• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Devletleştirme, özelleştirme, şimdi de hükümetleştirme-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Seçim bitti ama günlerdir kesinleşmiş sonuçları alamıyoruz. Seçilenler mazbatalarını almakta zorlanıyorlar. Çünkü seçilip seçilmedikleri belli değil. Daha doğrusu neredeyse bütün partiler alınan ilk sonuçlara itiraz ettiklerinden yeniden sayım işlemleri devam ediyor. Bu nedenle de kimin seçildiği tam netleşmedi.

Tabii ki çeşitli nedenleri var bu durumun. Ama diyebilirim ki temel neden seçim sonuçlarının manipüle edilebileceği ile ilgili kuşkular. Daha doğrusu, sandıktan çıkan sonuçların tutanaklara geçirilirken partilerin, özellikle de iktidar partisinin bir yamuk yapıp sonuçları kendi lehine çevirebilme olasılığı. Tabii ki benzer işleri yapma olasılığı muhalefet cephesiyle ilişkili de düşünülebilir ama açıktır ki bu seçimin bütün lojistiği iktidar partisi tarafından hazırlanmış olduğundan bu daha düşük bir olasılık.

Ama bence ortada bu belirsizliklerin ve birbirine duyulan güvensizliklerin ana nedeni kurumsal olarak devlet sisteminin çökmüş olmasıdır. Devlet ve hükümet ile ilgili kısa tanımları hatırlayacak olursak bu iddiamı sanırım daha iyi anlatmış olurum. Devlet bir ülke için ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil eder. Hükümetler ise farklı ideolojik tercihleri olan yönetim erkini. Devlet kurumları hükümetlerin ideolojik tercihlerine karşı duyarsız, topluma karşı ise tarafsız kurumlardır.

Bu kısa tanımlardan gidersek bugünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi devlet kurumlarının hükümet kurumları haline getirilmiş bir türünü oluşturuyor ve bu nedenle de bugün Cumhurbaşkanı ve hükümeti “devletin” yerine geçmiş durumda. Ne demek istiyorum?

Demek istediğim, “Cumhurbaşkanı ve hükümetinin,” ortak iyiyi ve iradeyi tarafsız bir biçimde temsil edecek olan devleti değil tam aksine siyasi bir ideolojinin temsilcisi olarak taraflı ve kendi taraftarlarının lehine davranan bir hükümeti temsil eder hale gelmiş olduğudur. Bu durumun çok tehlikeli bir yönetim modeli ima ettiği açıktır. Hele hele toplumda yaratmış olduğu kutuplaşmış siyaseti düşünürsek, oluşan model tam anlamıyla “çatışmacı” siyasi bir model durumundadır.

Bugün toplumun devlet kurumlarına güvenmemesi ve alınan seçim sonuçlarının yeniden yeniden sayılmasını istemesi bu güvensizliğin, dolayısıyla da bu yönetim modelinin çarpıklığını ortaya koyan siyasi bir kriz halidir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi bir garabettir. Herkesi temsil eden bir devletin ve kurumlarının toplumda farklı ideolojik tercihleri olan bir kişi ve elitinin kontrolüne geçmesi ve böylelikle toplumun diğer farklı ideolojik tercihleri olan kesimlerin dışlanmasıdır. Ben bu duruma, devletleştirme, özelleştirme gibi terimlerden giderek “Hükümetleştirme” adı veriyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve partisinin “devleti” “hükümetleştirdiği,” yani tarafsız ve tüm toplumun iradesini yansıtması gereken devlet kurumlarını hükümet kurumları haline getirmiş olduğunu iddia ediyorum.

Örneklerim çok. Yalnızca, kanunlarında belirli bir “bağımsızlık” gözetilerek oluşturulmuş bütün “düzenleyici kurumların” bugün artık bakanlıkların içinde bir bağlı kuruluş haline geldiği tartışmasız bir biçimde ortada. Alın BDDK’yi, alın SPK’yi, alın Rekabet Kurumunu, alın EPDK’yi, alın RTÜK’ü, alın TRT’yi, alın AA’yı, saymakla bitmez… Bugün bütün bu kurumlar “devlet” değil “hükümet” kurumları haline gelmişlerdir. Yani “hükümetleştirilmişlerdir”. Tabii bunların yanında YSK’nin, AYM’nin, HSYK’nin ve diğer bir çok hukuk kurumunun da “hükümetleştirildiğini” biliyoruz.

Kısacası bugün siyasi olarak da ekonomik olarak da yaşadığımız kriz hali, ne dış güçler, ne iç düşmanlar ve ne de diğer saçma gerekçelerle değil doğrudan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yanlış bir yönetim sistemi olmasıyla ilgilidir. Toplumun birliğini ve birlikte yaşama iradesini bozan bu sistemden kurtulmadıkça kriz hallerinden de kurtulamayız. Bizden söylemesi…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Basın özgürlüğü için mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

24 Temmuz 1908 tarihinde uzun yıllardır basın üzerinde uygulanan ağır sansür rejimine karşı tarihi bir adım atıldı. II. Meşrutiyet'in ilanından...

Sonraki Haber

Kadının sesi ve soluğunu duymak-Kuvvet Lordoğlu

SON HABERLER

Bayındır Kanîreş’te konuştu: Önder Apo’nun statüsünün olmadığı yasayı kabul etmiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet görevden uzaklaştırıldı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

DEM Parti’den Özgür Özel’e ‘Yeni Parti’ tebriği

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

CHP istifalar sürüyor: İstanbul Gençlik Kolları yönetimi Yeni Parti’ye katılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Karabulut tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Hastaneye sevk edilmişti: Hasta tutsak Çelik cezaevine geri götürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Trump’tan Çin ve Rusya’ya İran üzerinden tehdit

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır