• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bir başka makam-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Yıldızlar ateşböceği sanılmaktan korkmazlar” der Tagore. Gerçekten ateşböceği sanılmaktan korkmuyor muyuz? Pek sanmıyorum. Her birimiz yoklayalım gayri resmi tarihimizi, gerçekten öyle miyiz? Sanırım en büyük korkumuz, olduğumuz gibi görünmek. Kalbimizin, gerçek kimliğinin fark edilmesi, ince naif yönlerimizin keşfedilmesi, bizi rahatsız eder çoğu zaman. Sonrası dengeyi ve kendimizi korumak adına giyindiğimiz roller, taktığımız maskeler olur. İşte bazen bir ezgi, bazen bir dize gelir bu maskeli balonun orta yerinde indirir tüm maskeleri. Çünkü şarkılar ve şiirler el atmaya, söylemeye cesaret edemediğimiz şeyleri dillendirir. Ertelediğimiz şeyleri söyler. Bizim adımıza eşeler, ortaya çıkarır içimizdeki tüm küllenmiş közleri. Elbet bu duruma ‘yardım ve yataklık’ eden öğeler vardır her zaman. Gammazlama gibi olmasın ama alın size. Dionysos…. Kendileri bu serüvenlerin başrol oyuncusudur. Notaların, imgelerin kadim dostudur. Bu yüzdendir belki de onunla bir araya geldiğimizde daha kolaydır notalardan, imgelerden çeteler kurup ‘suç’ işlememiz.

***
Aslında bu yazının girizgâhını iç sesimizin de eşlik ettiği doğaçlama bir taksim oluşturacaktı. Gel gör ki; masanızın üstü gibi zihninizin de darmadağın olduğu kimi zamanlar vardır. Hangi makam avaz eylerse eylesin, hayatın bam teli kopuk oluyor bazen. Ama tecrübeyle sabittir. Gecenin kana karıştığı anda, tam da orda, o mecrada bir iç ses seller sular gibi yıkar yüreğinin tüm setlerini. Tam o anda tıklar kapıyı. Dionysos – ki eskilere dayanır tanışıklığımız. Çok iyiliklerini görmüşlüğüm var. Yıllarca damardan besledi beni ama hiç böylesi kerameti kendinden menkul bir makam armağan etmemişti bana, ansızın geldi bu kez. Tüm enstrümanları hançeresinde saklamış bir ses gibi, bir fasıl başlatır gibi, koydu postasını geceye. Bana da görmek kaldı restini. Geceye es’ veren Şelâle makamında bir ezgi mi desem ya da rüzgarın yağmurla olan hasbihâli mi? Gece o an unutur hayata dair bütün soru kiplerini. Çünkü artık her soru ‘nerde kalmıştık’ nakaratının peşine takılmıştır.. Tüm belirtisiz nesneler, isim tamlamaları filan derin bir uykuya dalmıştır. Çünkü artık bütün fiiller şimdiki zaman çekimlidir. Geceyi bilen bilir. Ne zaman nerden vuracağını kestiremezsin, toplar içindeki bütün ‘ah’ları, notaları hüzzâm’la yoğrulmuş bir şarkının kollarına bırakır. Bilinmez dikenlerin hep aynı gülden olduğu… Ama kim ne derse desin o dem bütün duâlar gecenin dilindendir.

***
Sonrasında nasıl olacaksa makamlardan bir kulübe, bir sığınak yapma sevdasına düşersin. Ferahfezâ bir lütufla anlık bir nefes verse de meğerse neveser gibi kısaymış ferahlığı. Hemen anlarsın. Hem nerde rast olandaki o mahur beste sevinci dersin. Şimdilerde müjganla daha çok ağlaşır olduk: Çünkü ‘Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız.’ Öyle görünüyor ki karcığar daha uzun bir süre arayışta kalacak. İyi ki dügâh var ama…. Ben onun yalancısıyım: ‘İyi ki’ der ‘her dert kendi dermanını içinde taşır.’ Rivayet olunur ki saba makamı insana cesaret aşılarmış. O zaman saba’ya bizden bir zılgıt.. Yine hicaz da insanların daha alçakgönüllü olmasını sağlıyormuş. Demek ki kimi yorumculardaki tevazu buradan almış rengini dersin ve bir yaşına daha girmiş gibi olursun.

Her dem yürürlüktedir. Siz bakmayın “Hicazların da artık hükmü kalmadı” diyen şaire. Gerekirse hüküm yeniden yazılır, ferman yeniden çıkarılır. Buralarda bazı görüntüler hüseyni tandanslıdır. Onu da geç öğrendim. Yaşlandıkça hicaz kürdili dertlerini giyinir, ağıtlar yakar. Şarkılar da insanlar gibidir mi desek, her nakarat sokak sokak gezdirir bizi. Her sokak sanki aynı şarkının farklı bir yorumu gibidir. Dahası şarkılar ve şiirler bende hep ‘göğe bakmak için bir durak’ arar gibidir. Nedendir bilmiyorum. Ancak biliyorum şapkası bol bir yazı oldu bu yazı ve artık bu yazının son cümlesi için buraya bir ‘es’ vermek gerek, onu da biliyorum: Hülasası şu ki: Bir başka makam bu dediğim. Belki artık gecelerde ‘bütün şarkılar yarım’ kalacak ama olsun: Hani her makamdan dünyamıza ‘bir hoş sadâ’ kalır ya; bana da ol geceden Şelâle makamında hoş bir ses kaldı.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Esasında çürüyen, dikiş tutmayan sistemin kendisidir. Kapitalist modernist sistemin zihniyet kodları ile varlık gösteren, ayakta durmaya çalışan ulus devletçi yapı...

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “demokratik ulus” teorisi ile “Kürt ulusal birliği” pratiği arasında zıtların birliği dediğimiz diyalektik bir ilişki var. Farklı...

Sonraki Haber

Fındık tarımında çocuklar-Ezgi Koman

SON HABERLER

Balıkesir’de yolcu otobüsü devrildi: 3 ölü, 31 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs İstanbul: Birçok ilçe ablukaya alındı; sokaklar labirente döndü Canlı Blog

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Êlih’te bir evde çıkan yangında 2 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Vali eskisinin tahtı devrildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İktidar söyleminin zamansal erteleme stratejisi sır-sufle veriyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Rêber Apo son şanstır -2

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır