği sürece doğru giriyoruz” dedi. Başka bir açıklamasında ise, “Şırnak Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” sözleriyle bölgeye dair ardı ardına yaptığı açıklamaları dikkat çekerken, bölge de büyük yıkımlara yol açan petrol sondaj ve üretimleri bu iki şehirle sınırlı kalmayacağı da anlaşılmaktaydı. Bayraktar’ın, “İdealimizin en somut örneğidir Gabar’dır” sözleri ise bölgede ekolojik yaşamın son bulabileceğine işaret etmekte.
Yıkıma karşı ses yükselteceğiz
Saha çalışmasına katılan ÖHD Genel Merkezi Ekoloji Komisyonu üyesi Ayşe Şehriban Demirel de Gabar’daki petrol arama faaliyetlerini ve doğaya verilen zararları yerinde incelediklerini belirterek, “Yaşananlar bir özel savaş politikası. Bu yıkım içimizi yakıyor. Buradaki talanın durdurulması ve hesap sorulması için çalışıyoruz. Gabar’daki ekolojik yıkımı kamuoyuyla paylaşacak, Cudi ve Besta başta olmak üzere bu talana ve ekolojik yıkıma karşı sesimizi yükselteceğiz” dedi.









