• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Eylül 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Devletleştirme, özelleştirme, şimdi de hükümetleştirme-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Seçim bitti ama günlerdir kesinleşmiş sonuçları alamıyoruz. Seçilenler mazbatalarını almakta zorlanıyorlar. Çünkü seçilip seçilmedikleri belli değil. Daha doğrusu neredeyse bütün partiler alınan ilk sonuçlara itiraz ettiklerinden yeniden sayım işlemleri devam ediyor. Bu nedenle de kimin seçildiği tam netleşmedi.

Tabii ki çeşitli nedenleri var bu durumun. Ama diyebilirim ki temel neden seçim sonuçlarının manipüle edilebileceği ile ilgili kuşkular. Daha doğrusu, sandıktan çıkan sonuçların tutanaklara geçirilirken partilerin, özellikle de iktidar partisinin bir yamuk yapıp sonuçları kendi lehine çevirebilme olasılığı. Tabii ki benzer işleri yapma olasılığı muhalefet cephesiyle ilişkili de düşünülebilir ama açıktır ki bu seçimin bütün lojistiği iktidar partisi tarafından hazırlanmış olduğundan bu daha düşük bir olasılık.

Ama bence ortada bu belirsizliklerin ve birbirine duyulan güvensizliklerin ana nedeni kurumsal olarak devlet sisteminin çökmüş olmasıdır. Devlet ve hükümet ile ilgili kısa tanımları hatırlayacak olursak bu iddiamı sanırım daha iyi anlatmış olurum. Devlet bir ülke için ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil eder. Hükümetler ise farklı ideolojik tercihleri olan yönetim erkini. Devlet kurumları hükümetlerin ideolojik tercihlerine karşı duyarsız, topluma karşı ise tarafsız kurumlardır.

Bu kısa tanımlardan gidersek bugünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi devlet kurumlarının hükümet kurumları haline getirilmiş bir türünü oluşturuyor ve bu nedenle de bugün Cumhurbaşkanı ve hükümeti “devletin” yerine geçmiş durumda. Ne demek istiyorum?

Demek istediğim, “Cumhurbaşkanı ve hükümetinin,” ortak iyiyi ve iradeyi tarafsız bir biçimde temsil edecek olan devleti değil tam aksine siyasi bir ideolojinin temsilcisi olarak taraflı ve kendi taraftarlarının lehine davranan bir hükümeti temsil eder hale gelmiş olduğudur. Bu durumun çok tehlikeli bir yönetim modeli ima ettiği açıktır. Hele hele toplumda yaratmış olduğu kutuplaşmış siyaseti düşünürsek, oluşan model tam anlamıyla “çatışmacı” siyasi bir model durumundadır.

Bugün toplumun devlet kurumlarına güvenmemesi ve alınan seçim sonuçlarının yeniden yeniden sayılmasını istemesi bu güvensizliğin, dolayısıyla da bu yönetim modelinin çarpıklığını ortaya koyan siyasi bir kriz halidir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi bir garabettir. Herkesi temsil eden bir devletin ve kurumlarının toplumda farklı ideolojik tercihleri olan bir kişi ve elitinin kontrolüne geçmesi ve böylelikle toplumun diğer farklı ideolojik tercihleri olan kesimlerin dışlanmasıdır. Ben bu duruma, devletleştirme, özelleştirme gibi terimlerden giderek “Hükümetleştirme” adı veriyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve partisinin “devleti” “hükümetleştirdiği,” yani tarafsız ve tüm toplumun iradesini yansıtması gereken devlet kurumlarını hükümet kurumları haline getirmiş olduğunu iddia ediyorum.

Örneklerim çok. Yalnızca, kanunlarında belirli bir “bağımsızlık” gözetilerek oluşturulmuş bütün “düzenleyici kurumların” bugün artık bakanlıkların içinde bir bağlı kuruluş haline geldiği tartışmasız bir biçimde ortada. Alın BDDK’yi, alın SPK’yi, alın Rekabet Kurumunu, alın EPDK’yi, alın RTÜK’ü, alın TRT’yi, alın AA’yı, saymakla bitmez… Bugün bütün bu kurumlar “devlet” değil “hükümet” kurumları haline gelmişlerdir. Yani “hükümetleştirilmişlerdir”. Tabii bunların yanında YSK’nin, AYM’nin, HSYK’nin ve diğer bir çok hukuk kurumunun da “hükümetleştirildiğini” biliyoruz.

Kısacası bugün siyasi olarak da ekonomik olarak da yaşadığımız kriz hali, ne dış güçler, ne iç düşmanlar ve ne de diğer saçma gerekçelerle değil doğrudan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yanlış bir yönetim sistemi olmasıyla ilgilidir. Toplumun birliğini ve birlikte yaşama iradesini bozan bu sistemden kurtulmadıkça kriz hallerinden de kurtulamayız. Bizden söylemesi…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bir kampanya çok anlam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası geçenlerde kamuoyuna açıklandı. Siyasetçi, akademisyen, hak savunucusu, Alevi örgütü temsilcisi ve Barış...

Barış en büyük cem erkânıdır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Demokratik toplum, esas itibariyle Alevilik inancındaki rıza toplumunun güncel biçimi ya da ahlaki-politik toplumun çağdaş hali olarak değerlendirilebilir. Alevi inancında...

Ekonomi nasıl kurtulur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Siz de kendinizi büyük ve saçma bir otobanın üzerinde sürüklenir hissetmiyor musunuz? Fakat bu sürüklenme, öyle hızlı bir akıntı içinde...

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Suriye toplumu savaş yorgunu bir toplum. Baasçıların rezil yönetiminin ülkeyi getirdiği nokta, paramparça olmuş çaresiz ve agresif bir toplum. Savaş...

Güven sorunu ve anadilde eğitim hakkının anlamı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Metropol kamuoyu araştırma şirketi yaptığı bir ankette şuna benzer bir soru sormuş: “PKK’ye ve gerillanın dağdan ineceğine güveniyor musunuz?” Sonuç...

Sürecin gölgesindeki Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Rojava’da yaşanan gelişmeler Bakûr Kürdistan ve Türkiye ile doğrudan bağlantılı. Bu olaylar aynı aklın ürünüdür. Türkiye’deki sürecin ilerlememesi durumunda Rojava-...

Sonraki Haber

Kadının sesi ve soluğunu duymak-Kuvvet Lordoğlu

SON HABERLER

Büşra bebek ile ilgili Amed’de gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Erdoğan ve Trump New York’ta görüşecek

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Amed’te bir kadın katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Suriye’de 9 ayda 2 bin 342 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Uçum, Abdullah Öcalan’ın yer alacağı komisyonu duyurdu

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Neçirvan Barzani: Hükümetin ne zaman kurulacağını bilmiyorum

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

İsveç’te seçimleri merkez sol blok kazandı 

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır