Çatışmalı süreçte yaşamını yitirenlerin cenazelerine ulaşmak için hem hukuki boyutta hem de bir kan merkezi/DNA çalışması yapıklarını belirten MEBYA-DER Eşbaşkanı Hülya İlbars, ‘Başvurular çok fazla. Gelen tüm başvuruları değerlendirip avukatlar öncülüğünde savcılığa ilettik. Ancak sistem şu an çok ağır işliyor’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde devletten somut adımlar atılması beklenirken, ulaşamayan ailelerin talepleri de gündemdeki yerini koruyor. Yıllardır yakınlarının cenazelerini teslim almak için mücadele eden aileler, yaşadıkları acılara rağmen barışta ısrarcı olurken, cenazelerin teslim edilmesi için hukuki süreçlerin hızlandırılmasını istiyor.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) ise savcılık süreçlerinin ağır işlemesi nedeniyle çok sayıda cenazenin hâlâ ailelere teslim edilmediğine dikkat çekiyor. Dernek, cenazelerin kimliklerinin belirlenmesi ve ailelerine teslim edilmesi amacıyla hukuki girişimlerini sürdürürken, toplu mezarların tespiti ve DNA bankası oluşturulması için de çalışma yürütüyor. MEBYA-DER İstanbul Eşbaşkanı Hülya İlbars, gelişen süreç, ailelerin talepleri, cenazelerin teslim edilmemesi ve yürütülen hukuki mücadeleye dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Aileler barış konusunda kararlı’
50 yıllık savaşın ardından barış beklentisinin toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Hülya İlbars, sürecin ağır işlemesine tepki göstererek devletin somut adım atması gerektiğini vurguladı. Hülya İlbars, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürecin toplumda, özellikle de Kürt toplumunda önemli bir karşılık bulduğunu ifade etti. Hülya İlbars, ailelerin sürece iyimser yaklaştığını ve barış sürecini desteklediğini belirtti. Hülya İlbars, “Ancak buna rağmen ailelerimiz barış konusunda kararlı olduklarını ve ısrarla barış istediklerini ifade ediyorlar. Bu durum çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
‘Hukuki yollarla cenazelere ulaşmaya odaklanıyoruz’
Cumhuriyet tarihi boyunca adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan bir sistemin yürütüldüğünü söyleyen Hülya İlbars, kayıp yakınlarının hâlâ cenazelerine ulaşamadığına dikkat çekti. Dernek olarak hem hukuki başvurular hem de DNA çalışmaları üzerinden çözüm aradıklarını belirten Hülya İlbars, “Kayıplar ve mezarlıkların bulunamaması noktasında birçok ailemiz hâlâ yakınlarının cenazelerine ulaşamıyor, cenazelerinin nerede olduğunu bilmiyor. Dernek olarak hem hukuki boyutta hem de bir kan merkezi/DNA çalışması çerçevesinde bu konuda çalışmalar yürütüyoruz” dedi.
‘Sistem ağır işliyor’
Ailelerin başvurularını avukatlar aracılığıyla savcılıklara ilettiklerini aktaran Hülya İlbars, sürecin yavaş ilerlediğini belirterek şunları söyledi:
“Başvurular çok fazla. Gelen tüm başvuruları değerlendirip avukatlar öncülüğünde savcılığa ilettik. Ancak sistem şu an çok ağır işliyor. Savcılık tarafından dosyaların açılması geciktiği için şu ana kadar yalnızca bir iki cenaze ailelere teslim edilebildi, diğerleri için beklemedeyiz.”
Hülya İlbars, ailelerin en temel haklarından biri olan cenazelerini teslim alma taleplerinin karşılanmasını beklediklerini kaydetti.
Toplu mezarlar için çalışma
Toplu mezarların bulunduğu alanlarda kimlik tespitine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Hülya İlbars, ailelerin yakınlarına ulaşabilmesi için DNA bankası oluşturulması ve ailelerden DNA örnekleri alınması yönünde girişimlerde bulunduklarını söyledi.
Hem Türkiye genelinde hem de bölgede hâlâ çok sayıda cenazeye ulaşılamadığını ifade eden Hülya İlbars, ailelerin sürece ilişkin haklı sorular yönelttiğini belirtti. Hülya İlbars, ailelerin tepkilerini şu sözlerle aktardı:
“Eğer bu süreç başladıysa biz neden cenazelerimizi alamıyoruz, neden hâlâ toplu mezarlarda bekliyorlar?”
‘Çözüm demokratik toplum ve anayasal güvenceden geçiyor’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış iradesine ve çözüm önerilerine işaret eden Hülya İlbars, Kürt halkının ve farklı inanç gruplarının hukuki ve anayasal güvenceye kavuşması gerektiğini vurguladı. Hülya İlbars, kalıcı barışın sağlanabilmesi için demokratik bir anayasanın inşa edilmesi gerektiğini belirtti.
‘Sürecin ağır işlemesi kaygı yaratıyor’
Toplumun beklentilerinin henüz karşılanmadığını söyleyen Hülya İlbars, sürecin yavaş ilerlemesinin geleceğe ilişkin kaygıları artırdığına dikkat çekti. Hülya İlbars, “Kürt özgürlük savaşçılarının somut adımlar atmasına ve güvenli bir zemin yaratmasına rağmen sürecin bu kadar ağır işlemesi, ileride farklı sorunlar yaratabileceği yönünde kaygılara yol açıyor” dedi.
‘Bu fırsatın kaçırılması Türkiye’ye kaybettirir’
Sürecin ilerlemesinde devletin sorumluluğuna dikkat çeken Hüseyin İlbars, sözlerini şöyle tamamladı:
“Abdullah Öcalan büyük bir cesaret göstererek, sürecin tıkanmaması adına gerekli adımları attı. Dolayısıyla sıra devlette. Devletin de artık somut bir adım atması gerekiyor. Bu tarihi bir fırsattır ve bu fırsatın kaçırılması Türkiye’ye kaybettirir.”
Haber: Elfazi Toral / JINNEWS









