• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Vicdansız medya-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
18 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“İnsanların beyin tembelliğine dayanarak hareket edin. Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır. Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser. Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur. Çünkü halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır. Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin. Asla kabahat ve suç üstlenmeyin. Kendinizi savunmak yerine karşınızdakileri sürekli savunmada bırakın. Sadece rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın…Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak kolaydır… Bana vicdansız bir medya temin edin; size bilinçsiz bir halk sunayım.” Bu sözler siyaset tarihinde yalan üzerine kurulu siyasete yön vermiş, uygulamalarıyla kendinden sonraki kimi siyaset erbaplarının da kara propaganda alanındaki ağababası sayılan nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels’e ait.

***

Siyasetin subaşlarındaki aktörlerin, kitleleri ne yapıp, yalanlarına nasıl ikna edeceklerine, nasıl seçileceklerine, seçildikleri yerde nasıl kalacaklarına dair danışman uzman ve onların yönlendirdikleri medyaları oldu hep. Nasıl olsa kimse propagandanın rengine bakmaya gerek duymuyor. O zaman da kaynağı belirsiz, içeriği aldatıcı kara propagandanın mağduru durumuna düşürülmek hiç de zor olmuyor. Yapılan araştırmalar en büyük etkilenmenin ve erozyonun yeterli bilinç ve seçicilik düzeyine erişememiş insanlar üzerinde görüldüğünü söylüyor. Diğer kitle iletişim araçlarına göre daha etkili olduğu için başta TV olmak üzere kitleler her gün çeşitli manipülasyonlarla, propaganda bombardımanına tutuluyor. TV en çok da yoksul hanelerin canavarı. Başkaca çok şeyi olmasa da, ev tam takır olsa da TV evin olmazsa olmazı durumunda. Bu yüzden de en çok onlar medyanın kapsam alanındadır. Öyle bir araç ki her saat açık. Bir yandan seyirlik ve gösteriye dönük bir dünyanın oyalama boyalama aracı. Diğer yandan sonsuz tekniklerle yapılan manipülasyon ve propaganda silahı.

***

TV, gündemi belirleyen, insanların tutum ve düşüncelerini yönlendiren, bir aygıta dönüştürülmüştür. L. Althusser’in medyayı “devletin ideolojik aygıtlarından biri” olarak tanımlaması tam da bu duruma tekabül ediyor. Sistem bu yöntemlerle, yedeğine aldığı tüm devlet aygıtlarıyla ve iktidarın çıkarlarını destekleyen bilerek çarpıtılmış veya saptırılmış çeşitli algı dayatmalarıyla toplumun geniş bir kesimini de buna göre biçimlendirdi. Böylece ırkçılığın sıradan ve olağan karşılandığı, birilerinin kendisini bu memleketin tek sahibi gibi görüp diğerlerini yok sayan, ağzına geleni söyleyerek kin ve nefret saçan bir toplum haline getirdi. Bugün Türkiye’de her türden medya algı yönetiminin bir aracı haline getirilmiştir. Kokuşmuş politikaların yalan ve çarpıtma üzerine kurulduğu bu kuşatma düzenine karşı gerçekleri yazmaya çalışan özgür ve demokrat basının sesini kısmaya çalışan yine bu anlayıştır. Yalan-dolan dışında kalmaya çalışan gazeteciler, aydınlar ve muhalif olan herkes susturulmaya çalışılıyor, işten çıkarılıyor, tutuklanıyor, cezalara çarpıtılıyor.

***

Medya bir mücadele silahı olarak kullanılırken, halka kirlenmiş, yalanlarla zehirlenmiş, çarpıtılmış haberler sundu hep. Bildik medya; kimi etnik yapılara, azınlık ve muhalliflere karşı hep bir hamaset ve nefret söylemi kullanageldi. Yıllarca paranoyalarla, önyargılarla beslendi bu halk. Herkesin ona düşman olduğu, onu yok etmeye çalıştığı ezberletildi. Bazen de medya erbabı doğrudan baskıcı müdahaleye gerek kalmadan, habercilik alanında “intizamı” sağlayıcı “önlemler” alır. Estirilen terör, verilen gözdağları zaten zihinlerde karakollar kurup, kendiliğinden gerekli otokontrolü sağlamaya yeterli olur. Goebbels’le başladık onunla bitirelim; Goebbels savaşın sonlarına doğru sefaletten kırılan Alman halkı için; “Bizi seçtiler ve yetki verdiler, biz de bunu kullandık, şimdi bunun bedelini ödüyorlar” demişti.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Alacakaranlıkta bir Şansölye

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Faşist AfD’nin seçim başarıları Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinde taht kavgalarına yol açacak gibi. CDU’nun olağanüstü oy kayıpları parti içerisinde...

Üçüncü yol ve merkeze yürümek

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Kimi zaman Türkiyelileşme kimi zaman merkeze yürüme kimi zaman ise yönetime talip/ortak olma söyleminde şekillenen bir siyasal hedef söz konusu:...

Bir kampanya çok anlam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası geçenlerde kamuoyuna açıklandı. Siyasetçi, akademisyen, hak savunucusu, Alevi örgütü temsilcisi ve Barış...

Barış en büyük cem erkânıdır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Demokratik toplum, esas itibariyle Alevilik inancındaki rıza toplumunun güncel biçimi ya da ahlaki-politik toplumun çağdaş hali olarak değerlendirilebilir. Alevi inancında...

Ekonomi nasıl kurtulur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Siz de kendinizi büyük ve saçma bir otobanın üzerinde sürüklenir hissetmiyor musunuz? Fakat bu sürüklenme, öyle hızlı bir akıntı içinde...

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Suriye toplumu savaş yorgunu bir toplum. Baasçıların rezil yönetiminin ülkeyi getirdiği nokta, paramparça olmuş çaresiz ve agresif bir toplum. Savaş...

Sonraki Haber

Direnişin otopsisi: İki Leyla kaç direniş eder?-Azad Barış

SON HABERLER

Barış kapıya geldi, aydınlar neden sustu?

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Alacakaranlıkta bir Şansölye

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Yılmaz Güney İran’da Kürtlerin filmini yapmak istiyordu

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Üçüncü yol ve merkeze yürümek

Yazar: Yeni Yaşam
18 Eylül 2026

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Aralık’ta ‘umut hakkı’nı görüşecek

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

İran, iki ABD İHA’sını düşürdü

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Trump’tan ‘savaşı bitirme’ açıklaması

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır