• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Yerel malzeme-Güner Yanlıç

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yerel yapı elamanı ya da doğal malzeme de kullanılabilir. Kapitalin öznesi olan mal kelimesinden türemiş, kullanılması hoş değilse bile sermaye yapı elamanı ve ekolojik malzemeyi de kendi lügatina almış ve satış yöntemlerinde kullanmaktadır. Sistemin saldırıları yoğun ve bütüncüldür. Tüm alanlarda bu saldırılara rastlarız. Dil alanı da bunlardan biridir. Anlaşılması, bahaneye yer kalmaması için yerel malzeme kelimelerini kullanacağım. Kullanılacak dil ve kelimelere çok takılmadan konuya gireyim.

Yaşanılan coğrafyada bulunan, ulaşılması ekonomik ve mesafe açısından kolay da olan, binlerce yılda oluşmuş kültür ve bu dokuya uygun, doğal ve doğa ile uyumlu olan yaşamsal alanların inşasında kullanılan yapı elemanlarına yerel malzeme diyebiliriz. Tanımımızdan hareketle;

Yaşam alanlarının inşasında çokça kullanılan ahşap yerelden elde edilmiyorsa, ekolojik bir yapı demek kandırmacadır. Gündemde çok popüler olan Ukrayna çamı vb. ahşapların yapılarda kullanılarak üzerine ekolojik ev ya da yapı tabelası koymak komediden başka bir şey değildir. Sermayece poşetlenen yüksek ücretlerle satılan ekolojik veya doğal isimlerle satılan malzemeler ekolojik değildir. Çelik, su varlıklarını en çok tüketen sektörlerin başında gelir ve en çok enerji tüketen de o sektördür.

Çelik en çok tercih edilen bir yapı malzemesi olsa da sermayece üretilmesi emek ve doğa sömürüsünün yüksekliğinden kaynaklı ekolojik değildir. Ancak geçimlik ekonomi temelinde eko-teknolojik olarak üretilen çeliğin yapıda kullanılması uygun olabilir. Belki bu konuda uzun tartışmalar yürütmek gerekir ama yine de ekolojik olarak tercih edilebilmesi için; endüstriyel olmaması ve aşırı kâr sağlamaması temelinde kullanılabilir.

Beton-asfalt belediyeciliğinin motorize sermaye destek güçlerinden biri kilitli parke taşıdır. Güncel yaşamda her metrekare toprağı, kum, çimento ve emek sömürüsü ile yoğrulmuş kilitli parke taşlarının bu denli kullanılması, her yere döşenmesi doğru değildir. Yöresel olarak kullanılabilecek bazalt ve diğer taş türlerinin yüzlerce yıl ayakta kalabilmesi, kilitli parke taşının içindeki kimyasalların toprağı zehirlemesi cabası iken sadece bazalt ve türlerin pahalı olması nedeniyle kullanılmaması bahanedir. Bilinçli sömürünün ve tahribatın yapılmasını sağlamaktır.

Beton yapı elemanlarına özelde kilitli parke taşına şiddetle karşı çıkışımızın altında üç ana neden yatar. Kum ocakları; nehir, dere ve göl ekosistemlerinin birinci derecede düşmanı ve tahrip edeni olmasıdır. Kum ocaklarının sayısının artışına ve tüketim çılgınlığıyla kum tüketiminin artışından kaynaklı politikaları beslemesi de başka bir karşı çıkış nedenimizdir.

Çimento fabrikalarına ise; yakınlarındaki doğal yaşamı bitirmesi, insan ve insan dışı tüm canlı popülasyonu tehdit eden sermayece işletilmesinden dolayı karşı çıkışımız olmaktadır. Diğer bir nedenimiz ise; endüstriyel olarak sermayece üretilmesi; emek ve doğa sömürüsünü desteklemesi ile aşırı kârın hedeflenmesidir. Öyle bir şey ki buldukları her boşluk, abartı olabilir ama dağ, dere, tepe her yer bu kilitli parke taşları ile döşenmiştir. Bu yöntem sermayenin beslenmesi adına yapılabilecek bir çalışmadan başka bir şey değildir. Bir taraftan doğayı, insanı ve yaşamı koruyorken, diğer taraftan bu denli fütursuzca bu doğal yaşam düşmanı kilitli parke taşının kullanımı nasıl açıklanacaktır? Kilitli parke taşı bir çevre ve halk sağlığı sorunudur.

Ticari ömrü bu kadar az olan malzemenin yerel malzemeye tercih edilmesi gerçekten anlaşılır değildir. Ve kimse kilitli parke taşını bize kitlemesin. Sermayenin kâr ayağını beslemeyen geçimlik ekonomisine dayanan taş ustalarının yüzlerce yıl ayakta kalan eserlerine rağmen sistemce bilinçli olarak bitirilmiştir. Bitirilen taş ustaları yok denecek kadar az olup dipte kenarda bulunabilirse de pahalı olmakla suçlanmaktadır. Yerel malzeme üretecek kooperatiflerin kurulması ve projecilik kafası dışında bilinçli, samimi bir yaklaşımla ve ön açıcı çalışmalar yapılmasıyla sermayenin saldırılarının bir nebzede olsa önüne geçilebilecektir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Basın özgürlüğü için mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

24 Temmuz 1908 tarihinde uzun yıllardır basın üzerinde uygulanan ağır sansür rejimine karşı tarihi bir adım atıldı. II. Meşrutiyet'in ilanından...

Sonraki Haber

Açlık değil sessizlik öldürür!-Yusuf Gürsucu

SON HABERLER

Gever’de zırhlı araç kadına çarptı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Hewlêr’de 6 İHA düşürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Özel ‘Yeni Parti’nin kuruluş dilekçesini imzaladı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

İran’da bir kolber katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Gülistan Doku soruşturması: Handan Sonel ve 2 kişi adliyeye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Mahkemeden tecavüz failine beraat: Çocuğun rızası var!

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

2 oğlunu mücadelede yitirdi: O barış ortamı bir gün bu topraklara gelecek

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır