• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
22 Haziran 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Her yer üniversite-Beyza Üstün

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

2 gün önce alanlardaydık. Bu yıl 1 Mayıs’a giderken kırmızıyı bir yanımıza, moru diğer yanımıza giydik, beyaz tülbentleri de başımıza, boynumuza sardık. Üçünü de giydiğimde -akademi- diye düşündüm. Onu nasıl taşırdım acaba? Bulamadım. 1 Mayıs alanında Köstebek Akademisi’yle buluşmaya gidiyordum oysa. Ve yaşamımdaki önemli bir kesidi temsil edecek hiçbir şey yoktu üzerimde. Olması önemli mi diyeceksiniz. 1 Mayıs’a, emeğin dayanışma, mücadelesini kutladığımız, işçi sınıfının bayramına giderken hepsini; hayatımda var olan, kimliğimi etkilemiş ne varsa her şeyi takıp takıştırmak istedim… Öyle işte.

Köstebek Akademisi, Diren Üniversitesi 1 Mayıs alanında bizimle ders yapmak istedi bu yıl. Bu nedenle alana girdiğimizde önce, Meral Camcı’yı, Hakan Koçak’ı, beni davet eden genç arkadaşların, o yüreği kocaman devrimcilerin yanına gittik. Sloganların her kortejden arka arkaya atıldığı o coşkulu ortamda, üniversiteyi ‘Her Yer Üniversite’ şiarıyla 1 Mayıs kutlamalarına ekleyen yoldaşların yanına. Kırmızıların içinde, köstebeğin ambleminin altında, kortejlerin arasında, alanda; bir anda, Köstebek Akademisi kuruluverdi.

Önce Meral Camcı, ardından Hakan Koçak sonra da ben, coşkunun heyecanı ile üniversiteler üzerindeki baskıyı, ekonomik politik sürecin 12 Eylül’den bugüne üniversite üzerindeki yapılanmasını, bu yapının YÖK’le başlayarak bugüne nasıl taşındığını, öğrencilerimizin düşünce özgürlükleri ellerinden alınarak nasıl tutsak edildiğini, üniversitelerin sermayeye nasıl hizmet eder hale sokulduğunu, son gelinen noktada muhalif araştırmacıların bir gecede nasıl işinden, araştırmalarından, öğrencilerinden, geleceğinden koparıldığını, üniversitelerin sistemin emrine alınarak araştırmadan, sorgulamadan, bilimden koparıldığını, sistemden değil, işçi sınıfından, halkların özgürlüğünden, ekolojiden yana çalışan, araştıran, emek veren muhalif araştırmacıların sistemin faşist saldırıları ile üniversite kurumunun dışına atıldığını, tutuklandığını, özgürlükleri ve özlük hakları ile tehdit edildiğini o kısa sürede aktarmaya çalıştık. Mücadelenin birlikteliğin her yeri Üniversite yapabildiği gibi yaşamına kast edecek boyutta mücadele eden öğrencileri de cezaevlerinden özgürlüğe taşıyacak olanın bu mücadele olduğunu belirtmeye çalıştık. Sistemin yıllarca süren yapılanması, baskısı, karşısında verilen mücadeleler hakkında ne söylemek istediysek azını söyleyebildik şüphesiz.

Genç arkadaşlardan ayrılırken, akademideyken her ders çıkışında, her araştırma gününün sonunda hissettiğim gibi heyecanım yerini umuda bırakmıştı. Ardından; başında beyaz tülbenti ile yürüyen annelerin arasına giderek yürüyüşe katıldım. 3. Havalimanı İşçilerinin kortejine gitmek istediğim halde ulaşamadım alandaki kalabalıktan.

Alana yerel seçimlerin birlikteliği yansımıştı, coşku daha fazlaydı bu yıl. Faşizmi kırabilmenin umudu sarmıştı herkesi. Alanda, her yer 1 Mayıs coşkusu hepimizi kuşatmıştı, sığamadık yerimize, halaylara, kortejlere…

Aklımda; 1 Mayıs’ın, iki gün önce yitirdiğimiz 3. Havalimanı işçisi 23 yaşındaki Fatih Töngelcioğlu ve çalışırken yitirdiğimiz yüzlerce işçinin de bayramıydı bugün düşüncesini atamadan, kortejde yanında yürüdüğüm annelerden -hayatım boyunca sosyalisttim, insan olabilmek için okuyorum, daha çok okuyorum, mücadele ediyorum- diyen, üzerinde -Tecrit kalksın Leyla Yaşasın- yazılı gömleği ile Kartal’dan Fazilet yoldaşın sözleri, kalabalığın coşkusu ile alandan ayrıldım.

Umut, 1 Mayıs’ta her mücadele alanından gelen alanlarda buluşan gücün birlikteliğinde. Tecridi de kıracak olan, gençleri de özgürleştirecek olan, işçileri emekçileri, halkları, kadınları, çocukları eşit ve özgür kılacak olan da, barışı getirecek olan da o güç.

Evden çıkarken bir yanıma ekleyecek bir şey bulamamak gibidir, bulduklarınız, yaptıklarınız ne sizi ne yaşananları temsil edebilir. Öyleydi 1 Mayıs, yaptığınız ama size hiç yeterli gelmeyenlerin arasına sıkışmışken gençlerin, kadınların coşkusu, işçilerin örgütlülüğü, annelerin ısrarı, geleceği eşitlik ve özgürlük olarak yazıyor. Kutlu olsun…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Aşırı merkeziyetçiliğin neden olduğu sorunlara “demokratik yerelleş(tir)me” çözümü

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Bugün “Dünya Yerelleş(tir)me Günü”. Bugün vesilesiyle yerelleştirme faaliyetleri, her yıl bu ay boyunca dünyanın birçok ülkesinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu...

Kanın ve gözyaşının olmadığı bir dünya

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

50 günüm kaldı. Çıkar çıkmaz memleketim Adıyaman Gerger’e gideceğim. Orada yaşlı annemle babamla yaşayacağım. 30 yıl boyunca hapishane kapılarında ömür...

Kürt özgür olmadan Türk, Türk özgür olmadan Kürt özgür olamaz

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Önce haberi okuyalım: “Mahkemenin CHP'nin 38. Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararıyla parti yönetimine geri döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı...

Kürt halkının direnişi ve sürecin yeni aşaması 

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Barış ve demokratik toplum sürecinde önemli ve değerli bir hareketlilik yaşanıyor. Kamuoyu ile paylaşılan bilgilere göre, demokratik bir barışın önünü...

Meşhur küçülmek

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Hilelerin karıştığı bir yaşamda birilerinin durmadan gerçeği hatırlatması gerek. Sıradan çelişkiler, saydam heyecanlar, rüzgâr gibi geçen insanlar, gitmeyi bilmeyenler ve...

Bu işte futbol topunun hiç suçu yoktu!

Yazar: Yeni Yaşam
21 Haziran 2026

Dip dibe iki yoksul mu yoksul ülke, birbirinden rezil iki diktatör tarafından yönetiliyorsa, iktidarlarını sürdürmek için ne yaparlar? Tabii ki...

Sonraki Haber

500 yıl sonra da Vinci’nin yeni portresi

SON HABERLER

‘Özgürlük Mitingi’ne çağrı: Newroz ruhuyla miting alanında olalım

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

AK PM EUL Grubu Eşbaşkanı: Eşit müzakere için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Sit alanın kaderi müze müdürlüğüne kaldı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Doç. Dr. Serhun Al: Suriye, İran ve Irak’taki Kürtlerin haklarını da savunabilecek bir vizyon geliştirilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Ortak talep: Ulusal birlik ertelenemez ihtiyaçtır

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Batman Bakım Merkezi’ndeki vahşetin tanığı: Engelli genci mumya gibi sardılar

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Adalar Belediyesi soruşturması: 39 kişi adliyeye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır