• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Ekim 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Dr. Hayri Hazargöl

Demokratikleşme şart koşmak değildir

19 Ekim 2026 Pazartesi - 23:00
Kategori: Dr. Hayri Hazargöl, Manşet, Yazarlar

Devlet Bahçeli daha ilk günden örgüte çağrı yaparsa DEM Parti grubunda konuşabilir ve umut hakkını sonuna kadar kullanabilir dememiş midir? Umut hakkı zindandan çıkmayı öngörüyor. Kürt Halk Önderi için özgürlük istenemez; böyle bir şey düşünülemez, gerçekleşmez demek bu sürecin bittiğini ilan etmek anlamına gelmez mi?

Dr. Hayri Hazargöl

Mehmet Uçum 17 Ekim’de süreçle ilgili bir makale yazmış. Mehmet Uçum’un söylediklerine bakılırsa bu süreci bozmak isteyen bir ekibin sözcüsü gibi. Sözde diyalogdan söz ediyor ama Kürt Özgürlük Hareketi’ne ayar vermeye çalışıyor. Kendisini akıllı, el alemi de aptal sanıyor. Uçum’un kaleme aldığı yazı süreç karşıtı ve süreci bozmak isteyenlerin yazabileceği bir yazıdır. Eğer danışmanı olduğu Tayyip Erdoğan’ın düşüncelerini yansıtıyorsa durum daha ciddi ve düşündürücüdür. Eğer böyleyse, iktidar süreci bozmanın fikri yapısını oluşturmaya çalışıyordur. Tayyip Erdoğan sürekli süreç iyi gidiyor diyordu. Mehmet Uçum saraydan tüyo alarak yazıyorsa bu, sürecin iyi gitmediği anlamına gelir.

Daha 18 Ağustos’ta onaylanan yasa çıkmadan önce hükümet yetkilileri Kürt Halk Önderi’nin konumunun değişeceğini, birçok çevreyle görüşeceğini, hatta bu önderlikle birlikte çalışacak olanların İmralı’ya gideceğini söylemiş. Yasa çıkmadan önce bunlar taahhüt edilmiş, yasa çıktıktan sonra da bizzat AKP grup başkan vekili İmralı’ya gazetecilerin ve birçok kişinin gidebileceğini televizyon kameraları önünde söylemiştir. Ancak yasa 2 aydan fazladır çıktığı halde Kürt Halk Önderi’nin konumunda bir değişiklik olmamıştır.

Mehmet Uçum’a göre Kürt Halk Önderi negatif barış için rol oynayabilirmiş. Gerçek barış için, yani pozitif barış için bir rolü olmazmış. Kürt Halk Önderi için özgürlük istenemezmiş. Barış sürecinin temel aktörü içerde tutularak gerçek barışın olacağını kim düşünebilir? Devlet Bahçeli daha ilk günden örgüte çağrı yaparsa DEM Parti grubunda konuşabilir ve umut hakkını sonuna kadar kullanabilir dememiş midir? Umut hakkı zindandan çıkmayı öngörüyor. Kürt Halk Önderi için özgürlük istenemez; böyle bir şey düşünülemez, gerçekleşmez demek bu sürecin bittiğini ilan etmek anlamına gelmez mi?

Bu sürecin en temel muhatabı Kürt Halk Önderi’dir. Ancak Kürt Özgürlük Hareketi de sürecin pratikleşmesini sağlayacak temel aktördür. Bu aktör ısrarla önderliğimiz özgür çalışır olmalı diyor. Önderliklerinin özgürlüğünün ilk adımı olarak da özgür çalışır halde olmazsa hiçbir şey yapılamaz diyor. Ama Mehmet Uçum bunu söyleyenlere sizin dediğiniz olmaz diyor. Dolayısıyla her türlü pratikleşmenin önünü kapatıyor. Şu açıktır, bir halkın, bir hareketin önderliğine yaklaşım o halka ve örgütüne yaklaşımdır. Kürt Halk Önderi de bunu çok iyi bilmektedir. Bu açıdan Uçum’un yaklaşımı Kürt halkına 100 yıllık yaklaşımın yeni versiyonu olmaktadır.

Demokratik katılım mevcut yasalarla ve hukukla olmaz. Mevcut yasalar ve hukuk insanları en küçük muhalif yaklaşımda bile içeri atıyor. Kürt halkının temel demokratik haklarını isteyenleri ise hemen içeri atarlar. Mevcut iktidarın pratiği de böyledir. Demokratik katılım imkanının ortaya çıkması ancak yeni yasalarla olur. Zaten mevcut yasalar bu sorunu yaratmış. Bu yasalar değişmeden gelin demokratik siyasal alana katılın demek hangi aklın ürünüdür? Bu akıl sürecin özünü anlamamıştır. Ya da bu süreci farklı bir amaç için düşünmektedir.

Mehmet Uçum da Türk devlet yetkililerinin on yıllardır, hatta yüzyıldır Kürt varlığını ve temel haklarını inkâr etmek için kullandığı etnik siyaset yapılamaz kavramını kullanmış. Kürt halkının var olmasından kaynaklı temel haklarını talep etmek etnik siyaset yapmak değildir. Asıl etnik siyaseti 100 yıldır bu devlet ve Uçum kafasında olanlar yapıyor. Faşist ve Kürt inkârına dayananların en fazla dillendirdiği bu ‘etnik siyaset yapmayın’ klişesidir. Türk devleti, siyasetçileri ve Uçum gibileri sürekli Kıbrıs’ta, şurada burada Türklerin haklarından söz ediyor. Kendileri için normal olan talepler sıra Kürtlere gelince etnik siyaset yapma oluyor! Bu da en temel suç olarak görülüyor.

Mehmet Uçum sadece Kürt Özgürlük Hareketi’ne ayar vermeye çalışmıyor; demokratik siyaset yapanları da tehdit ediyor. Tedbirler alınır diyor. Herhalde tedbir alınır derken devlet baskısını, zulmünü kullanırız, asker ve polis gücünü harekete geçiririz diyor. İşte 100 yıllık kafa. Bu kafalara eskiden ‘NATO kafa NATO mermer’ denilirdi. Uçum’a odun kırıcının hık deyicisi de denilebilir.

Mehmet Uçum da entegrasyonu kendine göre anlayabilir. Ancak Kürt Halk Önderi de Kürt Özgürlük Hareketi de Kürt halkı da entegrasyonu Uçum gibi anlamıyor. Eğer AKP iktidarı da Uçum gibi anlıyorsa yanlış anlıyordur. Kürt Halk Önderi demokratik entegrasyondan söz ediyor. En başta düşünce ve örgütlenme özgürlüğü, demokratik siyaset yapmanın yasalarla engelsiz tanınması, Kürtlerin dil, kimlik, kültür özgürlüğünün sağlanması, bu yönlü her türlü örgütlenmenin önündeki engellerin kalkması gerekir. Bu temelde yerel demokrasinin kabulü ve yerel yönetimlerin sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda inisiyatifinin tanınması demokratik entegrasyonu sağlar. Devletle ve Türkiye toplumuyla Kürt halkının barışması ve bütünleşmesi böyle gerçekleşir. Eski anlayış ve dayatmalar ise kopukluğu sürdürür. Bu da hiç kimseye yarar getirmez. Kürtler bu tür politikalara 100 yıldır olduğu gibi direnir. Artık bu direnişin önüne hiçbir güç geçemez.

Mehmet Uçum’un demokrasi anlayışı da lütuf anlayışıdır. Demokratik zihniyete sahip olmadığı bu yazısıyla daha da netleşmiştir. Yani kendilerine tam biat edilirse o zaman demokratik adımlar atılabilirmiş! Açıkça Kürt sorununun yanlış politikalar ve demokratik olmayan bir sistemden kaynaklandığını inkâr ediyor. Böyle olunca da bu sorunu çözmeyi demokratikleşmede görmüyor. Demokrasi istemek hiçbir zaman şart olarak görülemez. Demokrat olanlar başkalarından talep gelmeden demokratikleşme adımı atarlar. Demokratikleşme adımları sadece Kürtler için değil, tüm Türkiye halkları içindir. Böyle görmeyenler hiçbir süreç yürütemezler; bunlar ancak süreç bozgunculuğu yaparlar.

Kürt Hareketi sürecin sağlıklı yürümesi için sürekli önderliklerinin konumunu gündeme koyuyor. Bu, Uçum’un belirttiği gibi bir ajandaları olduğu için değil, sürecin ilerlemesi için gösterilen hassasiyettir. Bu hassasiyeti de kesinlikle bırakmazlar. Bu istemi dikkate almayanların başka ajandaları vardır.

Kürt sorununun çözümü bir demokratikleşme sorunudur. Bu anlayışta olmayanlar Türkiye’nin hiçbir sorununu çözemezler. Mehmet Uçum hâlâ Türkiye’yi otoriter temelde yönetmek isteyenlerin düşündüklerini söylüyor. Böylece o cenahın ne düşündüğünü de anlamış oluyoruz.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

DEM Parti’den İstanbul’da dayanışma yemeği

Sonraki Haber

Kürt coğrafyasında petrol ablukası genişliyor

Sonraki Haber

Kürt coğrafyasında petrol ablukası genişliyor

SON HABERLER

Gazeteci Murat Ağırel’in de aralarında olduğu 15 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

Bir hadise var ‘tek millet’ arasında

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

Kötülüğün sıradanlığı ve Hannah Arendt

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

Kürt coğrafyasında petrol ablukası genişliyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

Demokratikleşme şart koşmak değildir

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

DEM Parti’den İstanbul’da dayanışma yemeği

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

Azerbaycan, Türkiye’de yaşayan 7 kişi hakkında uluslararası yakalama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır