• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Üç mevsim-Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
21 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir kitapta okur sarsılırız. Bu olağanüstü hikâyeyi anlatır durur, dostlarımıza tavsiye ederiz. Bir resimde karşılaşır ve gözlerimizi alamayız. İnceliklerini sindirir, ışık dalgalarını izler, gölgeliklerini araştırır, ayrıntılarına odaklanır, bütünlüğüne ulaşır; zihnimizde parçalar, yeni baştan resmeder, sonra eklediklerimizi atar, ilk haline olan hayranlığımızla kalakalırız. Bir filmde izleriz, etkisinde kalırız. Yıllar geçse de her sahnesi zihnimizde canlılığını korur. Hatırladıkça sebepsiz bir beğeni, bir hüzün, bir cesaret veya içten bir gülümse gelip oturur yüzümüze. Bir şiirde denk geliriz, destansı bir coşkuya kapılırız. Ezberler, mırıldanır, zihnimizin derinliklerine öteler, gerektiğinde hiç güçlük çekmeden çıkarır yepyeni bir gözle günışığında yeni baştan inceleriz. Saflıkla ilgili herhangi bir şey, çıkar gözetmeyen bir cömertlik, bir hesapsız cesaret imgesi… Tüm bunlar kışkırtır, ayartır, sürükler, bizi bizden alır.

Gerçek hayatta bir örneğine rastlamadığımız sürece, erdemli olan soylu duygularımızı harekete geçirir. Düşsel evrende kaldığı sürece iyi olan iyilikle, cesur olan cesaretle, güzel olan güzellikle, kahramanca olan kahramanlıkla ilinti kurmamızı sağlar. Satırlar, çizgiler, mısralar, görüntüler arasında dolaşan o mükemmel hayaleti sever, ona bağlanırız. Gerçek hayatta bizim için hiçbir çocuk, kadın veya erkek böyle içten, böyle tutkulu bir sevginin konusu olmamıştır. O kadar çok sever ve hoşlanırız ki, onlarla ilgili karanlık ve gizli olan hiçbir şey aklımızdan geçmez. Işığımız, neşemiz, tutkumuz, gerçeğimiz, idealimiz, aşkımız olurlar. Hayranlığımız her kelimeden fışkırır, onlardan, inanç dolu insanların Tanrı’dan bahsettiği gibi bahsederiz. Hayali bir karakter, ama bağlanırken onlara duyduğumuz inanç, yüce güçlere hükmedebilen bir gerçek, kanlı canlı kusursuz bir insanın şeklini alır. Nasıl böyle tutulduğumuzu soranlara, “sevgi, bu kelimeye mutlak bir anlam katın, sonrasını hayal gücünüze bırakın” deriz. O anda, sizden ona olan aşktan ve ondan size olan tutkudan daha gerçekçi hiçbir şey yoktur.

İncelikleri diyebiliriz, bizi gerçek dünyanın acı deneyimlerinin üstüne çıkaran sanatın gücü, büyülü güzelliği diye okuyabiliriz. Hiçbir açıklaması olmayan amaçların hizmetine giren bu kendini adama hali, bize kahramanca görünür. Ama böyledir; sanatta bizi soluk soluğa bırakan, gerçek dünyada boğar. Dinlerken, okurken, incelerken, izlerken heyecan veren, hayal âleminin derinliklerinden yüzeye çıktığında, ruhsal evrenin sınırsız yüceliklerinden yeryüzüne indiğinde bunaltır bizi. Manevi bir görünüş içinde olmayan bu maddi dokunuş, korkularımızı ayaklandırır. Çünkü çıkarcıyızdır, gereğinden fazla bencil. Karşımızda gerçek ve bizden üstün bir örneği görmeye katlanamayız. Sanatta kahramandan bizim, gerçek hayatta ise kahramanın bizden beklentileri var. O yüzden düşte dost ve tutkun olduğumuza, gerçek hayatta düşman ya da tam bir ilgisiz kesiliriz.

Bir temsil, yaşayan bir gerçek, görünüş bakımından bulanıklığa ve anlam bakımından kırıma uğratılmadan yüzleşemeyeceğimiz bir şey. Daha en başından insanlardan ve kendimizden sakınmakla tembihliyizdir. Hesapsızlık, bu hüzünlü atılganlık, eninde sonunda kaybetmeye götüren bu kederli seçim! Hiçbir kişisel kazanç gözetmeyen bu saf cesaret aşağılanmak, görmezden gelinmek zorunda. Sanatta olsa tutkuyla bağlanabileceğimiz bu yaşayan varlık, bizim için ruh kaybının, deliliğin simgesi. Hiçbir çıkarı olmadan başkaları için kendini feda edeni, ilgisizliğin ya da deliliğin dünyasına sürmeden kurulu dengeyi koruyamayız. Hikâyelerde, söylencelerde, tablolarda, şiirlerde kalmalı bu sevimli yaratık. Hayallerimizden yeryüzüne inerse ve biz onu anlamaya kalksak çıkar diye bir şey kalmaz. Para geçmez, alım satım olmaz, piyasa işlemez, hiyerarşi yürümez, büyük ve küçük diye bir ayırım bırakılmaz, evrensel karmaşa olur. Şu muhteşem zarif solgunluğa, herhangi bir sanat dehasının “Üç Mevsim Leyla” adını vereceği herhangi bir yapıtında denk gelsek kanımız coşar, içimiz açılır, ruhumuz aydınlanır, düşlerimiz çiçeklenir, varlığımız yeni baştan yeşerirdi. Gel gör ki, hayali bir karakter değil hayal edebilen, yaşayan bir varlıktır oradaki. İlgisizliğimiz, küçümseyişimiz, can sıkıntımız ondan.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Medyanın barışla imtihanı          

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eskilerin bir sözü vardır, bilirsiniz; 'Yara iyileşir ama izi kalır.' Bizim coğrafyamızda barış meselesi, tam da o izin üzerinde parmak...

Özel savaş politikalarına karşı şiyar be

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eğer özel savaş uygulamaları hala Kürdistan’da etkili olabiliyorsa, kadın ve gençleri yoz yaşama çekebiliyor, halkımızın kültürel değerlerini, zenginliklerini çürütüyor, peşkeş...

Alt emperyalizm, Rojava ve Suriye

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Alt emperyalizm kavramı, Ruy Mauro Marini’nin 1964 sonrası Brezilya’nın içine girdiği kapitalist transformasyon üzerine geliştirdiği bir kavramdır. Bağımlılık ekolü içinde...

Ulusal birlik ön planda

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Ulusal birlik olmadan ulus devlet olur mu? Hele parçalanmış bir Kürdistan haritasında bu mümkün de değil. Her Kürt insanının kendi...

Kürt ulusu, demokratik ulusun ilk örneğidir

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Tekrar, öğrenmenin anasıdır. Ama tekrar ede ede öğrendiğini hâlâ tekrar edersen yeni bir bilgiyi öğrenemezsin. Örneğin “demokratik ulus” kavramını tekrar...

Türk medyasına yön veren akıl

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

İktidarın özenle böyle bir pozitif atmosfer yaratmaya çalıştığı görülmektedir. Haliyle insan sormadan edemiyor; Kürdün bir uluslararası toplantıya katılımını sorun olarak...

Sonraki Haber

Hüseyin Aykol’un 30. yaş günü kutlu olsun!-İÇERİDEN

SON HABERLER

İşkence beyanını tutanağa geçirmek isteyen avukat serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

İngiltere’de Kral Charles’ın kardeşi Prens Andrew gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Hollanda, DAİŞ mensubu vatandaşlarının ülkeye dönmesini istemiyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

MATUHAY-DER: Gözaltılar serbest bırakılsın

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Kongra Star’dan Kobanê açıklaması: Sessizlik en büyük utançtır

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Der Spiegel’in haberi basın konseyine şikayet edildi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Nijerya’da maden patlaması: 37 işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır