Uyuşturucunun ile deneme yaşı Kürdistan’da 5’e kadar inerken, kullanım yaşı ise yaygın olarak 9-12 yaş arasında. İlk zamanlar mahallelere uyuşturucuyu torbacılar sokarken bugün, torbacıların yerini arkadaşlar, akrabalar ve aile bireyleri aldı
Bağımlılığa iten başlıca etmenler arasında ekonomi ve işsizliğin yanı sıra devletin güvenlikçi politikaları ile gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri alanlardan yoksun oluşu ve sosyo-kültürel etkinliklerin olmayışı yer aldı
Devlet ise uyuşturucuya karşı mücadele yerine halkla uğraşıyor. Bağımlılığa karşı birçok alanda çalışmanın yanı sıra Temmuz ayında Xaçort’ta nöbet eylemi başlatan anneler, ‘Toplum huzurunu kaçırma’ gerekçesi ile ifadeye çağrıldı
Reyhan Hacıoğlu
Derin yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik, sosyal alanların olmayışı ve en önemlisi devletin yüz yıldır Kürdistan’a uyguladığı güvenlikçi politikalar ile gençlerin büyük bir kısmı bugün uyuşturucu bağımlılığı ve çetelerin eline düşmüş durumda. Özellikle son on yılda devletin saldırılarının artmasıyla hedef haline gelen gençler, uyuşturucu, fuhuş, kumar, dolandırıcılık ve çetecilik faaliyetleri ile özgürlük mücadelesinden uzaklaştırılmaya çalışıldı. 2010 yılında Sêrt’te çocuk istismarı ve fuhuş iddialarıyla ilgili olarak yapılmak istenen bir eyleme dair dönemin valisi “Dağa çıkacaklarına fuhuş yapsınlar” diyerek devletin yaklaşımını özetlemişti.

Direniş kentleri hedefte
Bu amaçla özel savaş olarak nitelendirilen bu politikalar, daha çok çocukları özgürlük mücadelesinde olan aileleri ve direniş kentlerini hedef aldı. Böylece uyuşturucu zamanla birçok kentin temel sorununa dönüştü, toplumu çürüttü, örgütsüz hale getirdi. Buna karşı bugün toplumsal bir mücadele başlatılmış olsa da veriler ve anlatılar çok daha büyük bir mücadelenin gerekli olduğunu ortaya koyuyor. “Kürdistan’da ‘bağımlılık’ ve gençlere kurulan tuzaklar” dosyasının bu bölümünde bazı kentler üzerinden elde edilen veriler ve yapılan çalışmalara yer verilecek.
Yıldan yıla katlanan oranlar
Çalışmalardan ilki, geçtiğimiz yıl bağımlılığa karşı mücadele kapsamında Amed merkezli 5 kentte kurulan Şiyar Be! (Farkına Var!) Platformu’nun verileri. Platform, bir yıllık çalışmalarında daha çok farkındalık atölyeleri düzenlerken, aynı zamanda “Bağımlılığa karşı özgür bir yaşam için RABIN” şiarıyla bir kampanya başlattı. Geçtiğimiz günlerde Amed merkezli dört ilçenin, dört mahallesine dair yapılan çalışmanın verileri kamuoyuyla paylaşıldı. Yenişehir’in Ben û Sen, Bağlar’ın Kaynartepe, Sur’un İskenderpaşa ve Kayapınar’ın Medya mahallelerini kapsayan çalışma Kürdistan’da bağımlılığın geldiği noktayı gösterdi.
Kendini güvende hissetmiyor
Buna göre, Kaynartepe’de halkın yüzde 71,2’si, Ben u Sen’de yüzde 73,3’e ve İskenderpaşa’de halkın yüzde 73,1’i kendilerini mahallelerinde güvende hissetmezken, yurttaşlar buna gerekçe olarak İskenderpaşa’da yüzde 47,6, Kaynartepe’de yüzde 45,5, Ben û Sen’de yüzde 41,1 ve Medya’da yüzde 40,1 oranında uyuşturucu kullanımı olarak gösterdi.
Kadına karşı özel savaş
Mahallelerin hepsinde ciddi bir yoksullaşma ve güvencesizlik dikkat çekerken, dikkat çeken başka bir nokta ise özel savaşın kadınları hedef almasıyla erkek ve kadın kullanıcı sayısının giderek eşitlenmesi. Bu oran Ben û Sen’de yüzde 13,7 kadın ile yüzde 15 erkek, İskenderpaşa’da ise yüzde 8,9 kadın ile yüzde 8,3 erkek oldu. Madde kullanımının küçük yaşlara indiğine dikkat çekilen çalışmada, buna karşı en etkili yöntem istihdam olarak gösterildi.
Çalışmanın ortaya koyduğu çarpıcı bir durum ise halkın yüzde 70’nin henüz kurumlardan haberdar olmaması oldu. Buna karşı, yurttaşların çözüm adresi olarak kurumların ve halkın güç birliğini göstermesi ise dikkat çekici bir nokta oldu. Bu oran, Kaynartepe’de yüzde 78,1, Ben û Sen’de yüzde 75,1.

Sebep çok çözüm yok
Bağımlılıkla baş etme çalışmaları yürüten kurumlardan biri de Amed Büyükşehir Belediyesi Madde Bağımlılığı Danışmanlık ve Eğitim Merkezi. Kurumun çalışmalarına göre, başvuranların büyük bir oranı bağımlılık nedeni olarak göç, aile sorunları, ekonomik sorunları gösterirken yadsınamayacak bir oran ise arkadaş çevresinin etkisi ile merak üzerine başladıklarını dile getiriyor. Yine çözüm noktasında yaşanan eksiklik, burada da kurumların yetersizlikleri ve sistemsel açıklar olarak karşımıza çıkıyor.
Destek çalışmaları yürütülüyor
Belediyeler, şimdiye kadar yaptıkları çalışmalarda, daha çok korunma yolları, uyuşturucunun etkileri ve ihtiyaç halinde başvurulacak kurumlara dair destek çalışmaları yürütürken aynı zamanda kurumlara yönlendirme ve destek olmak konusunda da çalışma yürütüyor. Çalışmalar kapsamında geçtiğimiz günlerde Rezan (Bağlar) Belediye Eşbaşkanı Leyla Ayaz, uyuşturucu tüketimi için mesken yapılan 210 metruk binanın yıkıldığı bilgisini paylaştı. Erxenî Belediye ise çalışmalar kapsamında 27 metruk binayı yıktı.
Değişen koşullar
Bir diğer önemli çalışma ise yıllar içinde koşulların, kullanıcıların ve uyuşturucu temin yöntemlerinin değiştiğine dair anket verileri hazırlayan SAMER’in (Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi) raporları oldu. Merkezin 2024 ve 2026 yılına ait bazı ilçelere dair hazırladığı anket veriler, yaşanan değişime dikkat çekiyor. SAMER’in birkaç merkez üzerinden hazırladığı veriler, bugün neredeyse tüm Kürdistan için geçerli durumda. Buna göre, uyuşturucunun ilk tatma yaşı 5’e kadar inerken, kullanım yaşı ise yaygın olarak 9-12 yaş arasında. Yine verilen cevaplara bakıldığında, ilk zamanlar mahallelere uyuşturucuyu torbacılar sokarken bugün, torbacıların yerini arkadaşlar, akrabalar ve aile bireyleri aldı… Bu durum uyuşturucunun toplum içinde yaygınlığını gösterdi.
Baskı ve bağımlılık ilişkisi
Çalışmaya göre, kullanıcıların büyük bir oranı tedavi ile uyuşturucuyu bırakmayı kabul etmezken, kendi bırakmak isteyenlerin oranı ise hayli yüksek. Dikkat çekici başka bir nokta ise, bağımlılık ve uyuşturucu satışının Kürdistan’da kurumların kapatıldığı, gözaltı ve tutuklamaların arttığı, belediyelere kayyım atamalarının gerçekleştiği 2015’ten sonraki süreçte yaygınlaşmış olması.
Çalışmada bağımlılığa iten etmenler arasında ekonomi ve işsizliğin yanı sıra devletin güvenlikçi politikaları ile gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri alanlardan yoksun oluşu ve sosyo-kültürel etkinliklerin olmayışı yer aldı. Bu durum bağımlılığın yaygınlaştığı mahallelerin daha çok politik mahalleler olduğu gerçeği ile değerlendirildiğinde, gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri alanların olmayışı ve yoksullukla birlikte birbirini besleyen zeminlerin gençleri kullanıma ittiği gerçeği bir kez daha ortaya çıktı.

Kullanım çok yaygın
Merkezin Amed’in en kalabalık aynı zamanda birçok eylem ve etkinliğin yapıldığı politik ilçelerden biri olan Rezan’a (Bağlar) dair Eylül 2024’te hazırladığı rapora göre, ilk uyuşturucu denemesi 5 ile 11 yaş arasına inmiş durumda. Çalışmada, katılımcıların yüzde 42’si kendileri ya da çevrelerinden en az bir kişinin madde kullandığını ifade etti. Uyuşturucuyu sokakta kullandıklarını ifade edenlerin oranı yüzde 24,2 olurken, yüzde 21,8’i de boş arazide kullandığını ifade eti. Katılımcıların uyuşturucuyu kullanım süresi ise 5-7 ve en fazla 10 yıl olarak belirtildi.
Kullanıcıların yüzde 52,1’i uyuşturucuyu torbacıdan aldıklarını belirtirken, yüzde 46,2’si ise arkadaşlarından temin ettiğini dile getirdi. Başka bir veri ise, yüzde 90,2 bağımlılığı bir sorun olarak tanımlarken, yüzde 70,6’sı tedavi ile uyuşturucuyu bırakmak istemediğini belirtti. Buna karşı kendi bırakmak isteyenlerin oranı ise hayli yüksek.
2024’e ait bir diğer çalışma ise Erxenî’ye ait. Buna göre, bu çalışmada dikkat çekici olan uyuşturucu temin yöntemleri oldu. Yüzde 43,3’ü hala torbacıdan alırken, yüzde 41,8’i arkadaşından aldığını ve yüzde 13,4’ü ise artık kendisinin ürettiğini dile getirdi.

Yeni kullanım adresi ev
Erxenî’ye dair dikkat çekici bir nokta ise kullanıcıların yüzde 54,3’ünün ailelerinin durumu bildiğini dile getirmesi oldu. Yüzde 87,5 ilk kullanımlarını arkadaşlarıyla gerçekleştirdiklerini belirtirken, katılımcıların yüzde 23,2’i parklar gibi kamuya açık alanda kullandıklarını dile getirdi. Bir diğer çarpıcı bilgi ise yüzde 20,2’sinin uyuşturucuyu evde kullandığını dile getirmesi oldu. Bu durum, kullanımın park, sokak ve metruk binadan eve taşındığını gösterdi.
Mayıs 2025’te Derîk’te yapılan rapor çalışmasında da kullanım yaşı en az 12-14 olarak belirtildi. Kullanım süresi ise en az fazla 12 yıl olarak dile getirildi. Derîk’te çarpıcı olan bir bilgi, kullanıcıların yüzde 64,3’ünün maddeyi para vermeden bulduklarını dile getirdi. Yüzde 55,6’sı arkadaşlarından ve yüzde 11,1’i ise artık kendisinin ürettiğini belirtti.
İntiharlar arttı
Aynı yıl Farqîn (Silvan) için hazırlanan rapor diğerlerinden farklı değil. Buna göre, kentte kullanım yaşı 10’a kadar inerken, intihar vakalarının artması dikkat çekti. Çalışma için hazırlanan ankete katılanların çoğu, son 10 yılda ailesinden en az yüzde 24,2’sinin intihar girişiminde bulunduğunu belirtti. Yüzde 44’ü bu duruma ekonomiyi sebep olarak gösterdi. Uyuşturucuyu kendisi bırakmak isteyenlerin oranı yüzde 47,6 olurken, tedavi ile bırakmak istemediklerini belirtenlerin oranı yüzde 66,7 oldu.
İlçenin temel sorunu
2026 yılının Temmuz ayında Bismîl için bir rapor yayınlandı. Kullanıcıların yüzde 53,8’i arkadaşlarından temin ettiğini söylerken, torbacıdan temin edenlerin oranı yüzde 38,5, yüzde 7,7’si ise akrabalarından temin ettiğini dile getirdi. Yine en az yüzde 86,9’u uyuşturucu kullanımını bir sorun olarak görürken, 93,3’ü tedavi ile bırakmak istemediğini dile getirdi.
Licê için Eylül ayında yapılan araştırmaya göre ise, kullanım yaşı 9’a kadar inmiş durumda. Katılımcıların yüzde 78,4’ü ilk olarak arkadaşlarıyla denediklerini söylerken, yüzde 12,2’si kuzenleriyle denediklerini dile getirdi. Yüzde 59,6’sı uyuşturucuyu para ile aldığını belirtirken, yüzde 40,4’ü parasız bulduğunu belirtti. Kullanıcıların yüzde 48,9’u tedavi ile bırakmak istediklerini söyledi.
Belediyeleri işaret ettiler
Lîce’de diğer yerlerden farklı olarak konuya dair hangi kurumların sorumluluk alması gerektiği sorusuna verilen cevap yüzde 55,7 ile belediyeler oldu. Bu oran, diğer tüm yerlerde ya güvenlik güçleri ya da tüm kurumlar olarak ifade edildi.
En çarpıcı raporlardan biri de direniş mahallelerinden olan Sûr için karşımıza çıkıyor. Buna göre, Eylül ayında hazırlanan raporda, ankete katılanların yüzde 54,7’si kendini mahallesinde güvende hissetmezken, yakın çevre ve komşularının madde kullandığını söyleyenlerin oranı 44,2 gibi çok yüksek bir oran oldu.
Sûr özelinde bir değer farklılık ise, “Madde Bağımlılığıyla Mücadelede Halk ve Demokratik Kurumların Güç Birliği Yapması Sizce Etkili Olur Mu?” sorusuna katılımcıların yüzde 72,1’inin evet demesi oldu. Mahallede veya ilçede bir mücadele platformu kurulması hâlinde çalışmalara katılacağını belirtenlerin oranı ise yüzde 42,5 oldu.
Yapısal sorunlar etkili
Rezan, Erxenî ve Farqîn’den elde edilen verilerde bağımlılığa etken, eğitimden kopuş, ekonomik güvencesizlik, aile bütünlüğündeki zayıflama ve kamusal destek mekanizmalarının yetersizliği, bağımlılığı besleyen temel yapısal faktörler olurken, bu tablo, Kürdistan’da gençliğin uzun süredir eşitsiz kaynak dağılımı, güvenlik merkezli yaklaşım ve sosyal politika eksikliği içinde şekillenen bir yaşam alanına hapsedildiğini ortaya koydu.
Üç ilçede dikkat çeken bir diğer durum ise, metruk alanların ve terk edilmiş yapıların bağımlılık ve suç için işlevsel mekânlara dönüşmüş olması oldu.
SAMER’in çalışma yürüttüğü Rezan, Bismîl, Erxenî ve Farqîn ilçeleri ile Mêrdîn’in Dêrik ilçesinde dikkat çekici bir nokta ise yüksek genç nüfus oranına sahip olmaları oldu.
Çalışmalardan çıkarılan sonuçlardan biri de bağımlılıkla mücadelenin yalnızca güvenlik politikaları veya tedavi hizmetleriyle sınırlı kalamayacağı oldu. Buna göre, güvenlik tedbirleri, sağlık hizmetleri, eğitim politikaları, sosyal hizmetler, gençlik çalışmaları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir koordinasyon kurulmadığı sürece bağımlılığın yapısal nedenlerini ortadan kaldırmak mümkün görünmemektedir.
Yargılamak yerine tedavi
SAMER’in çalışmalarında öne çıkan bazı öneriler ise şu şekilde;
* Sosyo-kültürel ve sportif alanların mahalle bazında artırılması
* Damgalamadan uzak tedavi ve psikolojik danışmanlık mekanizmaları
* Kolluk-gençlik güven ilişkisinin orantılı, caydırıcı bir yaklaşımla yeniden inşası
* Kullanım yaşının düşüklüğü dikkate alınarak çocuklara yönelik politikalar geliştirilmesi
* Parklarda aydınlatma ve gözetim altyapısının iyileştirilmesi
* Gençlere istihdam ve mesleki eğitim imkânlarının artırılması
* Temizlik/altyapı hizmetlerinin acil iyileştirilmesi

Annelerden nöbet eylemi
Kürdistan kentlerinde bağımlılığın artmasına karşı kurumların yanı sıra Temmuz ayında Wan’ın Riya Armûşê (İpekyolu) ilçesine bağlı Xaçort Mahallesi’nde anneler uyuşturucu kullanımı ve satışının yoğunlaşmasına karşı nöbet başlattı. Kısa sürede sivil toplum örgütleri ve partilerin de destek verdiği nöbet yaklaşık bir buçuk ay sürerken, anneler “Toplumun huzurunu kaçırıyorsunuz” gerekçesiyle ifadeye çağrıldı.








